Her şeyi devletin bilgisi dahilinde yaptık

Her şeyi devletin bilgisi dahilinde yaptık

Susurluk sürecinde pek çok olayla ilişkilendirilen özel timciler yaptıkları açıklamalarla gündemden düşmüyor. Oğuz Yorulmaz'ın annesi Emine Yorulmaz'ın "Oğlumu polis diye verdik, çeteci yaptılar." açıklamasını Ayhan Çarkın'ın "Bin kişiyi öldürmüş olabilir

Aynı sürecin aktörlerinden eski özel timci Ercan Ersoy, yaşananlardan sadece kendilerinin sorumlu tutulmasını eleştiriyor. O dönemdeki olayların bir devlet politikası olduğunu söyleyen Ersoy, her şeyi yetkililerin ve devletin bilgisi dahilinde yaptıklarını belirtiyor. Ersoy, "Bizler bu görevlere atandık. Ne büyük paralar kazan- dık ne de hayatımız değişti. Tam tersine zarar gördük. Mesleğimizden atıldık. Hayatımı güçlükle sürdürüyorum." diyor.

Ercan Ersoy, Susurluk sürecinde adı manşetlerden düşmeyen polis memurlarındandı. Susurluk kazasında Abdullah Çatlı, Hüseyin Kocadağ ve Sedat Bucak'ın bulunduğu arabayı takip eden ve içinde korumaların olduğu aracı o kullanıyordu. Kazadan sonra Çatlı'ya ilk müdahale eden oydu. İşadamı Ömer Lütfi Topal cinayetinden yargılandı ve beraat etti. Yargılanırken eski milletvekili Sedat Bucak'ın korumalığını yaptı. Şam'da Abdullah Öcalan'a yönelik planlanan ancak başarısızlıkla sonuçlanan bombalı suikast girişiminde görev alan özel birliğin içindeydi. Susurluk davasında yargılandı. Hapis yatıp çıktı. Şimdi İzmir'de yaşamını sürdürüyor. Susurluk sürecinde yaşananlardan pişman olmadığını söylüyor. Görevini yaptığına inanıyor ve "Bugün olsa yine aynı şeyi yaparım. O dönemde devletin terör örgütü ile mücadele etme şekli değişti. Devlet o zaman operasyonlarla değil de birtakım yatırımlarla bu işe yöneldi. Bir de seçim dönemleri başladı. Politik bazı durumlar da işin içine girdi. Biz tayin edildik. Teröre karşı mücadele verdik. Ne yaptıysak devletin ve başımızdakilerin bilgisi dahilinde yaptık. Biz bugün farklı konuşursak, bir daha bu görevlerde bulunacak kimse çıkmaz." diyor. Ersoy, yaşananlardan kendilerinin zararlı çıktığını savunuyor: "Bizim için büyük paralar kazandılar dediler. Bu olay olalı 12 sene oldu. Halimiz ortada. Keşke sakladığımız para olsaydı da bugün çıkarsaydık. Tam tersine zarar gördük. Mesleğimizden atıldık. Cezaevinde yattık. Hayatımı da zorluklarla geçiriyorum. Bugün can güvenliğim ile ilgili sorunlarım var ama silah bile alamıyorum."

Ercan Ersoy, Susurluk kazasıyla ilgili de ilginç detaylar aktarıyor. Kazadan hemen sonra çekilen fotoğrafın kimler tarafından ve nasıl çekildiğini ise bilmiyor. Ercan Ersoy'un anlattığına göre Susurluk kazasından hemen sonra dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de müdahil olmuş. Kazadan yaralı kurtulan Sedat Bucak'ı Balıkesir'den İstanbul'a getiren Cavit Çağlar'a ait özel uçağın Demirel tarafından gönderildiğini söylüyor.

Ercan Ersoy, Ergenekon soruşturması konusunda ise şöyle konuşuyor: "Soruşturma kapsamında birbiriyle ilgisiz pek çok kişi aynı örgüte üye olmaktan tutuklandı. Doğrusu bu bana ilginç geliyor. Ama Türkiye'de hiçbir savcı ortada hiçbir şey yokken böyle bir iddianame hazırlamaz ve yine hiçbir hâkim de ortada bir şey yokken bu kadar insanı tutuklamaz. Bekleyip göreceğiz bu işin sonunu." (Zaman)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir