Seçimlerdeki Kürtçe yasağını eleştiren Flautre, "Dink cinayeti çözülürse Malatya ve Santoro olayları da aydınlanır" dedi.
Avrupa Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonu Başkanı, Helene Flautre, seçim kampanyalarının Kürtçe yapılamamasını 'anlayamadıkları' söyleyerek bunun ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu belirtti.
Yıllık olağan ziyaretleri kapsamında Türkiye'ye gelen Flautre ve beraberindeki heyet izlenimlerini gazetecilerle paylaştı. Cezaevinde gördüğü işkence nedeniyle hayatını kaybeden Engin Çeber için resmi özür dilenmesinin ve eşcinsel örgütü Lamdaistanbul'un kapatılmasına ilişkin kararın Yargıtay tarafından bozulmasının kendilerini memnun eden gelişmeler olarak sıralayan Flautre, Türkiye'nin performansından mutlu olduklarını anlattı. Ancak Kürtçe seçim kampanyası düzenlenememesini, süren 301 davalarını ve internet sansürlerini ifade özgürlüğünün önündeki engeller olarak sıralayan Flautre, Hrant Dink cinayetinin de bir an önce çözülmesini beklediklerini belirtti. Flautre'nin değerlendirmeleri şöyle:
YASALAR DEĞİŞMELİ • 'Neden Kürtçe seçim kampanyası yapılamıyor' sorusunu biz anlamakta zorlanıyoruz. Kürt siyasetçiler seçim kampanyalarını Kürtçe yürüterek kendilerini daha iyi anlatabilirler. Yasalar değişmeli.
CİNAYETLER İLİŞKİLİ • Hrant Dink'in ailesiyle de görüştük. Endişe içindeler. Cinayete ilişkin polis ve jandarma ihmalinden söz ediliyor. Dink, Rahip Santoro ve Malatya suikast zincirlerinin birbirine bağlı olduğu düşünülüyor. Bu cinayet aydınlatıldığında diğerleri de açığa kavuşacaktır.
301'DEKİ GELİŞME OLUMLU AMA • TCK'nın, 301. maddesindeki değişiklik olumlu bir gelişme ancak bakanın onayı ile dava açılmasına halen devam ediliyor. Ayrıca bir diğer endişe verici gelişme de YouTube ve diğer internet sitelerine erişimin engellenmesidir.
MESAJLARA KIZGINIM • AB'nin de bu süreçte sorumluluğu var. Müzakereler başladıktan sonra Avrupa'dan Türkiye'ye gelen olumsuz mesajlar da hükümetin reform sürecinde yavaşlamasında etkili oldu. Mesajlar bir tepki oluşturdu. Ben de bu mesajlara fevkalade kızgınım.
AVRUPA DAHA TUTARLI OLMALI • Komisyon Başkan Yardımcısı, Sarah Ludford ise, Avrupa'nın da Türkiye'ye karşı daha tutarlı bir çizgide olmasının sürece yardımcı olacağına işaret ederek, "Bunu söylerken Türk siyasi sisteminin sorumluluğu yok demiyorum. Mevcut anayasa, insan haklarından çok devleti koruyor. Kürt gerçeği ile terör gerçeği bir arada. Kürtlerin istekleri reform sürecine dahil edilerek yeni anayasaya zemin hazırlanabilir" diye konuştu.
SARAH FERGUSON'UN REKLAMI • Eski York Düşesi Sarah Ferguson'ın, Türkiye'deki çocuk rehabilitasyon merkezlerine gerçekleştirdiği gizli ziyarete ilişkin soruyu yanıtlayan İngiliz Robert Evans ise Ferguson'un amacının iyi olduğınu ancak hareketinde bir reklam unsuru da olabileceğini sözlerine ekledi.
KÜRTÇE YASAĞI İKİ YASADA • Seçimlerde Kürtçe yasağı, anayasal dayanağı olmasa da iki ayrı yasada, 2820 sayılı Siyasi Partiler Yasası ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Hakkında Yasa'da yer alıyor. Seçimlerde Kürtçe konuşmayı suç sayıp ceza öngören 'Seçimlerin Temel Hükümleri Hakkında Yasa'nın 58. maddesi şöyle: "Radyo ve televizyonda yapılacak propaganda yayınlarıyla, diğer seçim propagandalarında, Türkçe'den başka dil ve yazı kullanılması yasaktır."
Siyasi Partiler Yasası'nın 81.maddesinin 3. fıkrası da "Siyasi Partiler, Tüzük ve programlarının yazımı ve yayınlanmasında, kongrelerinde, açık veya kapalı salon toplantılarında, mitinglerinde, propagandalarında Türkçe'den başka dil kullanamazlar; Türkçe'den başka dillerde yazılmış pankartlar, levhalar, plaklar, ses ve görüntü bantları, broşür ve beyannameler kullanamaz ve dağıtamazlar; bu eylem ve işlemlerin başkaları tarafından da yapılmasına kayıtsız kalamazlar..." hükmünü taşıyor. (TARAF)