Programın 5. haftasında İbrahim Sarmış'ın "Hz.Muhammed'i doğru anlamak" başlıklı sunumu gerçekleşti.
Duha ve İnşirah suresini okuyarak programa başlayan İbrahim Sarmış, Allah'ın Peygamberini rahatlattığını, sahip çıktığını, onu unutup darılmadığını hatırlattı. Hz.Peygamberin bilgi kaynağının vahiy olduğunu ve bu davanın vahiy sayesinde 23 senede başarıya ulaştığını söyledi.
Günümüzde Peygamber etrafında örülen çok kompleks bir yapı olduğundan, Peygamberi anlamanın çok zor olduğundan bahsetti. Peygamberi anlamak için sadece Kur'an'a başvurmanın yeterli olacağını belirterek, örnek alabileceğimiz Peygamber ancak böyle mümkündür dedi. Kur'an'ın birçok ayetinde "Ben de sizin gibi bir insanım" demiş olmasına rağmen günümüzde şu anlayış hakimdir. "Evet ama O farklı bir beşerdir, bütün taşlar taştır ama inci ayrı bir taştır." Buradan hareketle Peygamber ayrı bir insan sınıfına sokularak örnekliğinin üstü örtülmektedir. Biz Allah'ın dediğini mi kabul edeceğiz yoksa insanların dediğini mi kabul edeceğiz!
Müşrikler ondan sürekli mucizeler istiyorlardı. O ise beşer olduğunu vurgulayarak kendilerinden farklı bir yönünün olmadığını, sadece kendisine vahiy edileni yerine getirdiğini söylüyordu. Kendisinin mucize getirmeye gücünün yetmediğini belirtip, "ancak Allah dilerse olur" diyordu. Buradan hareketle müşrikler "bu ne biçim elçi, bizim gibi yemek yiyor, pazarlarda dolaşıyor" diye itiraz ediyorlardı.
Kur'an Peygamberi sade ve öz olarak tanımlıyor. Günümüzdeki ise sanki kıyamete kadar ve hatta daha ötesine (cennet, cehennem) kadar bilgi veren bir Peygamber anlayışı var. Oysa ki Peygamber gaybı bilmediğini ve ancak Allah'ın gaybı bildiğini söylemiştir. Oluşturulan Peygamber anlayışı, vahyi tebliğ eden değil de gelecekten haber veren müneccim gibi algılanıyor. Böyle söylediğimiz zaman, karşımıza Allah Peygamberine bildiriyor deniliyor. O zamanda şunu sormak lazım "bu bilgiyi sen nasıl biliyorsun?"
Ölçümüz doğruyu söyleyen, şaşmayan Kur'an olmalıdır. Kur'an'ın Peygambere yüklemediği bir misyonu ona yüklemeye hakkımız yoktur. İyi niyetle yapılan abartmalar Peygamberi örnek alınamayacak hale getirmektedir. Peygamber kendisine verilen mucizenin sadece Kur'an olduğunu söylüyor. Daha önceki topluluklara bir mucize gönderildiğinde eğer o topluluk isyana devam ettiyse arkasından helak gelmiştir. Ad Kavmi, Semud Kavmi, Lut Kavmi örnek olarak verilmiştir.
Peygamber zamanında din nedir? sorusunun cevabına Kur'an cevabı alınıyordu, Resule geldikleri zaman Kur'an uygulanıyordu.
Ölçü Kur'an'dır.
Nur Kur'an'dır.
Hidayet Kur'an'dır.
Hakem Kur'an'dır.
Sözleriyle Kur'an'ın çağrısının akıllı insanlara olduğunu belirtti. Sunumunun sonunda soruları cevaplandıran İbrahim Sarmış, doğru bir Peygamber anlayışının ancak Kur'an'da ki Peygamber ile mümkün olacağını belirtmiştir.



