Amerika ile Irak hükümetinin bir süreden bu yana pazarlık yürütmekte olduğu Kuvvetler Statüsü Anlaşması'nın (SOFA) imzalanması durumunda, Taslak metninde, işgal sonrası SOFA çerçevesinde Irak'ta kalacak ABD askerleri için süre ve sayı sınırlamasının bulunmadığı ortaya çıktı. Bu durum, Irak'taki fiili ABD işgalinin, ABD yönetimi istediği sürece devam edeceğini gösteriyor.
ABD ile Irak arasındaki SOFA pazarlığının ayrıntıları netleştikçe, Washington yönetiminin Ortadoğu'daki ABD askeri varlığının kalıcı olması yönünde ciddi bir politika izlemekte olduğu gözler önüne serilmeye başlandı. SOFA'nın taslak metninde ABD'ye "terorizme karşı mücadele" gerekçesiyle Irak içinde istediği zaman ve istediği kapsamda askeri operasyonlar düzenleme yetkisi tanındı. Yine bu çerçevede taslak metninde SOFA, güvenlik gerekçesiyle ABD askerlerine Iraklıları gözaltına alma yetkisi verirken ülke içindeki ABD askerlerinin sayısına ve faaliyetlerine zaman sınırlaması getirmedi.
Böylece ABD yönetimi bu ikili anlaşmaya dayanarak Irak'ta istediği kadar askerini, istediği süre boyunca konuşlandırabilecek. Ancak bu noktada ABD'nin, Irak topraklarını kullanarak üçüncü ülkelere operasyon düzenleme yetkisinin de SOFA'da yer alması talebine Bağdat yönetiminin karşı çıktığı ve pazarlığın da bu noktada kilitlendiği belirtildi.
Bağdat yönetimi, SOFA'da ABD'ye Irak toprakları üzerinden "üçüncü ülkelere operasyon" hakkı tanırsa, öncelikle İran ile karşı karşıya gelmiş olacak. Böyle bir maddenin yer alacağı herhangi bir ikili anlaşmanın, Şii grupların ağırlıkta bulunduğu Irak parlamentosundan geçmesi olasılığı ise bulunmuyor.
Ancak, üçüncü ülkelere operasyon hakkı tanımayan bir SOFA'nın da ABD'nin Ortadoğu'daki uzun erimli stratejik çıkarlarına aykırı olduğu belirtiliyor. Sünni Arapların şiddetle karşı çıktığı, Şiilerin çekinceli baktığı SOFA'ya Iraklı Kürtler ise işgalden sonra elde ettikleri kazanımları korumak için ciddi anlamda destek veriyor.