Mahkeme Kararıyla Irkçılık

Mahkeme Kararıyla Irkçılık

'DTP'liyi öldürün çağrısı suç sayılmadı 'Her şehit için DTP'li öldürülmeli' denilen köşe yazısını 'fikir özgürlüğü' olarak değerlendiren Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kararını mahkeme suç saymadı. Bolu 2. Komando Tugayı'nda görev yapan 13 askerin 7 Eki

Işın Ersen yazısının devamında DTP milletvekillerinin, DTP yöneticilerinin ve DTP'li belediye başkanlarının isimlerini tek tek sıralamıştı. Ersen yazısında şu ifadelere yer vermişti: "Yüce Türk Ulusu, işte karşında düşmanın. 'PKK bölücü terör örgütüdür onun mensupları da vatan hainidir' demedikten sonra bunların topu Türk düşmanı olarak bundan sonra 'sivil yurtsever' unsurların hedefi olacaktır. Kahpece pusu kuran, dağdaki teröristin peşinde koşmaktansa üç-beş mikrobu temizleyip bundan sonra 'Bir bizden beş sizden tamam mı, devam mı?' demek gerekir.

Bunu yapacak ve diyebilecek yurtsever unsurlar da çıkar elbet. Toplumun arzusu, yoğun olarak bu yöndedir. Bundan böyle şehit edilen her güvenlik görevlisine karşın, bunlardan birinin aynı kaderi paylaması toplumun çoğunluğunun isteği haline gelmiştir. Artık kangren olmuş uzuv veya uzuvların kesilip atılma zamanı gelip geçmiştir."

'Düşünce özgürlüğü' sayıldı

DTP Diyarbakır Milletvekili ve Grup Başkan Vekili Selahattin Demirtaş, yazının yayımlanmasının ardından avukatı Duran aracılığıyla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Savcılığın, ifade alıp duyuruyu karara bağlamak dışında araştırma gerektirmeyen soruşturması altı ay sürdü.

Savcılık, soruşturma da sonunda yazıyı hukuka uygun bularak takipsizlik kararı verdi. Kararda, yazının düşünce özgürlüğü kapsamında olduğu vurgulandı.

Mahkeme de uydu

Duran, takipsizlik kararının kaldırılarak dava açılması için Düzce Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurdu.

Dilekçede, yazının halkın bütününde suç işlemeye alenen tahrik eylemini oluşturduğu ifade edilerek şöyle denildi:

"İçinde açıkça infaza ve öldürmeye davet ve tahrik ifadeleri taşıyan bir yazının, savcı tarafından aklanmış olması kamu vicdanını ve toplumun adalet duygusunu derin biçimde yaralamıştır. Savcılığın takipsizlik kararına karşı verilen genel tepki 'bu da suç değilse suç ne' biçimindedir. "

'Karar isabetli'

Mahkeme de savcılığın isabetli bir karar verdiğine işaret ederek itirazı reddetti. Mahkemenin kararında, savcılığın verdiği kararda isabetsizlik bulunmadığı vurgulandı.

Duran da kararı AİHM'ye taşımaya karar verdi. Bu tip kesinleşen kararlara karşı Adalet Bakanlığı'nın "kanun yararına bozma" hakkı bulunuyor. Ancak bakanlık bu yola başvurmazsa iç hukuk yolları tamamen tükenmiş oluyor. Bu durumda savcılığın kesinleşen kararına göre, AİHM aksi bir karar verene kadar DTP'lilerin öldürülmesi için çağrı yaparak isim listesi yayımlamak suç sayılmayacak.

Konuyla ilgili açıklama yapan Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin yazının, "fikir ve düşünce açıklama kapsamında değerlendirilmesini doğru bulmadığını'' ifade ederken, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürü ile görüştüğünü ve gelecek hafta, takipsizlik kararını onaylayan ağır ceza mahkemesinin kararının bozulması istemiyle yazılı emir yoluyla resen Yargıtay'a başvuracaklarını belirtti. Adalet Bakanlığı'nın isabetli görmediği kesinleşmiş yargı kararlarını yazılı emir yoluyla Yargıtay'a götürme yetkisi bulunduğunu ifade eden Şahin, kendisinin de Adalet Bakanı olarak bu hakkını kullandığını kaydetti.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir