Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ), devlete bağlı kurumların koruması altında faaliyet gösteren aşırı sağcı İsrailli "Honinu" adlı hukuki ve mali kuruluşun, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere karşı şiddet eylemleri düzenleyen ve cinayet işleyen yerleşimcileri himaye ettiğini duyurdu. Raporda, bu durumun Batı Şeria'daki İsrailli yerleşimci şiddetini körüklerken, diğer yandan Filistin tarafının cezaevlerindeki mahkûmlara mali destek sağladığı gerekçesiyle ağır baskı ve yaptırımlara maruz bırakıldığına dikkat çekildi.
Açıklama, FKÖ'ye bağlı "Toprağı Savunma Ulusal Bürosu" tarafından hazırlanan ve "Yerleşimlerdeki Nefret Sembolleri Daha Fazla Suç İşlemeye Teşvik Ediyor" başlığını taşıyan haftalık ihlal raporunda yer aldı.
"Çifte standart" vurgusu
Raporda, başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği olmak üzere Batılı ülkelerin, Filistin tarafına şehit, esir ve yaralı ailelerine yapılan ödemeler konusunda baskı uygularken, İsrail tarafındaki bu suç ağını görmezden gelerek "çifte standart" sergilediği ifade edildi.
Honinu örgütünün, Filistinlilere karşı terör eylemleri ve şiddet suçları işleyen aşırı sağcı Yahudilere ücretsiz hukuki savunma, adli takip ve doğrudan mali destek sağladığı vurgulandı. Örgütün temel amacının, yerleşimcilerin hesap vermesini engellemek, hızlı bir şekilde serbest bırakılmalarını sağlamak ve Batı Şeria'daki saldırıların sürmesini güvence altına almak olduğu belirtildi.
Rapora göre, Honinu şu yöntemlerle faaliyet gösteriyor:
Mali destek ve maaşlar
Terör suçları ve şiddet eylemleri nedeniyle cezaevinde bulunan aşırı sağcı yerleşimcilerin ailelerine düzenli maaş ve ödüller veriliyor; böylece sorgularda itirafta bulunmamaları ve suçlamaları reddetmeleri teşvik ediliyor.
Kişisel hesaplara para yatırılması
Cezaevindeki yerleşimcilerin günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için kişisel hesaplarına düzenli olarak nakit yatırılıyor.
Aile yardımları ve ziyaret masrafları
Çocuklu ailelere okul masrafları, dini bayramlar ve aile kutlamaları için ek yardımlar sağlanıyor; ayrıca eşlerin ve aile bireylerinin yerleşimlerden İsrail cezaevlerine yapacakları ziyaretlerin tüm masrafları karşılanıyor.
İnternet üzerinden bağış kampanyaları
Filistinlilere karşı büyük suçlar işleyen yerleşimci aileler için internet üzerinden milyonlarca Şekel toplanarak "direniş bağışı" adı altında teslim ediliyor.
Raporun devamında, bu fonların temel olarak ABD ve İsrail'deki zenginler ile aşırı sağcı örgütler tarafından vergiden muaf bağışlar yoluyla sağlandığı, ayrıca İsrail'deki aşırı sağcı hükümet çevreleri tarafından dolaylı bir örtü ve kolaylıkla desteklendiği kaydedildi. Aşırı Sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, bu örgütle en çok adı anılan figürler arasında yer alıyor.
Batı Şeria'da artan şiddet dalgası
Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Duvar ve Yerleşim Direniş Heyeti'nin verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında İsrailli yerleşimciler Batı Şeria'da 3 bin 488 saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılar sonucunda:
17 Filistinli hayatını kaybetti.
26 Filistinli ve çoban topluluğu tamamen veya kısmen göçe zorlandı.
42 yeni sömürge yerleşim birimi (karakol) kuruldu.
Filistin esir ödeneği baskı altında
Söz konusu veriler, Filistinli esirlerin cezaevlerinde işkence, açlık ve yaşamını yitirmelerine yol açan ağır koşullarla karşı karşıya olduğu bir dönemde yayımlandı. Bu durum, İsrail'in esirlere ve ailelerine yapılan ödemeleri hedef alan adımlarıyla eş zamanlı olarak gelişiyor.
Şubat 2025'te Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, şehit ve esir ailelerine yapılan ödemelere ilişkin yasa ve düzenlemeleri ilga eden ve dosyayı hükümet bünyesindeki bir kuruma devreden bir başkanlık kararnamesi yayımlamıştı. Kararnameyle yardım programının Sosyal Kalkınma Bakanlığından Ulusal Filistin Ekonomik Güçlendirme Kurumuna devredildiği, bu adımın ABD ve İsrail baskıları sonucunda atıldığı ifade edilmişti.
İsrail, 2019 yılından bu yana Filistin'in vergi gelirlerinden (Gümrük ve Dolaylı Vergiler / Makassa) Filistin Yönetimi'nin şehit ve esir ailelerine ödediği miktarlara denk gelen paraları kesmeye başlamış, 2023 yılında ise buna Gazze sektörü için yapılan ödemeleri de ekleyerek Filistin yönetimini mali bir krize sürüklemişti.
