
Mescid: Yönün kurulduğu yer
“Eğer mescid varsa insan yalnız kalmaz, topluluk dağılmaz, yön kaybolmaz...”
MURAT KURT / HAKSÖZ-HABER
Mescid, secde edilen yer olarak tarif edilir. Ama bu tarif, mescidin ancak dış kabuğunu verir. Çünkü mescid, insanın yönünü kurduğu, dağınıklığını toparladığı ve kendini yeniden konumlandırdığı yerdir. Kur’an, mescidi bir bina olarak değil; bir yöneliş alanı olarak kurar. Bu yüzden “namaza çağrıldığınızda” denildiğinde, sadece bir eylemden değil, bir mekândan da söz edilir. O çağrının bir karşılığı vardır. Ezan boşluğa yapılmaz. Abdest hazırlıksız bir eylem değildir. Hepsi bir yere çıkar. O yer mesciddir.
İnsan abdest alır, kendini hazırlar. Ezanla çağrılır, yönünü duyar. Ve sonra bir yere gider. Hazırlık, çağrı ve yöneliş.. Bu üçü mescidde birleşir. Yani mescid, sadece gidilen bir yer değil; çağrının karşılık bulduğu, yönün somutlaştığı yerdir.





