Ergenekon davası kapsamında hakkında soruşturma süren Tuncay Güney'in, 'Binlerce Kürt kökenli vatandaşın cesetleri Mardin bölgesindeki BOTAŞ tesisleri yakınlarındaki kuyulara gömüldü' iddiası üzerine, kayıp yakınları Kızıltepe ve Mutki savcılıklarına dilekçe vererek, BOTAŞ'a ait Silopi ve Kızıltepe'deki bazı kuyuların açılmasını istedi.
Güneydoğu'da 1990'lı yıllarda çok sayıda kişi kaybolduktan sonra bir daha haber alınamadı. Mutki'de yaşayan Birlik ailesinden Kemal Birlik 1992 yılında işlediği bir suçtan dolayı 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 29 Mayıs 1995 tarihinde cezasını çektikten sonra tahliye edildi. Onu almak üzere Mutki'den Kızıltepe'ye giden Mutki Nüfus Müdürü baba Abdulbaki Birlik, Tapu Müdürü ağabey Zübeyir Birlik ve dayı Zeki Abalık'tan bir daha haber alınamadı. Yapılan bütün ihbar ve aramalara rağmen bulunamayan baba, 2 oğlu ve dayı için gaiplik kararı alındı. Ancak aile, kayıplarının peşini bırakmadı.
Tuncay Güney'in kamoyuna yansıyan ifadelerinin ardından 16 Aralık'ta Kızıltepe ve Mutki savcılıklarına dilekçeyle başvurdular. Dilekçede, BOTAŞ'a ait Silopi ve Kızıltepe'deki bazı kuyuların açılması ve iki hafta önce Kızıltepe'nin Katar köyünde çıkarılan iki ceset üzerinde DNA testi yapılması istendi. Katarlı'daki kuyudan önce 2004 yılında Cizre-Silopi yolundaki bir kuyudan da 3 ceset çıkarılmıştı.
'Aradığımız için tehdit edildik'
Kaybolan Nüfus Müdürü Abdulbaki Birlik'in küçük oğlu Çetin Birlik, aradan geçen sürede birçok kuruma başvurmalarına rağmen hiçbir sonuç çıkmadığını anlatıyor. Konuyu araştırdıkları için bazı şahıslar tarafından defalarca tehdit edildiklerini ileri sürüyor. "O yıllarda araştırdığımız için yol arama ve kontrol noktalarında defalarca tehdit edildik. Uzun bir dönem Mutki'den dışarıya çıkmaya çekindik." diye konuşuyor. Yakınlarının BOTAŞ'a ait asit kuyularında olduğunu iddia ediyor: "Bu konu ile ilgili dilekçe verdik. Babam ve kardeşlerimin bu kuyulardan birinde olduğunu düşünüyoruz." Kayıp nüfus müdürünün diğer oğlu Seyithan Birlik ise, Kızıltepe'ye giderek, avukatla görüşmüş. Kuyulardan çıkarılan cesetler üzerinde DNA testi yapılacağını öğrenmiş.
Bitlis Barosu Başkanı Mezher Yürek ise avukat Şevket Epözdemir'in de Bitlis'in Tatvan ilçesinde katledildiğini, ancak faillerinin bugüne kadar bulunamadığını hatırlatıyor. Resmî devlet görevlilerinin koruması altında olması gereken insanların aniden kaybolduğuna dikkat çeken Yürek, "Devlet kendi memurlarının bile peşine düşmüyor. Geçmişteki kayıp dosyalarının araştırılmadığını hepimiz biliyoruz."
Bu arada, Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, son üç günde kendilerine 4 mağdur ailesinin dilekçe ile kayıp yakınlarının bulunması için müracaat ettiğini söyledi. Aileleri cumhuriyet başsavcılığına yönlendirdiklerini aktardı. (Zaman)