1. YAZARLAR

  2. ADEM ÖZKÖSE

  3. İmam Hatipli Eyüp Taş’ın başına gelenler
ADEM ÖZKÖSE

ADEM ÖZKÖSE

Yazarın Tüm Yazıları >

İmam Hatipli Eyüp Taş’ın başına gelenler

23 Ekim 2021 Cumartesi 00:09A+A-

Eyüp Taş kendi akranları gibi üniversite hayalleri kuran bir lise öğrencisidir. 2019 yılının 8 Ekim gecesine kadar hayatı normal seyrinde devam ederken gece saat üçte ailesiyle birlikte kaldığı evin kapısı şiddetli bir şekilde vurulmaya başlar. O sırada ders çalışan Eyüp gece vakti bu şekilde kapıya vuranların kimler olduğunu anlayamadığı için tedirgin bir şekilde kapıya yönelir. Kapıyı açar açmaz maskeli 8 adam ellerindeki silahlarla eve girerler ve Eyüp ile babasını yere yatırırlar. Annesi, kardeşleri, anneannesi evde misafir olan astsubay eniştesi korkuyla uyanmışlardır ve herkes neler olup bittiğini anlamaya çalışmaktadır.

eyuptas-1.jpg

Maskeli ve silahlı adamların yanında sivil giyimli biri kadın 3 kişi daha vardır ve içlerinden biri “Eyüp Taş kim?” diye sorunca Eyüp yatırıldığı yerden “ben” diye cevap verir. Bunun üzerine sivil giyimli kişi Eyüp’e “Hakkında DAİŞ üyesi olmaktan savcılık tarafından yürütülen bir soruşturma var.” der. Eyüp DAİŞ’in ne demek olduğunu bilmediği için neyle suçlandığını uzun bir süre anlayamaz. Polisler evi aradıktan sonra birlikte emniyete gideceklerini söylerler. Eyüp üniversiteye hazırlandığı test kitabını kapatır ve elleri kelepçelendikten sonra polislerin kolları arasında Vatan Emniyet’e götürülür. Eyüp hala DAİŞ’in ne olduğunu anlayamamıştır. Fakat evden aşağı inince sokakta gördüğü akrepler ve polis arabaları nedeniyle başına çok kötü bir şey geldiğini tahmin etmektedir.

Eyüp’ün başına gelenlere, nasıl yargı zoruyla IŞİDci yapılmak istendiği ile ilgili sürece devam edeceğim. Ama önce Eyüp’ü size daha yakından tanıtmak istiyorum. Ailesi İsmailağa Cemaati çevresinden olan Eyüp çocukluğundan beri İsmailağa’nın medreselerinde okumuş, bu çevrenin hocalarından dersler almıştır. İmam Hatip yıllarında ise bir dönem AK Parti Gençlik Kolları’nda gönüllü olarak çalışan Eyüp bir dönem de GENÇ İHH’nın faaliyetleri içerisinde bulunmuştur. Eyüp’ü ben de yakından tanırım. Yıllardır kitap okuma halkalarına gidip gelir. Elinden geldiğince dinini yaşama gayretinde olan, ahlaklı, yıllardır tanımama rağmen hiçbir uç fikrine şahit olmadığım bir gençtir.

eyuptas-2.jpg

Eyüp’ün hikâyesine şimdi kaldığımız yerden devam edebiliriz. Eyüp Vatan Emniyet’te üç gün kalır, burada sorguya alınır. Bu sırada DAİŞ’in ne olduğunu da öğrenir ve o andan itibaren zihninde tek bir soru vardır. Nasıl olmuştur da DAİŞ gibi hiçbir şekilde benimsemediği hatta nefret ettiği bir örgüte üye olmakla suçlanmıştır? Eyüp’ün zihni hep bu soruyla meşgulken mahkeme dosyasının tamamını incelemiş biri olarak bu sorunun cevabını ben vereyim. Eyüp’e bir gün bir whatsapp grubuyla ilgili davet linki gelir. Davet mesajında eğer isterse ayet ve hadislerin paylaşılacağı, ilmi konuların müzakere edileceği bu whatsapp grubuna üye olabileceği belirtilir. Bunun üzerine Eyüp linki tıklayarak bu whatsapp grubuna üye olur. Daha sonra whatsapp grubunda İmam Maturidi başta olmak üzere Müslüman kelamcılara yönelik hakaretvari sözleri görünce whatsapp grubundan ayrılır. Fakat kim tarafından kurulduğunu bilmediği ve sadece bir hafta takip edip ayrıldığı bu whatsapp grubu Eyüp’ün başına büyük bir bela açacaktır. Whatsapp grubunu kuran kişi bir süredir polis tarafından takip edilen bir IŞİD üyesidir ve polis whatsapp grubuna üye olan yaklaşık 40 kişiyi gözaltına alır. Alınan bu kişilerden biri de Eyüp’tür. Eyüp’ün IŞİD mensubu olduğuna dair dosyadaki bir başka ciddi (!) delil ise arkadaşlarıyla gittikleri bir piknikte elindeki boncuk tabancayla çekindiği fotoğraf. Düşünebiliyor musunuz, Eminönü’ndeki oyuncakçılardan alınan bir boncuk tabancası bile IŞİD gibi vahşi bir terör grubuna üye olduğunuza dair dosyanızda önemli bir delilmiş gibi gösterilebiliyor.

Vatan Emniyet’deki sorgunun ardından mahkemeye çıkarılan Eyüp yapılan yanlışlığın farkına varılacağını ve mahkeme tarafından serbest bırakılacağını düşünmektedir. Fakat umduğu gibi olmaz ve Eyüp tutuklanır, şok üstüne şok yaşar. Daha sonra Eyüp’ün cezaevi günleri başlar. Silivri Cezaevi’nde IŞİD koğuşuna konulan Eyüp koğuştaki herkeste şaşkınlığa neden olur. IŞİD’le ilgili hiçbir şey bilmeyen Eyüp nasıl olmuştur da buraya düşmüştür? Eyüp uzun bir süre koğuşa ayak uydurma noktasında da zorluk yaşar. Namaz kılarken ellerini bağlamaktan tutun da paçalarının uzun olmasına kadar bir çok mesele koğuşta sorun olur. Eyüp burada son derece sıkıntılı bir 4.5 ay geçirir.

Ben de cezaevinde kaldığı süreçte birkaç kez Eyüp’ü ziyaret ettim. En büyük korkum Eyüp’ün birlikte kaldığı insanların fikirlerinden etkilenmesiydi. Fakat her ziyaret edişimde Eyüp’ün bırakın bu insanların fikirlerinden etkilenmeyi IŞİD ve benzeri gruplardan daha da nefret ettiğini gördüm. Eyüp 4.5 ay cezaevinde yattıktan sonra 2020 yılının 12 Şubat günü çıktığı ilk mahkemede serbest bırakıldı. Hepimiz bu duruma sevinirken 2021 yılının Nisan ayındaki karar mahkemesinde Eyüp’e IŞİD mensubu olmak suçlamasıyla 6 yıl 3 ay ceza verildi. Eyüp’ün dosyasını tanıdığım hangi avukata veya savcıya gösterdiysem böyle bir dosyayla bir insan nasıl olur da IŞİD’den ceza alır diye şaşırdılar. Birçok kez sabah namazı buluşması organize eden, AK Parti Eyüp Gençlik Teşkilatı’nda bir dönem gönüllü olarak görev yapan Eyüp’ün dosyasında çok ilginç iki suçlama da var. Bu suçlamalardan biri diyanetin imamlarının peşinde namaz kılmamak diğeri ise oy vermeye karşı çıkmaktır. Tamamen bir klişeye dönüşmüş bu suçlamalarla ilgili ise dosyada inanın tek bir delil bile yok.

Eyüp uzun zamandır adeta kanamalı bir hastaya dönüşen Türk yargı sisteminin yeni kurbanlarından. Şu an bir taraftan cezaevinden çıktıktan sonra kazandığı İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nde okuyan Eyüp diğer taraftan da istinafta olan dosyası ile ilgili verilecek kararı bekliyor. Genç yaşta devletin bambaşka bir yüzüyle karşılaşan Eyüp Taş’ın gözlerimizin önünde hayatının karartılmak istenmesi ise başta inşaat işçisi babası olmak üzere hepimizi kahrediyor. Türkiye ne yazık ki her dönem mağdur edeceği yeni kurbanlar bulmaya devam ediyor. Ülkede birçok şey değişse de bu gerçek bir türlü değişmiyor. Umudumuz odur ki istinaf bu hukuksuz kararı bir an önce bozar ve bir gencin daha hayatı ve geleceğe dair hayalleri karartılmaz.  

YAZIYA YORUM KAT

28 Yorum