Grubun bu tutumu, İsrail yanlısı örgütün İskoç Hükümeti’ne, yerel makamlara ve bir dizi eğitim kuruluşuna 50 sayfalık bir hukuki dosya sunmasının ardından geldi. Bu dosyada grup, okullara “siyasi açıdan taraflı” nitelendirilen içerikler soktuğu ve “İsrail karşıtı” olarak tanımlanan eğitim materyalleri kullandığı iddiasıyla suçlandı.
Grup, buna karşılık öğretmenleri ve akademisyenleri dayanışmaya çağıran açık bir mektup yayımlayarak, suçlamaların kendi tutumlarının çarpıtılmasına ve sundukları eğitim materyallerinin niteliğinin tahrif edilmesine dayandığını vurguladı. Kendi ifadesine göre bu materyallerin amacının barış, adalet ve insan hakları değerlerini kökleştirmek olduğunu belirtti.
Konu, “The Times” gazetesinin örgütün iddialarına dayanan iki rapor yayımlamasının ardından İngiltere’de medyanın ilgisini çekti. Raporlardan biri, okullardaki öğrencileri etkilemeye çalışma yönündeki suçlamaları ele alırken, diğer rapor gruba katılan Sare el-Uveysi isimli kuruma odaklandı ve onun, bir Yeşiller Partisi milletvekilinin daveti üzerine İskoç Parlamentosu’nun açılışına katılımını eleştirerek, bunu grubun eğitim ve siyaset çevrelerindeki artan varlığının bir göstergesi olarak değerlendirdi.
Grup, resmi bir açıklamada tüm suçlamaları tamamen reddettiğini vurgulayarak, çalışmalarının mesleki tarafsızlık ilkesiyle çelişmediğini, aksine gerçeklere ve kanıtlara dayalı eğitime dayandığını belirtti. Bilgilerin sunumunda dürüstlüğe bağlılığın, kanıtlanmış vakıalarla kanıta dayanmayan iddiaları eşitleyen tarafsızlıktan farklı olduğunu açıkladı.
Grup, geçtiğimiz yıl boyunca öğretmenler için, eğitimde tarafsızlık kavramını ve bunun öğretmenlerin sosyal adaleti kökleştirme sorumluluğuyla ilişkisini ele alan eğitim oturumları düzenlediğini belirtti ve bu tartışmaların eğitim sektöründe çalışanlar için mesleki gelişim programları kapsamında yer aldığını vurguladı.
Grup ayrıca, Ruanda ve Srebrenitsa’daki soykırım gibi tarihi olayların öğretiminin tarihsel kanıtlara dayandığını, bu suçları işleyenlerin anlatılarına aynı düzeyde güvenilirlik tanınmasını gerektirmediğini ekledi ve aynı yaklaşımın Gazze’ye yönelik savaş ele alınırken de uygulanması gerektiğini vurguladı.
Grup, Birleşmiş Milletler’e bağlı Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu’nun, Eylül 2025’te İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere karşı soykırıma varan eylemler işlediğine inanmak için makul nedenler bulunduğunu açıkladığı bulgularına atıfta bulundu. Öğretmenlerin güvenilir uluslararası kurumların bulgularına dayanma hakkı olduğunu vurgularken, bazı hükümetlerin bu değerlendirmelere hâlâ itiraz ettiğini ve ilgili uluslararası yargı süreçlerinin devam ettiğini de açıkladı.

