HDR’den Dünya Kadınlar Günü paneli

HDR’den Dünya Kadınlar Günü paneli

8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle, HDR – İnsan Onuru ve Hakları Derneğinin düzenlediği panel, Almanya’nın Essen şehrinde kalabalık bir izleyici grubu huzurunda gerçekleştirildi.

Panele, Atilla Balaban'ın okuduğu Kur'an-ı Kerim'den bazı ayetler ve meallerinin okunmasıyla başlandı.

Türkiye'den yazar Yıldız Ramazanoğlu ile Avusturya'dan ressam müzisyen eğitimci Aischa Wei Yu Atay konuşmacı olarak katıldığı toplantıyı, Aslı Ateş Kaya sundu. Avusturya'dan gelen Hilal Çocuk Korosu da panele müzikleri ile neşe kattı. Bir Avusturya televizyonunun Hilal Koro ile ilgili yaptığı kısa film de ilgi ile izlendi.

Aslı Ateş Kaya'nın konuya ilişkin kısa bir açıklaması sonrası söz alan Atay, Müslüman olma sürecini anlatarak, başörtüsünün hayatına girmesinden sonra yaşadığı bazı zorluklardan bahsetti. Bazı kapıların kapandığını, bazıların yine Yüce Allah tarafından açıldığını da ifade etti. Avusturya'da başörtülü Müslüman kadının başarısından da sözeden Atay, bugün yüzlerce başörtülü görevlinin bulunduğunu söyledi. Eğitimden hukuka kadar birçok alanda başörtülü Müslüman hanımların çalıştığını da ifade etti.

Atay'ın Almanca yaptığı zaman zaman Türkçe'yi de ilave ettiği konuşmasını HDR Genel Başkanı Murat Yılmaztürk Türkçe'ye çevirdi.

Verilen kısa bir aradan sonra Yıldız Ramazanoğlu, modernleşme sürecini kısaca anlatarak, bugün yaşananların sadece basit bir başörtüsü sorunu olmadığını, sorunun çok daha temel ve derinlerde olduğunu vurgulayarak konuşmasına başladı.

Osmanlı son dönemlerinde sadece kadınlar tarafında çıkartılan dergilerin varlığından bahisle, o dönem kadınlarının Cumhuriyet döneminde itibar görmediklerini söyledi. Çünkü Osmanlının son dönemlerindeki kadınların sorunu İslam'ın kendisinde değil, uygulamalarında gördüklerini ifade etti.

Dünya gözünün bugün başörtülü kadının üzerinde olduğunu da söyleyen Ramazanoğlu, Batı'da bu konu ile ilgili bir çok önyargının yıkıldığını da ifade etti. Birçok entelektüel çevrenin bugün başörtüsü ve başörtülü hanımları konu ettiğini de söyledi.

Time Dergisinde Müslüman kadının kapak yapıldığını, oradaki Müslüman hanımların başarısının yazıldığını, Belçika'dan bir Müslüman hanımın "Başörtüm ruhumun manifestosudur" cümlesinin öne çıkartıldığını da söyledi.

Avrupa'nın bir içe kapanma sürecini yaşadığını, kendi değerlerini yemeye başladığını, 11 Eylül sürecinde başarılı bir sınav veremediğini, tamamen ABD güdümünde hareket ettiğini, Avrupalı kadının bugün ciddi bir aile içi şiddet sorunuyla karşı karşıya olduğunu da ifade etti.

Kadının erkek gibi toplumsal sorumluluklarının olduğunu, hepimizin ayrı ayrı hesap vereceğimizi ifade ederek, kadının önünün açılması gerektiğini, bugün daraltılmış alanlardan gelmenin getirdiği bir sonuç olarak, kadının önünün yeterince açık olmadığı halbuki Allah'ın açtığı bir alanın kimsenin daraltmaya hakkının olmadığını, ilmin kadın erkek herkese farzolduğunu, kadını sadece belli alanlarla sınırlandırmanın haksızlık olacağını, Doğu ile Batı arasında bir yerde olduğumuzu da ilave ettiği konuşması alkışlarla son buldu.

Soru ve cevap faslıyla süren panel, Yalçın İçyer hocanın yaptığı içli bir dua ile son buldu.

Haber: Mehmet Kaya

Kaynak: HDR

 

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir