İranlılar: "Suriyelilerin yaşadıklarını mı yaşayacağız?"

İranlılar: "Suriyelilerin yaşadıklarını mı yaşayacağız?"

ABD ile İran arasında çatışmalar tırmandı. İranlılar, korku ve endişe içinde olduklarını, ekonomik zorlukların daha da artığını, ancak ülkelerinden kaçmak istemediklerini söylüyor.

Ortadoğu, ABD ile İran'ın şiddetlenen karşılıklı saldırıları ile birlikte, ateşkesin bozulmasından bu yana yaşanan en sert tırmanışa sahne oluyor.

Saldırılarını yoğunlaştıran Amerikan ordusu, İran'da köprüleri ve askeri havaalanlarını hedef alırken, Tahran rejimi de ABD'nin bölgedeki müttefiki konumundaki Körfez ülkelerini vuruyor, bu saldırıların "saldırgandan intikam alma amacı taşıdığını" söylüyor.

İran ordusunun, Kuveyt'te bir elektrik üretim ve su arıtma tesisini vurduğu bildirildi. İran Devrim Muhafızları Havacılık-Uzay Kuvvetleri Komutanı Mecid Musavi, ABD'nin İran’ın güneyindeki kıyı tesislerine ve boğaz çevresine yönelik operasyonu sona erene kadar, "İran'ın dört bir yanından düşmana yönelik etkili ve hedefli saldırıların süreceğini" duyurdu.

İran'da büyük endişe ve korku hakim

Tırmanan çatışmalar nedeniyle Ortadoğu bölgesel bir savaşın eşiğinde. Üstelik yeniden ateşkesin sağlanabileceği umuduna yol açabilecek bir emare de yok.

Çatışmaların alevlenmesi, ABD'nin saldırılarının hedefindeki İran'da halkı yeniden korku ve endişenin hakim olduğu bir belirsizlik sürecine sürüklüyor.

Reuters haber ajansının, şifreli bir mesajlaşma uygulaması aracılığı ile ulaştığı İranlılar, ekonomik darboğazın giderek arttığını, gelecekten endişe duyduklarını aktarıyor.

"En çok gel gitler geriyor"

Tahran'da yaşayan 40 yaşındaki fotoğrafçı Somayeh, haftalık market alışverişini yaparken çektiği fotoğrafı paylaşırken, gıda fiyatlarının savaş öncesine kıyasla neredeyse iki kat arttığına dikkat çekerek, "Her gün durumumuz daha kötü ve daha zor hale geliyor" dedi.

ABD ile İran arasındaki müzakereler sonucunda imzalanan ve kalıcı bir ateşkes öngören İslamabad Mutabakat Zaptı, en azından bir süreliğine çatışmaların son bulacağı umuduna yol açmıştı.

Ancak kısa bir süre sonra gerilimin yeniden alevlenmesi, umutları boşa çıkardı.

Somayep, "En çok gerilime yol açan şey, gel gitler. Bir gün savaş var, bir sonraki gün bir bakmışsın barış. Gerçekten de ne olacağını öngöremiyoruz. İki gün sonrası için bile plan yapamıyoruz" dedi.

Geçim sıkıntısı daha da büyüdü

İran'ın Kürdistan eyaletinde yaşayan 30 yaşındaki yazılım mühendisi Amir, çalıştığı sektörde büyük sıkıntılar yaşandığını, ailesini geçindirmekte zorlandığını söylüyor.

Zaten Ocak ayındaki protestolar nedeniyle rejimin interneti kestiğini, yaklaşık bir ay sonra yeniden açtığını, ama bu sefer de ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırılarla yine kesintilerin uygulanmaya başlandığını aktaran Amir, "Benim sektörümde büyük sıkıntılar var" diyor.

Savaştan kısa bir süre önce evlendiğini, iş bulmakta zorlandığını anlatan Amir, artık çok borcu olduğunu belirterek, "Ailemi nasıl geçindireceğim konusunda endişeliyim" sözlerini kaydediyor.

İran'dan kaçmayı düşünüyorlar mı?

Senendec'te yaşayan 34 yaşındaki psikoterapist Nazanin de aslında hedefleri olduğunu, ancak savaşın artık planlarını çıkmaza soktuğunu söylüyor.

Eskiden psikoloji alanında doktora yapmak için başka bir ülkeye gitme hayali kurduğunu anlatan Nazanin, artık İran Riyali'nin çok değer kaybettiğini, bu hayalini gerçekleştirmesinin mümkün görünmediğini belirtti.

"Muhtemelen Türkiye'ye gidip iki ay kalabilirim ama ne param var ne de bunu mümkün kılacak bir imkân" diyen Nazanin, İran'a ilk saldırılar başladığında ailesinden uzakta olduğunu ve büyük endişe yaşadığını anlattı.

Nazanin, bu endişenin de İran'dan ayrılmasını engellediğini anlatırken, şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:

"Savaş sırasında, ne zaman ailemden uzakta olsam, bir hava saldırısında ölsem, bunun ailemi nasıl etkileyeceğini düşündüm. Ve sonra ailem bir bombayla öldürülse ben ne yapardım diye düşünmeye başladım. Yalnız başına, kederle yaşayan biri olma fikri o kadar zor geldi ki, bu İran'dan göç etme fikrimi etkiledi."

Fotoğrafçı Somayeh de bir ara İran'dan ayrılmayı düşündüğünü söylemekle birlikte, bugün ülkeden ayrılma imkanı olsa bile ayrılmayacağını söylüyor.

Somayeh, "Bugün İran'dan ayrılma imkanına sahip olsam bile bunu yapmam diye düşünüyorum. Çünkü hayatım, evim ve ailem burada" dedi.

Mahabad kentinde yaşayan Hiwa da ülkesinden ayrılmak istemiyor.

Savaşın, ekonomik sorunların daha da büyümesine yol açtığına işaret eden Hiwa, bunun İran'da değişimin kıvılcımı olabileceği görüşünde.

Hira, "Bu savaşın sürmesi toplumsal unsurları harekete geçirebilir. Çünkü enflasyonun bu şekilde devam etmesiyle sokak isyanlarından başka düşünülebilir bir alternatif yok" diye konuştu.

"Suriyelilerin yaşadıklarını mı yaşayacağız?"

Ekonomik sorunlar İran'da protestolara yol açmış, kitlesel ayaklanma Ocak ayında rejim tarafından şiddet yoluyla bastırılmıştı. Bunun sonucunda binlerce İranlı protestocu hayatını kaybetmişti.

O günden bu yana rejim, protestoları engellemek için baskısını daha da arttırdı. Binlerce kişi tutuklanırken, protestolara katılanlar idam edilmeye devam ediliyor.

Tüm baskılara rağmen ülkesinden ayrılmayacağını söyleyen Amir, "Annem İran-Irak Savaşı dönemini yaşadı ve o zaman dedemin 'Kendi çatımızın altında olduğumuz sürece ölsek de olur' dediğini anlatır. Evimizden ayrılmak istemiyoruz. Ayrılmanın nasıl bir şey olacağını bilmiyoruz. Sınırlar açık olacak mı? Başka ülkelere alınacak mıyız? Suriyelilerin (mültecilerin) yaşadıklarını mı yaşayacağız?" dedi.

Kaynak:Reuters, AFP, DW

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir