1. HABERLER

  2. HABER

  3. ANALİZ

  4. Malezya Sisi ile İşbirliği Yaptı mı?
Malezya Sisi ile İşbirliği Yaptı mı?

Malezya Sisi ile İşbirliği Yaptı mı?

Nour el-Din Abdel Kerim, el Cezire sitesinde Malezya tarafından sınır dışı edilen Mısırlı 4 gencin olayının arka planının irdeleyen bir yazı kaleme aldı.

08 Mart 2019 Cuma 23:43A+A-

Nour El-Din Abdel Kerim / El Cezire

Rumeysa Bozbek Kancı Haksöz Haber için Çevirdi:

Bir gözetleme ağı, Malezyalı yetkililerin topraklarında ikamet eden Mısırlı 4 kişiyi Mısır’a gönderdiğini bildiren kısa bir haber yayınladı. Ve bu ağ bu kişileri muhalefet olmakla nitelendirip daha fazla ayrıntı vermedi. ‘Watanserb’ sitesinde ise Malezyalı yetkililerin bu kişileri alı koyduklarını ve Mısır’a sürmeyi planladıklarını yayımladı. Ve bu site haberini aktivist ve gazeteci olan Sami Kemal Ed-Din'in Malayca yazdığı bir Twitin’e dayandırdı. Bu Twitin’de Malezyalı yetkililerin onları Mısır rejimine iade etmemelerini, bu durumun hayatlarını tehlikeye sokacağına dair bir çağrıda bulunduğu ifade edildi.

Türk Yetkililerin Hatası

Bu haberin yayınlanmasından bu yana Somali’den gelerek Türkiye’ye sığınma çabalarından sonra Türk yetkililerin zorla Mısır’a gönderdiği muhalif Muhammed Abdel Hafız davası akla geldi. Ki resmi raporlar ‘’Türk makamlarının havaalanındaki yetkililerin bu prosedürdeki sundukları nedenlerden ve Mısır rejimi tarafından tutuklandığı takdirde Muhammed Abdel Hafız’ın siyasi nedenlerden ötürü ölüm cezasına çarptırılabileceğinin farkında olup olmadığından emin olmak için soruşturma açtıklarını’’ zikretmişti.

Kuala Lumpur’daki haberler bu dört gencin kaderi konusunda karıştı. Ve bu olay hakkında bazı sorular soruldu. Hâlâ gözaltındalar mı? Yoksa Mısır’a mı gönderildiler? Bu sınır dışı edilmenin sebepleri nelerdir? Bazıları soruyor; özellikle bu gençlerin Müslüman Kardeşler'in üyesi olduğu bilinmesinden sonra Malezya ve Mısır arasında bazı siyasi taleplerin iadesi için yeni anlaşmaların olduğunu mu gösteriyor?

Malezyalı yetkililerin -çoğu devletlerin bildiği- resmi rutin bir uygulama olan herkesin ikametgahının yasallığını ve geçerliliğini tespit etmek amacıyla yabancıların yaşadığı bölgeleri denetlediği bilinmektedir. Bazı vatandaşlar yaklaşık bir ay önce Malezya İslam Üniversitesi yakınlarında bulunan Taman Melati bölgesinde bu denetlemelerden birinin yapıldığını ve bu denetlemelerde Arap ve farklı uyruklardan 25’den fazla kişinin tutuklanıp, göç yasasına göre durumun güvenliğinden emin olunan herkesin serbest bırakıldığını söyledi. Daha sonra Malezya polisinin bu vatandaşlarla uygun ve yasal bir şekilde ilgilendiğini, tutuklanan kişilerin yakınlarının bazı yorumlarından okudum. Bu 4 genç adam bu denetlemede tutuklananlar arasındaydı.

Güvenlik Nedeniyle Sınır dışı Edilme

Ancak, Mısır’a gönderildikleri ve sebeplerin İkamet Kanunu’nun kabulü veya ihlaliyle ilgili olmadığı, güvenlik nedenleriyle ilgili olduğu ortaya çıkmaktadır. ‘El Cezire net’ tarafından bu satırların yazılmasından birkaç dakika önce yayınlanan haberde Malezya İçişleri Bakanlığı’na göre bu gençlerin Güvenlik Suçları Yasası kapsamında tutuklandıktan sonra ülkeden çıkarıldığı anlaşılmaktadır.

Malezya ve Güneydoğu Asya’daki Kuveyt Haber Ajansı’nın muhabiri Abdullah Bugas Twitin’de tutuklama emrinin Malezyalı yetkililer tarafından ABD’li mevkidaşlarından alınan bilgilerden sonra geldiğini ve onları tutuklayan yetkililerin Göçmenlik İdaresi değil, Terörle Mücadele ekiplerinin olduğunu söyledi. Ve onunla olan telefon görüşmemde, bana kaynağının ayrıntılarıyla incelenmesiyle resmi olduğunu, tutuklanma sebebinin ise El Kaide’ye bağlı olduğu veya desteklediği şüphesinin olduğunu açıkladı.

Bu suçlama ile iki ülke arasında yeni anlaşmalar olabileceği inancı ortadan kalkabiliyor. Çünkü Malezya, Müslüman Kardeşler’i bir terör örgütü olarak görmüyor. Ve bireylerin gruba olan bağlılıkları nedeniyle yabancı bir ülkeye iade edilmeleri muhtemel değildir. El Kaide’nin üyeliği veya destekçiliği ise; onları sınır dışı etmeleri için zorlayan uluslararası antlaşmalarla bağlantılıdır.

Arap Cömertliği Mağdurları

Durumdan emin olabilmek için bu gençler hakkında bazı bilgiler toparlayabildim. Bu 4 vatandaş Malezya’da dört yıldan fazla bir süredir yaşıyor ve ikisi; Abdullah Muhammed Hişam Mustafa ve Abdurrahman Abdulaziz Ahmed Mustafa, Uluslararası İslam Üniversitesin’de (IIUM) öğrenci. Diğer ikisi ise; Muhammed Abdulaziz Fethi Eid ve Azmi Seyyid Muhammed İbrahim öğretmenlik yapmaktadır. İlki Arapça öğretmeni, ikincisi Kur’an öğretmeni buna ilaveten emlakçıda çalışıyorlar.

Öğrencilerden birinin eski komşusunun oğlu olan Mısırlı bir misafirin gelmesiyle olaylar başlıyor. Abdullah Muhammed ve Abdurrahman Abdulaziz komşularının oğluna işler yoluna girinceye kadar kalacağı yeri ve geçici ikametini ayarlamada yardım ediyorlar. Muhammed Abdulaziz Fethi aracılığıyla ona ev kiralanıyor ve para havalesi yapmak için ikisinin isimlerini ve pasaportlarını kullanıyorlar. Sonra başka iki arkadaşın aynı yardımı isteyerek gelmesiyle olay devam ediyor. Azmi Seyyid aracılığıyla onlara da yardım ediyorlar.

Bir müddet sonra bu misafirler Tayland’a gidiyorlar ve orada tutuklanıyorlar. Sudan’da bulunduktan sonra Malezya’ya geldikleri tespit ediliyor ve güvenlik nedenleriyle oradaki yetkililerin isteği üzerine oradan ayrılıyorlar. Libya’dan Sudan’a geldikleri orada şüpheli konumda bulundukları ve uluslararası denetim altında oldukları ortaya çıkıyor. Tutuklandıktan sonra kendilerine Malezya’da yardım eden herkesi itiraf ediyorlar. Bu da bu gençlerin hakkında şüpheler uyandırıyor. Ve tutuklanıyorlar. Bu tutuklulardan birisi sorgulanması sırasında kendisine tutuklanmasının nedeni açıklandığında kendisini ziyarete gelen eşine olayın bazı ayrıntılarını anlatabiliyor.

Türkiye’de ikamet eden Müslüman Kardeşler Genel Konseyi’nin bir üyesi olan Hammam Ali Yusuf, Facebook sayfasında yukarıda zikredilenlere benzer bazı detayları açıklayan bir bildiri yayımladı. Ancak, bu misafirlerle alakalı güvenlik şüphelerine değinmedi, onların normal hayatlarında tutuklandıklarını söyledi.

Bu hikâye bize 11 Eylül sonrasındaki dönemde meydana gelen benzer bir olayı hatırlattı. Avusturalya’da Hindistanlı bir vatandaş bazı misafirlerine telefon hattı sağlayarak yardım etmesi sebebiyle El Kaide örgütüne bağlı olduğundan şüphelenilerek tutuklandı. Bu misafirlerin örgüte üye oldukları ortaya çıktı. Gereken misafirperverliği göstermeye çalışması sebebiyle onların başına gelen bu kişinin başına da gelmişti.

Eğer bu bilgiler doğruysa bu gençlerin maruz kaldığı şey gerçekten çok üzücü. İyi bir misafirperverlikle Arap gelenek ve göreneklerinin gerektirdiklerini uygulamaya çalıştılar. Fakat her şeyin karıştığı bir zamanda bizi üzen, zarar veren şeyleri gizleyen bir misafirle ne yapabiliriz ki?

 Nour El-Din Abdel Kerim: Ürdünlü araştırmacı yazar. Lisansını Ürdün Üniversitesi Şeriat Fakültesinde bitirmiş. Malezya Uluslararası İslam Üniversitesin ’de hukuk alanında yüksek lisans ve doktorasını yapmış.

HABERE YORUM KAT

1 Yorum