1. YAZARLAR

  2. Şahin Alpay

  3. İsrail özür dilemek zorunda
Şahin Alpay

Şahin Alpay

Yazarın Tüm Yazıları >

İsrail özür dilemek zorunda

06 Temmuz 2010 Salı 09:19A+A-

İsrail 31 Mayıs günü Gazze'ye insani yardım götüren, 33 ülkeden 600 kişiyi barındıran filoya dahil Türk gemisi Mavi Marmara'ya uluslararası sularda saldırdı ve 9 Türk'ü öldürdü, 19'unu yaraladı.

Ankara, ilişkilerin düzelmesi için İsrail'in özür dilemesini, Türklerin ailelerine tazminat ödemesini, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un önerdiği uluslararası soruşturmayı kabul etmesini ve Gazze'ye uyguladığı ablukaya son vermesini talep ediyordu. Brüksel'deki gizli Davutoğlu-Ben Eliezer görüşmesinden sonra, şartların bir miktar değiştiği anlaşılıyor. Davutoğlu'nun son beyanına göre: İsrail ya özür dileyecek ya da uluslararası soruşturmayı ve sonuçlarını kabul edecek; aksi takdirde ilişkiler kesilecek. (Bu arada Başkan Obama'nın Ankara'yı, uluslararası soruşturmanın Türkiye için "iki ucu keskin kılıç"a benzeyebileceği konusunda uyardığı da haberler arasında.)

İsrail şimdiye kadar, Washington'un telkinleriyle, filodakileri serbest bırakmak, gemileri geri göndereceğini açıklamak ve Gazze'ye uygulanan kara ablukasını gevşetmekle yetindi. Kurduğu soruşturma komisyonu, İsrail basınında bile alay konusu. Ve Başbakan Netanyahu, özür dilemeye hiç niyeti olmadığını tekrarlıyor. Türkiye ise bugüne kadar Tel Aviv'deki büyükelçisini geri çağırmak ve Türk hava sahasını İsrail ordusuna ait uçaklara kapatmaktan öte bir adım atmadı. Ama eğer İsrail, bölgedeki en değerli müttefiki Türkiye ile ilişkilerini düzeltmek istiyorsa, Türkiye'den mutlaka özür dilemeli. Eğer bunu yapmayacaksa İsrail ile ilişkiler, en azından özür dileyecek bir hükümet gelene kadar, kesinlikle askıya alınmalı.

İsrail açısından en önemlisi, artık aklını başına toplaması ve güvenliğini Filistinlileri işgal ve boyunduruk altında tutarak, dostlarına karşı bile şiddet uygulayarak sağlayamayacağını görmesi. Dünya değişiyor. Bugüne kadar İsrail'e kayıtsız şartsız destek veren ABD'de bile tavır eskisi gibi değil. İsrail'in Washington Büyükelçisi daha geçen gün, ABD ile İsrail arasındaki ilişkileri, "tektonik bir kopuş"a benzetti; Obama'nın Bush ve Clinton'dan farklı olarak, İsrail'e ideolojik değil ABD'nin çıkarları açısından baktığını söyledi. Mossad Başkanı Meir Dagan, "ABD'nin artık İsrail'i bir değer değil yük olarak görmeye başladığını" belirtti. Washington, İsrail'i iki-devletli çözüm için Filistinlilerle görüşmeye hiç olmadığı kadar zorluyor. Bugüne kadar yapmadığı bir şeyi de yaptı; İsrail'i nükleer silahların yayılmasını önleme (NPT) anlaşmasını imzalamaya çağırdı.

İsrail'in her türlü suçu işleyip, eleştirenleri "Yahudi düşmanlığı" suçlamasıyla susturduğu günler de artık geride kalıyor. Avrupa Parlamentosu büyük bir çoğunlukla Mavi Marmara saldırısı nedeniyle İsrail'i takbih etti ve Gazze ablukasına derhal son verilmesini istedi. Bugüne kadar (malum nedenlerle) İsrail'in hemen her yaptığına destek veren Almanya'da parlamento, beş büyük partinin de katıldığı bir kararla ablukaya son dedi. Alman Sosyal Demokrat Partisi sözcüleri, İsrail'i Filistinlilerle barış için Hamas'la görüşmeye çağırmakta. (Haaretz, 1 Temmuz)

"İsrail Lobisi ve Amerikan Dış Politikası" (2007) başlıklı kitabın yazarlarından John J. Mearsheimer'ın "Batan Gemi" başlıklı yazısında söyledikleri çok dikkate değer: "İsrail'i karanlık bir gelecek bekliyor, ama yakın zamanda politikalarını değiştireceğine inanmak için hiçbir sebep yok. İsrail'de siyasi merkez sert bir şekilde sağa kaydı ve kayda değer bir barış partisi ya da hareketi bulunmuyor. Dahası, İsrail hâlâ kaba kuvvetle çözülemeyen sorunların daha büyük kuvvetle çözülebileceğine inanıyor ve İsraillilerin çoğu Filistinlilerden eğer nefret etmiyorsa onları hor görüyor. Ne Filistinlilerin ne de yakın komşularının İsrail'i durdurmaya güçleri var. İsrail lobisi gücünü korumaya devam edecek... Lobi, İsrail'in intihar etmesine yardımcı olurken, Amerika'nın güvenlik çıkarlarına çok ciddi zarar veriyor." (American Conservative, 29 Haziran).

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT