Konya'da 61. Başörtüsü Eylemi

Konya'da 61. Başörtüsü Eylemi

Konya, Kayalıpark mevkiinde, 61. si yapılan Konya İnanç ve Özgürlükleri Platformu'nun basın açıklamasını platform üyesi Yavuz Erden okudu. Al-i İmran Suresi 188-189. ayetlerin okunması ile başlayan açıklama dünya gündemine yönelik tespitlerle devam etti.

Amerikan seçimlerinin sonuçlarına ve ona gösterilen olumlu tepkiye değinen Erden, kendi güç ve iradelerine inançları olmayan toplulukların kendi hak ve özgürlükleri için bir Mesih beklediklerini söyleyerek, bu beklentinin insanların hep hayal kırıklıklarıyla sonuçlandığını belirterek Obama hakkında uyarılarda bulundu.

Obama'nın seçilişini Ahmet Nejdet Sezer'in seçilişine benzeterek ''Bu halk ondan da umutlanmıştı. Fakat hak ve özgürlükler açısından sonuçların ortada olduğunu belirtti. Bush'a sam amca diyen Erden, Obama'nında tom amca olduğunu söyleyip ikiside işgalci, ikiside emperyalist, baskıcı ve zorba dedi.

''Allah'a, kendi iradelerine ve amellerine güvenen bir topluluğun Obama'dan umudu olmaz. Hak ve özgürlükler zalimlerin çiftlik bekçilerinin iki dudağının arasında değil Müslüman halkların kararlı ve onurlu direnişinin gölgesinde olacaktır.'' Diyen konuşmacı, ülke gündemine de değinerek Hüseyin Üzmez olayı üzerinden Müslümanlara yönelik baskılara değinen erden bu durumu Türk modernizminin ahlaksız öncülerinin ahlak öğretmeye kalkışması olarak nitelendirdi. Üzmez'in tutum ve sözlerinin tasvip edilemez olduğunu belirttikten sonra bu yaygaracı grubun Üzmez'den daha beter olduğunu belirtti.

Taşı eli temiz olanların atması gerektiğini belirterek bu yaygaracıların temiz yerlerinin olmadığını söyleyip '' Bunlar hiç aynaya bakmazlar mı dedi.'' Vakit Gazetesine yapılan linç girişimini de değerlendiren Erden, Ahlak öğretmeye kalkışanlara karşı Vakit gazetesinin yaptığı teklifi olumlu bulduklarını belirttikten sonra, ''Başörtüsü ahlakın en yüce simgesidir. Ahlak savunucularının(!) onu yasaklaması ve ona olan düşmanlıkları onların ahlak dersi veren ama ahlaktan rahatsız olan kimseler olduklarını en güzel bir şekilde ortaya sermektedir.'' diyerek yasakçıların çelişkilerini de ortaya koydu.

Hak ve özgürlüklerin ihlal edilmediği adaletin tesis edildiği bir ülkede yaşama umudu ile hepinizi 62. haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah'a emanet ederiz temennisi ile bitirilen açıklamada geniş bir halk katılımının olduğu gözlemlendi. Açıklama olaysız bir şekilde sona erdi.

KONYA İNANÇ ÖZGÜRLÜKLERİ PLATFORMU 61. HAFTA BASIN AÇIKLAMASI

Rahman ve Rahim olan Allah'ın Adıyla

O ettikleri ile zevklenen, yapmadıkları şeylerle övünmeyi seven kişileri bir şey sanma. Artık onları azaptan kurtulmuş da sanma. Korkunç bir azap vardır onlar için. Göklerin de yerin de mülkü Allah'ındır. Allah Kadir'dir, her şeye gücü yeter.  (Al-i İmran Suresi 188-189)

Kendi güçlerine, kendi iradelerine, inançları olmayan bireyler ve topluluklar, her zaman kendi hak ve özgürlüklerini koruyacak daha iyi bir gelecek ve adalet üzerine tesis edilmiş bir toplumsal yapıyı gerçekleştirecek kişileri umutla bekler, her toplumsal değişimin ardından yeni gelenin mesihi bir el sahibi olduğuna inanır. Köleleştirilmiş ve iğdiş edilmiş zihin sahipleri kurtarıcı bir efendinin bahşedeceği lütufları bekleyip zillet içerisinde yaşamayı bir onur zannederler. Onlarda gördükleri bir takım güzellikleri mutlak doğru kabul edip, onlara karşı büyük bir umut beslerler. Akıbetse hep hayal kırıklığı olmuştur.

Kırmızı ışıkta durdu, markette sırada bekledi diye kendisine teveccüh gösterilen A.N.Sezer yedi yıl boyunca milletin başında milletin başında boza pişirmiş gidişi büyük sevinçlere sebebiyet vermişti. Sam amcadan bizar olan dünya halkları kulübesinden çıkartılıp getirilmiş tom amcaya büyük bir ilgi gösterip ondan çok şey beklemektedir. Ama bilinmelidir ki tom amca da sam amcanın ev köleleri arasından çıkmış ve efendisinin yolundan ayrılmamaya yeminli bir ev kölesidir. Bugün martin luther'in rüyası gerçekleşti diye sevinenler malcom x'in uyarılarına kulak vermeyenlerdir. Ha sam amca, ha tom amca… İkisi de emperyalist, ikiside işgalci, ikiside müslümanların yaşam alanlarına yönelik baskıcı ve zorba.

Allah'a, kendi iradelerine ve amellerine güvenen bir topluluğun Obama'dan umudu olmaz. Hak ve özgürlükler zalimlerin çiftlik bekçilerinin iki dudağının arasında değil Müslüman halkların kararlı ve onurlu direnişinin gölgesinde olacaktır.

Ülkemizde batılılaşma ve modernizmin öncülüğünü yapanlar, Türk modernleşmesini ahlaksız bir modernleşme olarak tasvir etmiştir. Bu öncüler ahlaka dair ne varsa hepsini bir tabu görüp, onları yıkmak için yılmaz savaşçılar olmuşlardır. Adları her tür ahlaksızlıkla birlikte anılan bu öncü grubun; medya aracılığıyla Hüseyin Üzmez üzerinden İslam'a ve Müslüman camiaya yönelik saldırgan ve rezilce tutum ve söylevleri bir iğrençlik seremonisi haline dönüşmüştür. ''Dinime dahleden bari müselman olsa!'' deyimi gereği, davranış ve sözleri asla kabul edilemeyecek olan bir şahsı tenkit de yarışanlar bari kendileri temiz olsalar… İlk taşı eli temiz olanlar atsınlar denildiğinde vücutlarında temiz yer bulunmayanların taş atma yarışına girmesi, ''bunlar hiç aynaya bakmaz, utanmazlar'' yorumuna sebebiyet vermiştir.

Tek parti dönemi, uzatmalı modernistlerinin Vakit gazetesine yönelik linç girişimlerini buradan tel'in ediyoruz. Vakit Gazetesi'nin dile getirdiği her tür ahlaksızlığa yönelik İslami yaptırımların uygulanması teklifini destekliyoruz. Diyoruz ki: ''En güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderilen Nebi'nin (a.s) takipçileri her zaman ahlakın yanında ahlaksızlığın karşısında olacaktır. Özellikle ahlaksızlığı aleni olanların ahlak savuculuğu yapmaya kalkıştıkları bir dönemde…''

Başörtüsü ahlakın en yüce simgesidir. Ahlak savunucularının(!) onu yasaklaması ve ona olan düşmanlıkları onların ahlak dersi veren ama ahlaktan rahatsız olan kimseler olduklarını en güzel bir şekilde ortaya sermektedir.

Hak ve özgürlüklerin ihlal edilmediği adaletin tesis edildiği bir ülkede yaşama umudu ile hepinizi 62. haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah'a emanet ederiz.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir