
İnönü Üniversitesi’nde “Bilgi ve Değer” konferansı düzenlendi
Bilgi ve Erdem Topluluğu, 2025-2026 akademik yılının son etkinliği kapsamında Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yasin Ramazan Başaran’ın konuşmacı olarak katıldığı “Bilgi ve Değer” başlıklı bir konferans organize etti.
İnönü Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Bilgi ve Erdem Topluluğu, 2025-2026 akademik yılının son etkinliği kapsamında Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yasin Ramazan Başaran’ın konuşmacı olarak katıldığı “Bilgi ve Değer” başlıklı bir konferans organize etti. Zahit Aksu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda, dijitalleşme süreciyle birlikte artan enformasyon miktarı, yapay zekanın bilgi üretimine etkileri ve bilginin ahlaki zeminle olan ilişkisi akademik bir perspektifle ele alındı. Dönemin son faaliyeti olan etkinliğe öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı.
Programın açılış ve selamlama konuşmasını Bilgi ve Erdem Topluluğu Başkanı Ramazan Bayram gerçekleştirdi. Bayram, konuşmasında tarihsel süreç boyunca insanlığın bilgi edinme ve anlama arayışı içinde olduğunu ifade etti. Günümüz dünyasını saniyeler içinde milyonlarca veriye ulaşılan bir dönem olarak tanımlayan Bayram, bu durumun doğru yönetilmediğinde derin bir anlama krizine ve yön kaybına neden olabileceğini belirtti. Verinin tek başına bir anlam ifade etmediğini dile getiren Bayram, bilginin ahlaki bir zemin üzerine oturtulması ve insani değerlerle bütünleşmesi gerektiğinin altını çizdi. Bayram, topluluk olarak dönemin son etkinliğinde bu konuyu gündeme taşımayı amaçladıklarını belirterek, destek veren öğretim üyelerine ve yönetim ekibine teşekkür etti. Açılış konuşmasının ardından Dr. Yasin Ramazan Başaran’ın akademik öz geçmişi katılımcılarla paylaşıldı.
Konferans sunumuna yapay zeka algoritmalarının işleyiş biçimi ve bilgi üretimi üzerindeki etkilerine dair bir örnekle başlayan Dr. Yasin Ramazan Başaran, bir yapay zeka modeline kendi adına basılmış kurgusal bir kitabın özetini sorduğunu ve sistemin kendisine tutarlı fakat tamamen gerçeğe aykırı bir metin ürettiğini aktardı. Bu durumun, internet ortamındaki verilerin ortalamasını alan algoritmaların ürettiği çıktıların doğrudan “bilgi” olarak kabul edilemeyeceğini gösterdiğini ifade eden Başaran, günümüzdeki krizin epistemik olmaktan ziyade varoluşsal bir nitelik taşıdığını savundu.
İstatistiki verilere göre son 40 yılda üretilen enformasyon miktarının, insanlık tarihinin önceki dönemlerinin toplamından daha fazla olduğunu belirten Dr. Başaran, bilgiyi insandan ve özneden tamamen bağımsız, tüketilebilir bir nesne olarak gören pozitivist bilgi yaklaşımını eleştirdi. Bilginin var olabilmesi için mutlaka anlayan bir özneye ve zihinsel bir sürece ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Başaran, “Bilen bir kişi olmadığında bilginin de sürdürülebilirliği kalmaz. Anlaşılmayan veri, bilgi kategorisinde değerlendirilemez” dedi. Dijital platformların ve yapay zeka modellerinin veriyi doğrudan sunarken kaynakları perdelediğini belirten Başaran, bu durumun bireyleri bilginin üreticisi olmaktan çıkarıp, yalnızca hazır enformasyonun birer uydusu haline getirme riski taşıdığını ifade etti.
Konuşmasında felsefi bir kavram olarak “perspektif” üzerinde duran Dr. Yasin Ramazan Başaran, her sahih bilginin bir bakış açısı ve öznellik barındırdığını dile getirdi. Yapay zekanın geniş bir veri tabanına sahip olmasına rağmen özgün bir fikre sahip olamayacağını, çünkü bir öznelliğinin ve bakış açısının bulunmadığını kaydetti. Bireyin yaşadığı çevre, aldığı eğitim, kültürel birikimi ve sosyal ilişkileriyle şekillenen perspektifinin bilgi üretimindeki önemine değinen Başaran, “Bireyin kendi bulunduğu koordinattan edindiği ve özümsediği bilgi, dijital ortamlardaki ham veri yığınlarından daha niteliklidir” şeklinde konuştu.
Perspektif odaklı yaklaşımın mutlak bir göreceliliğe yol açmayacağını, çünkü bireysel öznelliğin toplumsal kesişim alanlarından beslendiğini ifade eden Başaran, bilgi çağında bireylerin izlemesi gereken yöntemi “özümseme” ve “sınırlarını bilme” olarak iki başlıkta özetledi. İnsan zihninin yalnızca veri depolayan teknik bir araç gibi konumlandırılmaması gerektiğini belirten Başaran, öğrenilenlerin analiz edilerek hayata aktarılmasının önemine dikkat çekti. Yapay zekanın aksine, insanın kendi bilmediği alanları ve sınırlarını tespit edebilme yetisine sahip olduğunu hatırlatan Başaran, gerçek bilgi birikiminin insanda kibir yerine, bilinemeyen alanların genişliği karşısında bir tevazu bilinci oluşturması gerektiğini vurguladı.
Konferansın son bölümünde, katılımcıların sorularının yanıtlandığı soru-cevap faslına geçildi. Öğretim üyeleri ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği bu bölümde; atom enerjisinin keşfi ve kullanım alanları üzerinden bilginin ahlaki sorumluluğu, Kant felsefesinde anlama süreçlerinin tespiti, apriori ve aposteriori bilgi teorilerinde zihinsel süreçlerin rolü ile yapay zekanın gelecekte bir bilinç düzeyine ulaşıp ulaşamayacağı gibi akademik konular felsefe tarihi bağlamında tartışıldı. Dr. Başaran, kendi akademik çalışmaları ve tez yazım süreçlerinden örnekler vererek, bilgi üretiminin doğrusal bir hat izlemediğini, hataların fark edilmesi ve düzeltilmesiyle ilerleyen dinamik bir süreç olduğunu belirtti.
İnönü Üniversitesi bünyesindeki Bilgi ve Erdem Topluluğu’nun 2025-2026 akademik yılı kapanış programı, hediye takdimi merasimiyle sona erdi. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Yunus Emre Temiz, konferansa sunduğu akademik katkılardan dolayı Dr. Yasin Ramazan Başaran’a teşekkür ederek günün anısına hediye takdiminde bulundu. Program, salonda bulunan katılımcılar arasında yapılan kitap çekilişinin ardından sona erdi.







Haber: İrem GÜLDAŞ



HABERE YORUM KAT