Kapitalizmin önlenemez çöküşü –3
Birikim Paradoksu: Sanal Servet, Ortak İlgi ve Realize Edilemezlik
Özet
Kapitalist ekonomi; üretim ve tüketimden ziyade, biriktirme üzerine kurulu devasa bir mimaridir. Ancak bu makale, modern ekonomide birikimin somut bir değer değil; kolektif bir ortak ilgi ve suskunlukla ayakta duran sanal bir hak iddiası olduğunu savunur. Birikimlerin tamamı aynı anda realize edilemez; sistem ancak aktörlerin eşzamanlı talepte bulunmaması varsayımıyla nefes alabilir. Bu makale, birikimin neden kapitalizm için vazgeçilmez bir motor, ancak aynı zamanda sistemi havaya uçuracak bir saatli bomba olduğunu; ribanın bu paradoksu nasıl kilitlediğini ortaya koyar.
1. Biriktirme: Sahte Bir Güvenli Alan Yanılsaması
Ekonomik çevrimde üretim riskli, tüketim ise geçicidir. Bu gerilim hattında kapitalist anlatı, biriktirmeyi rasyonel öznenin sığınabileceği en güvenli ve rasyonel alan olarak sunar.
- Modern dünyada birikim; altın veya toprak gibi "elde tutulabilen" fiziksel bir varlık olmaktan çıkmıştır.
- Banka bakiyeleri, fon payları ve finansal enstrümanların tamamı; fiilî mallar değil, gelecekteki üretimden pay alma vaadi taşıyan hak iddialarıdır.
- Kişi, sahip olduğu somut bir değeri değil; sistemin kendisine olan "borcunu" biriktirmektedir.
2. Birikimin Sanallığı ve Realizasyon Engeli
Birikimlerin ontolojik gerçeği şudur: Hepsi aynı anda gerçeğe çevrilemez.
- Bu durum bir yönetim zafiyeti değil, ribaya dayalı sistem mimarisinin matematiksel sınırıdır.
- Eğer herkes aynı anda birikimini nakde veya somut bir varlığa dönüştürmek isterse sistem çöker; çünkü birikimler mevcut üretim fazlasına değil, gelecekte üretileceği varsayılan değere ve güvene dayanır.
- Bu düzeyde servet, reel bir güç değil; sözleşmesel bir varlıktır.
3. Ortak İlgi: Sessiz Mutabakatın Gücü
Sistemin bekası, teolojik bir inanca değil, en basit haliyle pratik bir ortak ilgiye ve zımmi bir varsayıma dayanır: “Herkes aynı anda istemeyecek”.
- Bankalar, devletler ve büyük fonlar bu gerçeği bilir ancak sistemin devamı için bu konuda sessiz kalmak herkesin ortak çıkarınadır.
- Birikimlerin "var" kabul edilmesi, onların sorgulanmamasına bağlıdır.
- Bu suskunluk bozulduğunda, yani ortak ilgi yerini tekil kurtuluş çabasına bıraktığında, sanal servet hızla buharlaşır.
4. Riba: Paradoksu Kilitleyen Mekanizma
Riba, bu devasa sanal birikim dağının ontolojik çerçevede mimarı, faiz sürümüyle de gardiyanıdır.
- Geleceği Satmak: Riba, henüz üretilmemiş değeri bugünkü servetin temeli yaparak sanal serveti sürekli büyütür.
- Beklemeyi Ödüllendirmek: Sistem, "herkes aynı anda istemesin" diye faiz yoluyla beklemeyi ödüllendirir; böylece birikimler rakamsal olarak büyürken, realize edilme (gerçeğe dönme) ihtimalleri aynı oranda düşer.
5. Yüzleşme: Bilinen Gerçeğin İlamı
Birikimin sanallığı bilinmez değildir; bilinir ama varlık kaybı korkusuyla bastırılır.
- Güven şoku tetiklendiğinde aktörler sessiz mutabakatı bozarak kapıya yönelir.
- O an geldiğinde sorulan "Param nerede?" sorusunun cevabı nettir: Paranız, kimsenin sistemi sorgulamadığı o ortak ilginin ve suskunluğun içindeydi.
- Kapitalizm çökerken ilk çözülen üretim değil, birikimlerin gerçek olduğu yanılsamasıdır.
Sonuç
Birikim, kapitalizm için bir amaç değil; yönetilmesi gereken devasa bir likidite riskidir. Sistem, birikimi teşvik ederek insanı oyalarken, aynı zamanda onun topluca realize edilmesini imkansız kılarak köleleştirir. Kapitalizmin önlenemez çöküşü, birikimlerin yok olmasıyla değil; onların zaten birer "hak iddiası" olmaktan öteye geçmediğinin anlaşılmasıyla tamamlanacaktır.








YAZIYA YORUM KAT