Manchesterlı Müslüman vaiz Faruki, tıbbi ihmal nedeniyle cezaevinde hayatını kaybetti

Manchesterlı Müslüman vaiz Faruki, tıbbi ihmal nedeniyle cezaevinde hayatını kaybetti

Manchesterlı Müslüman vaiz Münir Faruki, terör suçlarından aldığı dört müebbet hapis cezasını çektiği cezaevinde hayatını kaybetti. Ölümü ailesi tarafından duyurulurken, ölüm nedeni ve tarihi açıklanmadı.

Manchester’da İslami tebliğ faaliyetleriyle tanınan ve terör suçlamaları kapsamında aldığı mahkûmiyet uzun yıllardır ailesi ve destekçileri tarafından tartışılan Münir Faruki, cezaevinde hayatını kaybetti. Faruki’nin ölümünü ailesi duyururken, ölüm nedeni ve tarihiyle ilgili ayrıntı paylaşılmadı.

Manchester’da yaşayan ve İslami tebliğ faaliyetleriyle tanınan Münir Faruki’nin cezaevinde hayatını kaybettiği ailesi tarafından açıklandı.

Aile tarafından yayımlanan açıklamada, Faruki’nin ölümünün büyük bir üzüntüye yol açtığı belirtilirken, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) atfedilen bir hadisten alıntı yapılarak, “Gözler yaşarır, kalp hüzünlenir; ancak Rabbimizi razı edecek sözlerden başkasını söylemeyiz.” ifadelerine yer verildi.

Aile, Faruki’yi inancına bağlı, büyük fedakârlıklarda bulunmuş ve tutukluluğu boyunca duruşunu korumuş biri olarak nitelendirdi. Açıklamada, onun kendisini korumak veya daha erken serbest bırakılmak amacıyla doğrularından taviz vermediği savunuldu.

Faruki’nin cenazesinin hâlen tutuklu bulunduğu Durham’daki cezaevinde olduğu belirtilirken, ailesi cenazenin teslim edilmesi ve defin işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için dua çağrısında bulundu. Cenaze namazı ve taziye programına ilişkin ayrıntıların daha sonra açıklanacağı bildirildi.

Aile, Faruki’nin ölüm tarihini ve ölüm nedenini ise açıklamadı.

Manchester’da tebliğ faaliyetleri yürütüyordu

Beş çocuk babası olan Faruki, Manchester’ın İslami tebliğ çevrelerinde tanınan bir isimdi.

Kent merkezinde bir stant işleten Faruki, burada İslami yayınlar dağıtıyor ve yoldan geçenlerle İslam hakkında konuşuyordu.

Faruki’nin ailesine ve destekçilerine göre, hakkında yürütülen soruşturmanın başlangıcı da bu faaliyetleri sırasında gerçekleşti.

Gizli polis operasyonu yaklaşık bir yıl sürdü

2008-2009 yılları arasında iki gizli polis memuru Faruki ile stant üzerinden temas kurdu.

İslam’a ilgi duyan kişiler gibi davranan ve hatta Müslüman olmuş gibi görünen polis memurları, yaklaşık bir yıl boyunca Faruki ile görüştü. Görüşmelerin Faruki’nin evinde, araçlarda ve farklı yerlerde gizlice kaydedildiği belirtildi.

Savcılık, Faruki’nin bu kişilerden Pakistan veya Afganistan’a giderek çatışmalara katılmalarını teşvik etmeye çalıştığını ileri sürdü.

2011’de terör suçlarından mahkûm edildi

Faruki, 2011 yılında görülen davada başkalarını terör eylemlerine hazırlamak, cinayete teşvik, terör içerikli yayınları yaymak ve terörizmi teşvik etmek gibi suçlardan jüri tarafından mahkûm edildi.

Mahkeme Faruki hakkında dört müebbet hapis cezası verdi. Faruki’nin şartlı tahliye değerlendirmesine alınabilmesi için en az dokuz yılını cezaevinde geçirmesi öngörüldü.

Faruki’nin mahkûmiyet ve cezasına yaptığı itiraz ise 2013 yılında reddedildi.

Faruki suçlamaları reddetti

Faruki, kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Savunması, konuşmalarında suç işleme kastının bulunmadığı, herhangi bir silah veya somut saldırı planının olmadığı ve ifadelerin dini bağlamının dikkate alınması gerektiği görüşüne dayanıyordu.

Savunma ekibi, cihatla ilgili ifadelerin “savunma amaçlı cihat” anlayışı çerçevesinde kullanıldığını, yani Müslümanların saldırıya uğramaları halinde kendilerini savunabileceklerine ilişkin dini bir tartışmanın söz konusu olduğunu savundu.

Temyiz sürecinde mahkemenin aktardığı Faruki’nin pozisyonuna göre, onun Pakistan veya Afganistan’a terör faaliyetlerine katılmak amacıyla gitmeyi teşvik etme niyeti bulunmadığı ve cinayete teşvik kastıyla hareket etmediği belirtildi.

Faruki’nin destekçileri de söz konusu ifadelerin suç teşkil eden bir teşvikten ziyade siyasi ve dini düşüncelerin ifade edilmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Ailesi sağlık durumuna ilişkin endişelerini gündeme getirmişti

Faruki’nin ailesi son yıllarda Durham yakınlarındaki HMP Frankland cezaevinde sağlık durumunun kötüleştiğini öne sürmüştü.

Aile, haziran ayında yaptığı açıklamalarda Faruki’nin birden fazla uzvunun kesildiğini ve kendisine ilaç ile tıbbi müdahale konusunda yeterli destek verilmediğini iddia etmişti.

Ailenin son açıklamasında ayrıca Faruki’nin görme ve işitme yetisini kaybettiği belirtildi.

Bu iddialara ilişkin cezaevi veya yetkili makamların güncel açıklaması metinde yer almadı.

Aile, açıklamasının sonunda Faruki için Allah’tan adalet talep ettiklerini belirterek Müslümanlardan onun için dua etmelerini ve cezaevlerindeki Müslüman mahkûmları hatırlamalarını istedi.

HABERE YORUM KAT
Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir