1. YAZARLAR

  2. Markar Esayan

  3. İndirin o parmakları!
Markar Esayan

Markar Esayan

Yazarın Tüm Yazıları >

İndirin o parmakları!

03 Ekim 2011 Pazartesi 12:22A+A-

Bu ülke büyük bir ahlaksızlığın üzerine kuruldu. Büyük pek çok ahlaksızlık ve cinayetlerin hem de.

Önce yüzbinlerce Ermeni’nin canını aldılar, güzel kadınlarını aralarında paylaşıp, sonra diğerlerini öldürdüler. Ermeni’nin, Rum’un, Süryani’nin mallarına el koyup, topluiğne üretemeyen bir ülkenin ilk yerli buzdolabını yaptılar ondan, gururlandılar.

Mustafa Kemal’in en büyük günahı, bu İttihatçılarla önce güya arasına mesafe koyup, sonra köprüyü geçince, onların bütün devlet zihniyetini miras almasıdır.

O mirasla, Ermenileri öldürürken kullandıkları Kürtleri yok etmeye giriştiler. Önce Zo’lar, sonra Ho’lar diyerek... Nasıl olsa onlar da “Müslüman’dı.” İçi boşaltılmış, yerine bol milliyetçilik zerk edilmiş kemalist model dinle, nasıl olsa bunların hepsi dönüşürdü. Kürtler, Aleviler, Müslümanlar...

Hesap oydu.

Bedelini siz hesap edin ama, Ermeni’yi, Rum’u, Süryani’yi sildiler, gerçekten muvaffak olundu. Suç cezasız kalınca, biz yaşayanlar Ergenekon devletine mahkûm olduk böyle işte.

Eski Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün gönlündeki milli ülke bu sayede kuruldu, “insanlık mübadeleleriyle...”

İnsanı ver, şeytanı al.

Kimse kimseyi kandırmasın. Böyle bir ülkenin zehirli sütüyle beslendik. 2007 yılında Hrant’ı İttihatçılara yem ettik. Bu utanç bize yeter. Elimizdeki en yüksek kalibreli siyasi, Başbakan “Affedersiniz bana Rum bile dediler” dedi.

2011 yılında...

PKK bebeleri öldürüyor.

Bakıyorsunuz, en güvendiğiniz insanlar, yol arkadaşlarınız bile, şiddetin öte tarafında bocalıyorlar. “Devlet öldürdü, biraz da PKK’liler öldürsün ne var! Bu iş sırayla” demeye getiriyorlar.

Eh, bu bir savaş, Türk ve Kürt bebeleri ölmezse, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa...

Hesap o ki, Kürtlerin öfkesine yağ çekilecek. Nasıl da kıvanç duyuyorlardır kendilerine gelen kutlama maillerinden. Bunun bir hata olduğunu kabul edemem. Bilmeden yapılamaz bu tür şeyler.

Ahlaksızlık ve zalimlik bu. Kusura bakmayın, siyasi terbiyem bu kadar. Ben sokak çocuğuyum, bilmem adabımuaşereti pek. Şeyler’i adıyla çağırırım.

Bunu bile bile yapmak, öfkeyi harlamak ahlaksızlık, zalimliktir çünkü. Benim için Ceylan’ı öldüren zihniyet neyse, Kürtlere, bebe öldürmeyi bile mazur gösterecek gazlamayı yapanlar, farklı değiller.

Ben bunun için gazetecilik yapmıyorum. Bunun için yazmıyorum. Taraf bu değil.

Çok basit bir gerçekte ihtilafa düşmeyi anlayamam.

Karayılan’ın Taraf’a ve barış yanlısı Kürt STK’larına parmak salladığı bildiriyi okurken, Aktütün zamanı Başbuğ’un bize salladığı parmak geldi aklıma hemen. Herkes gibi...

İndir o parmağı Karayılan... O parmak bize sökmez. Bize bebek öldürmeyi kabul ettiremezsin. Taraf bu değil...

Bu ülkede kimse öldürmeyi meşru kılamaz artık. Biz bu devlete çoktan katil demişiz zaten. Kimse konuşmazken, her gün bombalanmayı bekler, vatan hainliği ile suçlanırken, Ceylan’a da, Serap’a da sahip çıkmışız. Bizim için kurşun adres sormaz. Her kurşun kahpedir. Hele bebelere yönelmişse artık.

Karayılan, sen, eline silah alıp, dağlarda gerilla ile yan yana savaşan tek ağasın Kandil’de. Ölümü iyi bilirsin. Savaşın ne olduğunu da.

Bu savaşı böyle kazanamazsın. Devlet kazanamadı, sen de kazanamayacaksın. Barış basit bir ahlakı gerektirir, insan öldürmekten vazgeçersin. Yeter der masaya oturursun. Riskleri alırsın.

Bu devlet için de geçerli.

Sen Başbakan; bu ülkeyi, kurulduğu ahlaksız zihniyetle mi yöneteceksin? Sana oy vermiş bir vatandaş olarak soruyorum. Bu çocuklar daha ne kadar ölecek? Barışa karar verir ve oturur yaparsın. Kürtlerin anadil hakkını vermek için PKK’ye ihtiyacın yok. Kürtlerden bu ülkenin onlara yaşattığı acılar için özür dilemek için protokolleri imzalamaya gerek yok. Kürt köylüsü katili Mustafa Muğlalı Paşa Kışlası’nın ismini değiştirmek için neyi beklersin? Heykelleri enine kestirmekte gösterdiğin cevvalliği, neden bu ahlaksızlığı bitirmekte göstermezsin, mesela?

Bu ülke ahlaksızlık ve zalimlik üzerine kurulu.

Hiçbiriyle adam gibi yüzleşemedik. Gitgide biz ona benzedik. Onun ahlaksız prensiplerini kendimize rehber edindik. Katil ile maktul sürekli rol çalar hale geldi. Bu uğursuz zincirin bir halkası olmama erdemini kim gösterecek?

Bir yanda bebe öldüren bir örgüt ve onun şakşakçıları, diğer yanda Sri Lanka modelini kutsayan, Başbakan’ı gazlayan nihai çözüm heveslileri...

Çok merak ediyorum, bunlardan geri kalanlarımız, ne kadarız?

Biliyorum hiç az değiliz ve sonucu bu tayin edecek.


[email protected]

TARAF

YAZIYA YORUM KAT