
İngiltere’de sağlık çalışanlarından hükümete tepki: “Filistin dayanışmasını susturmayın”
İngiltere’de 13 binden fazla sağlık çalışanını temsil eden kuruluşlar, NHS’de Filistin’e destek veren çalışanları etkileyebileceği belirtilen yeni düzenlemelere karşı çıktı.
Birleşik Krallık’ta 13 binden fazla sağlık çalışanını temsil eden tıbbi kuruluşlardan oluşan bir koalisyon, hükümete çağrıda bulunarak Ulusal Sağlık Sistemi'nde (NHS) Filistin’e destek veren sağlık çalışanlarını hedef alabileceği belirtilen yeni düzenlemelerin uygulanmasının derhal durdurulmasını istedi.
İngiltere Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (DHSC), geçtiğimiz hafta hükümetin antisemitizm danışmanı Lord John Mann tarafından hazırlanan ve NHS bünyesindeki Yahudi karşıtlığı ile diğer ırkçılık türlerini inceleyen raporu onaylamıştı.
Raporda, NHS bünyesinde çalışan yaklaşık 1,5 milyon personele zorunlu antisemitizm eğitimi verilmesi, iş yerlerinde siyasi sembollerin yasaklanması ve sağlık çalışanlarının üniformalarıyla protestolara katılmalarının engellenmesi önerildi.
Ancak aralarında Müslüman, Orta Doğulu ve Güney Asyalı sağlık çalışanlarını temsil eden kuruluşların da bulunduğu koalisyon, yayımladığı açıklamada söz konusu tavsiyelerin yeterli istişare yapılmadan ve etkilenen toplulukların görüşleri alınmadan uygulamaya konulduğunu belirtti.
Koalisyon, özellikle siyasi sembollere yönelik yasakların ifade özgürlüğü ve vicdan hürriyetini kısıtlayacağını savunarak bunları “kaygı verici” ve “caydırıcı” olarak nitelendirdi.
“Irkçılık Türleri Arasında Hiyerarşi Oluşturuluyor”
NHS verileri, etnik azınlıklara mensup çalışanların beyaz çalışanlara kıyasla daha yüksek oranda ayrımcılığa maruz kaldığını ortaya koyuyor.
2018 yılında sağlık sektöründeki ayrımcılığı inceleyen araştırmacı Roger Kline, söz konusu raporun NHS’deki yapısal ayrımcılık sorunlarını çözmek için kaçırılmış bir fırsat olduğunu söyledi.
Kline, raporda İslamofobiye yeterince yer verilmediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Antisemitizmle mücadele edilmelidir, ben de Yahudiyim. Ancak İsrail’i sert şekilde eleştirmek antisemitizm anlamına gelmez. Raporda İslamofobi neredeyse hiç ele alınmıyor ve bu durum ırkçılık türleri arasında bir hiyerarşi oluşturabilir.”
Kline ayrıca Filistin rozeti taşımayı veya Filistin’e destek gösterilerine katılmayı antisemitizm olarak görmediğini ifade etti.
Filistin’e Destek Veren Doktorlar Soruşturma Altında
Son dönemde birçok sağlık çalışanı, Filistin’e destek içerikli sosyal medya paylaşımları veya protestolardaki açıklamaları nedeniyle soruşturmalarla karşı karşıya kaldı.
Londra’da görev yapan damar cerrahı Dr. Ranjeet Brar, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını eleştirdiği bir konuşma nedeniyle görevden uzaklaştırıldığını ve ardından soruşturmaya maruz kaldığını söyledi.
Brar, “Siyasi görüşlerim nedeniyle uzun süredir sistematik baskı görüyorum. Gazze’deki soykırıma karşı konuştuğum için ırkçı ve antisemitik olmakla suçlandım” dedi.
Filistin Bayrağına Şikâyet
İskoçya’da aile hekimi olarak görev yapan Dr. Tamara Ali de muayenehanesindeki küçük Filistin bayrağı ve kıyafetindeki Filistin rozeti nedeniyle bir hasta tarafından şikâyet edildiğini anlattı.
Şikâyette Filistin bayrağının “terör sembolü” olarak tanımlandığını ve Nazi sembolleriyle kıyaslandığını belirten Ali, buna rağmen birçok meslektaşının bu yaklaşımı İslamofobik veya ayrımcı olarak değerlendirmediğini söyledi.
Ali, yaşadıklarının kariyerinin en zor dönemlerinden biri olduğunu belirterek NHS ve eski işvereni hakkında ayrımcılık gerekçesiyle hukuki süreç başlattı.
“Antisemitizm Kavramı Siyasi Amaçlarla Kullanılıyor”
Filistin yanlısı gösterilere katılan Yahudi doktor Jonathan Fluxman ise antisemitizm kavramının Filistin dayanışmasını bastırmak amacıyla araçsallaştırıldığını savundu.
Fluxman, hükümetin bir yandan İsrail’e açık destek verirken diğer yandan sağlık çalışanlarının Gazze konusunda ses çıkarmasını engellemeye çalıştığını öne sürdü.
Filistin yanlısı sağlık çalışanlarının oluşturduğu Health Workers 4 Palestine grubu da Lord Mann’ın raporunun sağlık çalışanlarının insani konulardaki geleneksel savunuculuk rolünü zayıflatabileceği uyarısında bulunarak hukuki girişimleri değerlendirdiklerini açıkladı.


HABERE YORUM KAT