İrşad Kitabevi Seminerleri Başladı

İrşad Kitabevi Seminerleri Başladı

Almanya’da 1991’den beri faaliyet gösteren ve bu yaz yeni yerine taşınan İrşad Kitabevi 2008-2009 yılı programlarını açıkladı ve ilk faaliyetine başladı. İrşad Kitabevi’nde yapılacak seminerler “Kuran Öncesi Hanifler, Sabiiler ve Ehli Kitap” konulu ilk se

İki haftada bir işlenecek bu program 2009 yılının sonuna kadar sürecek.

İrşad Kitabevi'ndeki ilk programında "Kuran Öncesi Hanifler, Sabiiler ve Ehli Kitap" konusu ele alındı. Yöneticiliğini Fahrettin Sönmez'in yaptığı programa konuşmacı olarak Hasan Çelenk ve Hasan Korkmaz katıldı. F. Sönmez siret'te Mekke dönemini işlemenin önemine vurgu yaptı, o dönemin iyi irdelenmesi ve analiz edilmesi Rasulun toplum içinde duruşunu ve tavrını anlamamıza katkı sağlayacağını ve toplum üzerinde getirdiği değişim ve dönüşümün boyutlarını kavramamıza imkan ve olanak sağlayacağını söyledi ve sözü konuşmacılara bıraktı.

Seminerin ilk konuşmacı Hasan Çelenk konuşmasına, Hanif kelimesinin menşei ve anlamı hakkında değişik görüşler bulunduğunu, menşeinin arapça, ibranice, süryanice ve habeşce bir kökten geldiği hususunda faklı anlayışların olduğu görüldüğünü, manasının ise hanefe kökünden "meyletmek, yönelmek" manasına geldiğini anlatarak başladı. Çelenk, Kur'an'da hanif kelimesinin on yerde, çoğulu olan hunefa ise iki yerde geçtiğini, bu oniki yerin dokuzunda hanifliğin müşriklikten farklı ve onun karşıtı olduğu söyledi. Aynı zamanda sekiz yerde de Hz. İbrahim'in imanını ifade edildiğini, bu sekiz yerin birisinde de din manasına gelen millet kelimesinin yer aldığını, bir yerde de bizzat Hz. İbrahim'in kendisini hanif diye nitelendirdiğini aktardı. Hasan Çelenk Kur'an öncesi haniflerin ortak özelliklerini şöyle özetledi: "Putları ve her türlü şirki reddetiler, mensubu bulundukları kavmin yanlış âdet ve inançlarına karşı çıktılar, cehaletin ortadan kaldırılması için faaliyette bulunup, kavimlerinin baskılarından kurtulmak için onlardan uzaklaşarak inzivaya çekilip yaratıcıyı düşündüler. Hanifler kutsal kitapları, sayfaları ve Zebur'u okudular, bazıları Hz. İbrahim'in şeriatı üzere yaşadılar, diğer bir kısmı da onun kelimelerini aradılar, bu uğurda çeşitli sıkıntılara katlanıp, yolculuk yaptılar, rahip ve hahamlarla görüşüp onlara sorular sordular, ancak aradıklarını bulamadıkları için Yahudiliğe ve Hıristiyanlığa girmeyip, İbrahim'in dinine inanmış olarak öldüler."

Hasan Çelenk Sabiiler konusunda ise Kur'an'da sadece üç yerde (2/62; 5/69 ve 22/17) bahsi geçtiğini ve Bakara ve Maide suresinde vurgudan anlaşıldığı gibi Sabiilerin doğru bir şekilde iman eden bir zümre olmadıklarını aktardı. Hac suresindeki konuyla ilgili ayette ise, kendi batıl dinlerini İslam'ın her konudaki mükemmelliğine rağmen karşılaştırma yapıp hak dini benimseyeceklerine, ihtilaf ve tartışmalar içinde dolanıp duranlara Kıyamet gününde Allah'ın vereceği hükmün hatırladığını söyledikten sonra konuşmasına son verdi.

İkinci konuşmacı Hasan Korkmaz Kur'an öncesi Mekke toplumunda Ehli Kitap konusunu ele aldı. Mekke'de Ehli Kitabın varlığını ayetlerle delillendiren Korkmaz, Mekke döneminde inen ayetleri dinleyicilerle paylaştı ve bu ayetler ışığında şu tespitlerde bulundu: "1- Mekke'de Kitap Ehli'nden, Hz. Rasul'ün kendileriyle ilişki kurduğu, risaletini tasdik etmeye ve kendisine uymaya çağırdığı kimseler vardı. 2- Sayılarının az olmadığı hatta bazılarının bolluk içinde yaşayıp zengin oldukları söz konusu idi. Şahsiyet ve irade açısından sağlam olanlar vardı. Bu konum itibariyle zayıftılar. Buna rağmen Rasulun yayında olabiliyor, müşrik liderlerin kendilerine yapacakları olumsuzlukları düşünmüyor, onlara aldırmıyorlardı. Bunlar hizmetçi ve kölelerdi. 3- Bazıları dini bilgi ve bilgi açısından birikimli kimselerdi, öyle ki Kur'an'ın Allah'tan olup olmadığı gibi konularda insanlar onlara danışırlardı. Toplum içinde statü sahibi idiler. Arapların ve Mekke'nin güvenini, itimadını kazanmışlardı. 4- Genel insan karakterinde olanlar haliyle onlarda da vardı. Yeri ve zamanı geldiğinde kararlılık ve sebat gösterme, elçinin yanında olma, zorluklara göğüs germe gibi hasletlerle, özellikler kendilerinde görülmüştür. 5- Onların içinde, mücadeleci ve delillere dayanma yanlısı olanlar vardı. Hatta tartışma ve delil getirmede zulüm ve taşkınlık derecesine kadar gidebilirlerdi.

Son bölümünde dinleyicilerden gelen sorular cevaplandırıldıktan sonra program sona erdi.

Haksöz-Haber / Almanya

İRŞAD KİTABEVİ'nin 2008-2009 Programı

Siret ve Sünnet'te Mekke Dönemi

(İrşad Kitabevi-Cumartesi günleri saat 19:00'da)

11 Ekim '08   Kur'an Öncesi Hanifler, Sabiiler, Ehli Kitap

25 Ekim '08   Kur'an Öncesi Dünya ve Mekke Ortamı

08 Kasım '08  Vahyin İlk Çağrısı ve İlk Surelerin İlgi Alanı

13 Aralık '08   İbrahimi Gelenek, Muharref Gelenek ve Örf

27 Aralık '08   Kur'an Eğitimi ve Tebliğde Üslup

10 Ocak '09   Cahili Toplumu Değerlendirme ve Sünnetullah

24 Ocak '09   Cahili Sistemin Baskısı, Şahitlik-Dayanışma

14 Şubat '09  Rum Suresi ve Dünyanın Durumu

28 Şubat '09  İlk Hicret, Ehli Kitapla ilişkiler

14 Mart '09    Cahili Toplumda Sosyal – Ekonomik İlişkiler

11 Nisan '09   Mekke'de Ambargo ve Panayırlar

25 Nisan '09   Mekke Dışına Açılım, Akabe Biatı, Hicret

09 Mayıs '09  Nitelikli Birlik, Önderlik ve Dayanışma

30 Mayıs '09  Mekke Dönemi Siretinin Günümüzle İrtibatı

10 Ekim '09   Rasulullah'ın ve İlk Sahabenin Yetişme Tarzları

31 Ekim '09   Rasulullah'ın Şahit ve Üsvetu'l Hasene Özellikleri

14 Kasım '09  Rasulullah'ın Bilgi Kaynakları ve Gayb İle İrtibatı

12 Aralık '09   Mekke Döneminde İtaat, İstişare ve Hüküm Vermede Tedric

İrşad Kitabevi – Gladbacherstr. 475 B – Neuss - Almanya

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir