Karanlıkta Beliren Işık / Sait Engin
Savaş, açlık, siyasal çalkantılar insanların yurtlarını, yaşamlarını geride bırakarak yola çıkmalarına neden oluyor. Bitmeyen göç dalgaları sürekli yeni dramların yaşanmasına neden oluyor.
Yeni ve daha güzel ve daha güvenli yaşam umudu ile yollara dökülen insan toplulukları Avrupa'nın sınırlarını zorluyor. Bu nedenle doğudan batıya doğru Avrupa'nın ilk kapısı olan Macaristan sınırında Avrupa'ya geçebilme umudu ile çok sayıda umut yolcusu beklemekte. Öyle görünüyor ki gözünü doğudaki kaynaklara dikmiş olanlar müdahalelerinden vazgeçmedikçe bu göçler de bitmeyecek.
Almanya'dan, yaşanan drama karşı duyarsız kalmayanlar adına (Hadi Kaya, A. Kadir Taşkın, Ergun Şendur ve Sait Engin) bir grup gönüllü umudun son kapısına gittik. Macaristan sınırında bekleyen göçmenlerle buluştuk.
Hollanda ve Almanya'nın çeşitli kentlerinden duyarlı kardeşlerimiz tarafından yapılan bağış ve yardım malzemelerini Wefa Avusturya yardım kuruluşu aracılığı ile Macaristan ve Sırbistan'daki iltica kamplarına ulaştırdık. İltica başvurusu ile devletin düzenlediği kamplarda yerleşik olan göçmenlerin dışında asıl durumları içler acısı olanlar ise bir yolunu bulup batıya göç etmek isteyen göçmenlerin durumu idi. Sınır boylarında farklı alanlarda soğuktan, donmaktan korunmak için buldukları harabelerde yaşam mücadelesi veren göçmenlerin durumu…
Gayri resmi bu alanlarda birbirlerine tutunarak toplanmış bu insanlar aylardır sınırı geçebilme umudu ile beklemekteler. Buradaki varlıkları resmi olmadığından ihtiyaçlarını gönüllüler ve insani yardım kuruluşları üzerinden karşılamaktadırlar.
Bizim, orada kaldığımız zaman diliminde görebildiğimiz, yakındaki bir kilisenin yardım kuruluşu, o bölgede bulunan bir caminin Salat ehli müslümanları ve çeşitli ülkelerden toplanıp gelmiş olan gönüllü aktivistler ve Almanya'dan gelmiş küçük çapta yardım dağıtımında bulunan yardım dernekleri idi. Bu yardımlar ne yazık ki ancak yaşam mücadelesi veren bu insanların hayatta kalabilmelerini sağlayabilmektedir. Düzenli, temel ihtiyaçları sürekli karşılayabilecek nitelikte değildi. En temel ihtiyaç olan düzenli beslenme, temizlenebilme, yıkanma, ve sağlıklı bir ortamda barınabilme imkanlarından çok uzaktı.
Orada kalan bazı kişilerle yaptığımız görüşmede: “Üç gündür ilk defa sıcak yemek yiyoruz“ demişti biri. O gün bizim gibi Almanya'dan gitmiş olan, duyarlı bir Almanın ailesi ile yardıma muhtaç insanlara küçük çapta da olsa yardım edebilmek amacı ile kurduğu bir yardım derneği sebzeli makarna ve pirinç pilavı dağıtmıştı… Yine konuştuğumuz bazı kişilerin belirttiğine göre gittiğimizde orda karşılaştığımız bazı gönüllü aktivislerin ayakkabı ve elbise gibi ihtiyaçlarını tesbit ederek temin etmeye çalıştıklarını bu amaçla tuttukları bir depodan gidip aldıklarını gerek orada gerek kilisenin yardım kuruluşundan paketlerini Almaya giderken mümkün olduğu oranda orada banyo yapma fırsatını bulduklarını belirttiler. ..
Resmi sığınma kamplarında yaşayanların durumu ise başka bir dram. Aylardır kaldıkları kamplarda ağır deprasyonlar geçiriyorlar. Altı çocuklu bir bayan hayatının en zor günlerini burada yaşadığını aktarırken yanındaki kocası da perişan gözlerle bizi izliyordu. Yine aynı bayanın aktardığına göre 19 yaşındaki bir genç dayanamayıp intihar etmiş.
Son söz olarak şunun altını önemle çizmek gerek. Bu dram yaşanmaya devam edecek. Gerek yardım kuruluşlarımız, gerekse gönüllü aktivistlerimizin küçük çapta da olsa sürekli olabilecek çözümler bulmamız gerekiyor. Kampanyalar başlatıp yarım yamalak bırakıp gelecek şekilde yapılan yardımlar fayda vermemekte. Küçük çapta da olsa sürekli ve kalıcı yollar bulmak gerekiyor.
Unutulmaması gereken büyük çapta ama bir defaya mahsus olan yardımlar unutulmakta ama yetersiz de olsa sürekli küçük yardımlar yapanların yüzleri ve yardım severlikleri unutulmamaktadır. Her kim yapıyorsa akıllarda kalanlar onlar olmaktadır.
Çamurlu, soğuk ve ışıksız bir ortamda götürdüğümüz yardımları dağıtırken üç kişilik bir grup kendileri için bir ışığın yandığını beş dakika içinde ayrılmak zorunda olduklarını belirtiler.
Onların karanlıkta beliren ışıktan duydukları heyecanlarına ortak olarak kumanyalarını verdik ve Allah'a havale ettik..






Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.