Devrim öncesinde ABD'nin Ortadoğu'daki üssü konumunda olan İran'da İslam inkılâbından sonra ABD ve İsrail, İran'dan kovulmuş ve o tarihten itibaren ABD ve İsrail'in Ortadoğu politikalarına karşı muhalif bir duruş sergilenmiştir.
On yıllara dayanan bir mücadele ve binlerce şehit verilerek gerçekleştirilen devrim sonrasında İran yönetim biçimi "İslam Cumhuriyeti" olarak ilan edilmiştir. Zulme karşı kararlı bir duruş ve ödenen bedellere rağmen yılgınlık göstermeyen bir mücadelenin zaferle sonuçlandığının göstergesi olan İslam devrimi, medreselerden camilere, gençlik hareketlerinden kadınlara ve çeşitli ideolojik fraksiyonlara kadar tüm İran halkını bu sürece katmayı başarmıştır.
Türkiye'de olduğu gibi dünya Müslümanları tarafından da coşkuyla karşılan inkılâp, İslami hareketlere de devrimci bir ruh ve motivasyon aşılamıştır. Ayetullah Humeyni, Ali Şeriati, Muhammed H. Beheşti, Murtaza Mutahhari, Mustafa Çamran, Mehdi Bazergan vb. birçok ismi dünya Müslümanlarına kazandırmış ve aynı dönemde başlayan Afgan cihadıyla birlikte ümmet bilincinin yeşermesine katkıda bulunmuştur.
Tağut, müstekbir, mustaz'af gibi Kur'anî kavramların hayatın içinde karşılık bulduğu ve emperyalizme ve yerli işbirlikçilerine karşı mücadelenin Kur'anî temelli olduğunun pratik açılımlarının görüldüğü devrim süreci, mezhebi farklılıklardan kaynaklanan husumetleri de asgariye indirmiş; Şii ve Sünni Müslümanların kardeş olduğu vurgusu ön plana çıkartılmıştır.


Devrimin hemen akabinde öncü kadroya yönelik suikastların gerçekleşmesi ve Batılı güçlerin desteklediği Irak'la 8 yıl süren şiddetli bir savaşta yüz binlerce şehit verilmesine rağmen devrim sancağını koruyan İran, başından bu yana Filistin davasını sahiplenmiş ve İsrail'e açık cephe açmıştır.
Gelinen nokta itibariyle İran'da mezhebi, etnik (Farsi), ulus-devlet merkezli reel politik yaklaşımlar; toplumsal dönüşümün Kur'an merkezli bir sürece evrilmesi boyutunda yaşanan zaaflar "tıkanma" eleştirilerine yol açmıştır. Öte yandan rehberlik makamının pratiği ile ilgili tartışmalar, basına yönelik uygulanan sansür, muhalif kesimlerin "Amerikancı" yaftasıyla susturulması, Filistin-Lübnan dışındaki diğer Ortadoğu'daki İslami hareket ya da direniş gruplarıyla ilişkisinin mahiyeti, nükleer ve silah sanayindeki gelişmeler vb. başlıklar son zamanlar İran'ının gündeme geliş şeklini belirleyen konular.


Ancak İran, tüm Müslümanlar için, İslami mücadelede merhalecilik, öncü kadro, toplumsallaşma/kitleselleşme, gençlik ve kadın hareketleri, yerli işbirlikçilere olduğu gibi dünya istikbarına karşı devrimci duruş vb. birçok konuda bir laboratuar görevi de ifa ediyor.
HAKSÖZ-HABER
31. Yıl İslam Devrimi Yürüyüşü ile ilgili ayrıntılar için tıklayınız:








