Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu 187. hafta basın açıklamasını Kocaeli Sabri Yalım parkında yaptı. Basın açıklamasında Manisa'daki yemin töreninde, tel örgüler arkasında bırakılıp, törene alınmayan annelerin dramı dile getirildi. Basın açıklaması süresince, yemin törenine alınmayan bir anne sembolik olarak temsil edildi. Açıklama boyunca tel örgülerin arkasında bekledi. Açıklama bitince Canan Osman Aran, törene alınmayan anneler için aşağıdaki şiir okundu.
Bir ana ağlıyor bak yavrusuna,
Hasret kalmış günlerce kokusuna,
Haber salın kör olanlara,
Canı candan ayırmak, günah değil mi?
Dokuz ay karnında taşıdı büyüttü,
Hasta oldu ağladı,uykularını böldü,
Zalimler bunları ne çabuk unuttu
Canı candan ayırmak zulüm değil mi?
Çocuğumu göreceğim diye onca yoldan gel,
Durrr¸siperdir sana tel örgüler,
Yok mudur sizde be Allah korkusu
Analar ağlatmak, en büyük zulüm değil mi?
Hangi vicdana sığar anayı evlattan ayırmak,
Her damla göz yaşın hesabı sorulacak
Airette o ana sizden davacı olacak
Anaları ağlatmak en büyük zulüm değil mi?

Sonra Kocaeli Gönüllü Kültür Teşekkülleri, Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen'in eski başkanı Halil İbrahim Keleşoglu tarafından, törene alınmayan anneleri temsilen bir anneye çiçek verildi.
MAZLUMDER Kocaeli Şubesi Gönüllüsü Halil Demir'in okuduğu basın açıklamasının tam metni:
187. haftasına girmiş bulunan Başörtüsüne Özgürlük eylemimize ve basın açıklamamıza hoş geldiniz.
Geçliğimiz hafta basına yansıyan , Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığında yaşanan hadise, ülkemiz tarihine bir utanç tablosu olarak geçmiştir.
Orada, çocuklarının askerlik yemini edecekleri tören için gelen başörtülü fedakar asker anneleri, asker eşleri ve kız kardeşleri içeri alınmamış ve töreni tel örgüler arkasında izlemek zorunda bırakılmışlardır.
Kamuoyunun dikkatini çekeriz ki ; onlar bu ülkenin güvenliğini tehlikeye sokan bölücü terör örgütleriyle herhangi bir alakası olan insanlar değil , bilakis onlar başı açık ve kapalı bu ülkenin tüm insanları için gece gündüz nöbet tutacak askerlerin aileleri.
Baş tacı edilmesi gereken o anneler , tel örgülerin arkasına layık görülüyor.Evladını, bu vatanın BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜNÜ korusun diye asker ocağına gönderen anneler, kendileri başı açık-başı kapalı ayrımına uğrayarak halkın BİRLİK VE BÜTÜNLÜĞÜ bozan uygulamalara maruz kalıyor.
40 yaş ayrımı da ayrı bir garabettir. Dinimizin başörtüsü emri 40 yaşının altında ve üstünde şartı olmaksızın , her Müslüman kadın için geçerlidir.
Başörtülü insanlarda bu devlete vergi veriyor, çocuğunu bu ülke için askere gönderiyor ve lakin sırf dini vecibesini yerine getirip başını örtüyor diye tel örgüler arkasına atılıyor.Bu son derece utanç verici, onur kırıcı ve aşağılayıcı bir uygulamadır.Bu halk yaşam ve kuşam sitilini birilerinin keyfine göre mi düzenleyecek.
O cefakar annelerin, ancak çocukları şehit olup, tabutlarla dönünce mi elleri öpülüyor , baş tacı ediliyor? O zaman mı tel örgülerden kurtarılıyor? Bu ne tutarsız, acayip ve acıklı bir tablodur.
Ülkemizdeki bu tür utanç verici olayları ve müsebbiplerini kınıyor ve bu tür manzaraların artık bir son bulmasını istiyoruz. Bu milleti başı açık- başı kapalı diye bölen işgüzar yetkililerin, bu millete bir iyilik yaparak istifa etmelerini talep ediyoruz.
Başı açığı ve kapalısıyla, biz bir bütünüz ve bu güzel beraberliği hiç kimsenin bozmaya hakkı yok. Basın açıklamamıza geldiğiniz için hepinize teşekkür ediyoruz.
Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu




