1. HABERLER

  2. HABER

  3. HAK İHLALLERİ

  4. Karar’ın Manşetinin Anlamı: Binlerce Ailenin Mağduriyeti Sürsün!  
Karar’ın Manşetinin Anlamı: Binlerce Ailenin Mağduriyeti Sürsün!  

Karar’ın Manşetinin Anlamı: Binlerce Ailenin Mağduriyeti Sürsün!  

Yargı reformu paketinde erken yaşta evlilik yüzünden ceza alan binlerce erkeğin affına yönelik düzenlemeye karşı CHP ve İYİ Parti’nin tepkisini manşete taşıyan Karar gazetesi mağduriyetleri yok sayıyor!  

30 Ekim 2019 Çarşamba 12:50A+A-

HAKSÖZ-HABER

Türkiye’de erken yaşta evlilik yapan ailelerin paramparça eden, binlerce erkeği cezaevine tıkan ve sayısız çocuğu babasız bırakan düzenleme kızların çocuk yaşta evlenmelerine karşıtlık adı altında ısrarla görmezden geliniyor. Feminist derneklerin başını çektiği ve laik-Kemalist çevrelerin de destek verdiği kampanyalar neticesinde yapılan yasal düzenlemelerle küçük yaşta evlilik yapılması ağır bir suç haline getirilmiş durumda. Bu yüzden ailelerin rızasına ve geleneklere uygun olarak gerçekleştirilen evliliklerden ötürü binlerce erkek hapsedilmiş durumda ya da ceza takibi altında. 

Bu yarayı kapatmaya yönelik girişimler ise sol, feminist, laik, Kemalist çevrelerin yoğun kampanyalarıyla her defasında püskürtülüyor. Elan meclis gündeminde görüşülen yargı reformu paketi kapsamında konuya yönelik düzenleme çabaları da benzeri karşı kampanyalarla boşa çıkartılmaya çalışılmakta. Bu kapsamda CHP ve İYİ Parti muhalefeti südürüyor.

Karar Gazetesi de ilginç bir şekilde bugün CHP’li milletvekili Gamze Taşçıer’in tepkisini manşetine taşımış. “Aklınızdan geçirmeyin” manşetiyle mecliste bu konuyla ilgili düzenleme yapılması girişiminde bulunan iktidar partisi ve MHP’ye adeta uyarı notası verilmiş oluyor!

Her türlü ahlaksızlığın hoşgörüyle karşılandığı, kız erkek ilişkilerinde hiçbir sınır kabul edilmeyen bir ortam mevcut ve böylesi bir ortamda kızların erken yaşta evlenmelerinin önünü açar ‘kaygısı’ ile bu konuda yapılması beklenen düzenlemeye karşı çıkılıyor. Hadi CHP’yi, İYİ Parti’yi anladık da, Karar gazetesi yöneticileri İslami ve insani bir hak olan evlilikle ilgili olarak bu tür sınırlamalar getirmenin meşruiyetini neye dayandırıyorlar? Daha ötesi de bu konuda yaşanan sayısız mağduriyeti nasıl görmezden gelebiliyorlar?    

 

HABERE YORUM KAT

2 Yorum