Londra'da yayınlanan Kuds el-Arabi gazetesi, Hamas ve İsrail arasındaki ateşkesi böyle yorumluyor:
Hamas hareketi ile İsrail arasında Mısır'ın arabuluculuğunda resmi olarak varıldığı ilan edilen ateşkes anlaşması, İsrail'in 'terörist' bir hareket görerek müzakere etmeyeceğini ifade ettiği hareketi açıkça tanıması açısından Arap-İsrail çekişmesinde temel dönüşüm noktası olarak görülmektedir. Müzakerelerin Mısır'ın arabuluculuğuyla yapıldığı ve direkt olmadığı doğru ancak İsrail tarafının da öneriler aldığı ve karşı önerilerle cevap verdiği de bir gerçek.
İsrail bu önerileri görüştüğü kişilerin gerek kapsamlı işgal yoluyla gerekse de liderlerine yönelik suikast eylemleriyle Gazze'den tamamen silmekle tehdit ettiği Hamas hareketinden yetkililer olduğunu çok iyi biliyor.
ABBAS ANLAŞMAYI TELEVİZYONDAN ÖĞRENMİŞ OLABİLİR
Altı ay süren bu müzakerelerin Hamas hareketi ve yetkilileriyle sınırlı kalması, Ramallah yönetiminin ve Başkan Mahmut Abbas'ın dolaylı veya direkt hiçbir rolünün olmaması dikkat çekiyor. Hatta Abbas'ın anlaşmanın maddelerini bütün Filistinliler gibi televizyon kanallarından dinlediğini söylersek abartmış olmayız.
Anlaşma biri olumlu, diğeri olumsuz ve üçüncüsü müphem noktalar içeriyor. Bu durum içindeki birçok eksikliği yansıtıyor ve anlaşılması için müzakerelerin arttırılmasına ihtiyaç duyuyor. Hamas'ın, yetkililerin bütün açıklamalarında ısrar edildiği üzere Rafah kapısının derhal açılması şartının gerçekleşmediği açık. Ayrıca İsrail ateşkesin kabul şartı olarak defalarca tekrarladığı üzere İsrailli esir asker Gilad Şalit'in serbest bırakılmasını sağlayamadı. Yani iki tarafın sunduğu karşılıklı ödünler, bu iki konuda yani Rafah kapısı ve Şalit'in serbest bırakılması etrafındaki gelecek müzakereler sekteye uğrarsa bu durum anlaşmanın çökmesine yol açabilir.
Anlaşmanın geçerlilik süresi olan altı ay da soru işareti. Zira bu süre George Bush'un geriye kalan altı ayına ve dolayısıyla İsrail ile Ramallah yönetimi arasında çözüme varma amaçlı müzakerelere alan açılmasına mı bağlı yoksa mecrasını alması için kapsamlı bir Filistin ulusal diyaloguna fırsat verilmesine ve Filistin safını kenetlendirecek sonuçlara varılması için yeterli zamana mı bağlı?
FİLİSTİN DİRENİŞ GRUPLARININ ONAYI ALINMIŞ
Belki de en kapalı anlaşılmaz nokta bu anlaşmanın maddelerinin pratiğe aktarılmasını garanti eden teminatlarla ve taraflardan veya diğer Filistin direniş gruplarından ihlallerin yaşanması durumunda başvurulacak merciiyle ilgili.
Mahmud Ez-Zahar, Gazze'de yaptığı ve anlaşmayı açıkladığı basın toplantısında anlaşma imzalanmadan ve maddeleri kabul edilmeden önce Filistin direniş gruplarının onayının alındığını belirtti. Sayın Zahar adı geçen basın toplantısında bu soruları soranı rahatlatacak ayrıntılar verecek şekilde konuyla ilgili soruya cevap vermedi ve Mısır'ın teminat olduğunu belirtmekle yetindi. Mısır teminatı yine benzeri Mısır arabuluculukları kanalıyla varılan önceki ateşkes anlaşmalarına kıyasla tek başına yeterli değil.
RAFAH KAPISI AÇILMAZSA ATEŞKES BOZULUR
Mısır sınırındaki Rafah kapısını Gazze'nin 1.5 milyon evladına kapalı kaldığı ve ufukta bu dikenli soruna hızlı veya yakın çözüm görülmediği müddetçe ateşkes anlaşması çöküş tehlikesiyle dolu olacaktır. Anlaşmanın bu hususta bütün öngördüğü şey Hamas hareketi, Ramallah'taki yönetim ve Avrupalılar arasında Mısır'ın gözetiminde kapının yeniden nasıl açılacağının bulunması için ilerleyen süreçte üçlü görüşmeler yapılmasıdır. Bu bağlamda hiçbir açık takvim belirtilmemektedir. Sınır kapısı etrafındaki bu üçlü müzakereler birkaç hafta veya aylara uzarsa Hamas hareketi kendisini oldukça sıkıntılı bir noktada bulacaktır. Hatta belki İsrail Gazze'deki ateşkese bağlı kalır, işgal ve suikastlarını Batı Yaka'da sürdürürse Hamas'ın konumu daha sıkıntılı olacaktır. Henüz tatbikine başlanılmayan bir anlaşma üzerinde önyargılara varmak zor ancak geçmişteki benzer tecrübe ve anlaşmalardan dolayı bu anlaşmanın biraz nefes almak ve Gazze'nin evlatlarının Arap ve bütün dünya liderlerinin seyirci kaldığı zalim açlık ablukası gölgesinde yaşadıkları boğucu şartların dozunu hafifletmek için kısa süreli bir ateşkes olacağını söylemek mümkün.
Kuds el-Arabi, 18 Haziran 2008,
Çeviri: Halil Çelik / Vakit
Ebu Ubeyde: "Halkın sıkıntılarını hafifletmek için ateşkesi kabul ettik"
İslâmi Direniş Hareketi Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el Kassam Tugayı sözcüsü Ebu Ubeyde, Filistinli direniş hareketleri ile İsrail arasında imzalanan ateşkes anlaşmasını İsra Haber'e değerlendirdi.
Ebu Ubeyde öncelikle, ateşkesi kabul etmelerinde, düşmana karşı mücadele edemeyecek kadar güçsüz olmaları veya İsrail'in askeri kanadından gelen baskılar olduğu yönündeki iddiaları yalanladı. Ebu Ubeyde'ye göre Kassam ateşkesi kabul etmeden önce bölgedeki var olan ve gelecekte olması beklenen sorunları iyi bir şekilde okudu, kapsamlı ve ince hesaplar yaptı. Kassam'ın üst düzey liderler kadrolarının da katıldığı oturumların ardından ateşkes önerisini kabul ettiklerini belirtti.
Anlaşmanın sınırlı, şartlı ve karşılıklı olmasına dikkat çeken Ebu Ubeyde, halkın içinde bulunduğu zor durumu da göz önünde bulundurarak, halkın sıkıntılarını hafifletmek için bu anlaşmayı kabul ettiklerini, işgalcilere bir hediye olarak ateşkesi vermediklerini söyledi. Ebu Ubeyde'ye göre ateşkesin kabul edilmesindeki bir diğer etken, Kassam'ın var olan gücünü koruması ve günden güne artırarak düşmana karşılık vermeleridir.
Ebu Ubeyde açıklamasında, "Biz işgal altında yaşıyoruz. Hiç kimseye de saldırmıyoruz. Bir ülkenin başka ülkeye saldırmasına da karşı çıkıyoruz" dedi. İsrail'in ateşkesi ihlal etmesi durumunda da uygun bir yöntemle karşılık vereceklerini söyleyen Ebu Ubeyde, Siyonistlerin her türlü eylemini gözetleyerek ateşkesi ihlal edip etmediklerini denetleyeceklerini söyledi.
Ebu Ubeyde'ye son olarak Rice tarafından gündeme getirilen Arap kuvvetlerinin Gazze'ye konuşlandırılarak, iktidarın Abbas'a devredilmesi yönündeki iddiaları sorduk. Ebu Ubeyde, bu iddiaların sadece basın yayın organlarında varolacağını, meydanda bu tür bir gerçekliğin olmadığını vurguladı.
Ebu Ubeyde'ye ayrıca Fetih-Hamas diyalogundaki son gelişmeleri sorduk. Ebu Ubeyde şöyle cevap verdi: "Abbas diyalog girişiminde bulunduğu zaman biz buna hazırız dedik. Fakat Abbas'tan ikinci bir adım gelmedi. Bundan sonra bir gelişme göremedik."
Buna ilave olarak Ebu Ubeyde, Ramallah'tan Gazze'ye diyalog için geldiği iddia edilen Fetih'e üye milletvekili ve liderlerin Hamas ile değil sadece Gazze'deki Fetih liderleri ile görüştüğünü sözlerine ekledi. Ebu Ubeyde sözlerine şöyle son verdi: "Gazze'ye geleceği iddia edilen Arap kuvvetlerinin rolü ne olacaktır? Siyonistlere karşı bizimle birlikte savaşmayı mı istiyor? Yoksa Siyonistleri korumak için mi Gazze'ye gelecekler? Biz bunu kabul etmeyeceğiz. Böyle bir şeyin gerçekleşmesine de izin vermeyeceğiz" dedi. (İsra Haber)
İsrail'den son dakika kalleşliği
İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkesten yarım saat önce, terör devleti İsrail ordusundan Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki El Bureyc kampı yakınındaki bir grup İslâmi Cihad üyesine hava saldırısı yapıldı. Saldırıda bir İslâmi Cihad üyesi şehid olurken, İslâmi Cihad da saldırıya fırlattığı roketlerle karşılık verdi. Gazze'deki tüm silahlı gruplar, "ateşkese" uyacaklarını kesin bir dille söylemelerine rağmen, İsrail'in herhangi bir ihlaline karşı sessiz kalmayacaklarını belirttiler.
Gazze Şeridi ile sınırdaki Yahudi yerleşimlerine yönelik roket saldırılarıyla İsrail operasyonlarının hedefi haline gelen İslâmi Cihad'ın önde gelen siyasi liderlerinden Halid El Batş, ateşkese rağmen, İsrail'in Gazzelilerin fazla nefes almalarına izin vermeyeceğini söyleyerek, "Ben düşmanımı iyi tanırım" diye konuştu.
Ateşkesle ilgili görüşlerini açıklayan Hamas sözcülerinden Fevzi Berhum ise, "Bir Filistinli ve bir Hamaslı olarak sağlanan ateşkesten mutluluk duyuyorum" dedi. Berhum, ateşkesin başarılı olup olmayacağının büyük ölçüde İsrail tarafına bağlı olduğunu, Filistin tarafından tüm grupların ateşkese bağlı kalmayı vaat ettiklerini söyledi. Ateşkesten birkaç gün sonra sınır geçişlerinin kısmen açılacağını kaydeden Berhum, bir hafta sonra da Gazze ile Mısır arasındaki Rafah sınırının açılmasına yönelik görüşmeler olacağını bildirdi. Bu arada, İsrail'in Gazze Şeridi'ne sanayi yakıtı ile uzun bir süredir gönderilmeyen mutfaklarda kullanılan tüp gazların sevkıyatına başladığı bildirildi. (Vakit)
Kassam Tugayları: "Düşman Ateşkese Uymazsa Onu Sarsacak Darbeler Vurabiliriz"
İslami Direniş Hareketi (Hamas)'ın askeri kanadı İzzettin Kassam Tugayları, Siyonist işgal devletinin varılan ateşkes antlaşmasının tüm maddelerine uymaması halinde, onu sarsacak darbeler indirmeye hazır olduğunu ifade etti.
Kassam Tugayları bu sabah (19 Haziran Perşembe) ateşkesin yürürlüğe girmesinden kısa bir süre sonra yaptığı ve Filistin Enformasyon Merkezine de ulaşan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İşgal devletiyle, direniş grupları arasında varılan ateşkes 19.06.2008, Perşembe günü sabah saat 06'da yürürlüğe girmiştir. Bu ateşkes karşılıklıdır. Siyonistlerin halkımıza karşı gerçekleştirdiği tüm saldırılarına son vermesi, zalimane kuşatmayı kaldırması ve Gazze'nin tüm sınır geçişlerini açması gerekir".
Tugaylar açıklamasında, Siyonistlerin sorumsuzca yapacakları eylemlerin sonuçlarına katlanacağını, direnişin – Allah'ın izniyle- düşmanın içine girip ağır darbeler indirmeye muktedir olduğunu ifade etti.
Açıklama şöyle devam ediyor: "Siyasi liderliğimizin ateşkese bağlılığı gibi, biz de ateşkese tam manasıyla bağlıyız. Ateşkesin halkımızın sıkıntılarını hafifletecek ve direniş seçeneğini güçlendirecek dönemsel bir zorunluluk olduğunu görüyoruz. Ateşkes hiçbir şekilde işgal devleti için karşılıksız bir hediye değildir".
"Siyonist hapishanelerinde bulunan kahraman esirlerimiz ışık yüzünü görmeden, Siyonist asker Şalit'in de görmeyeceğini; esirlerimizin ailelerinin ve halkımızın esirler konusunun önceliklerimizin başındaki yerini koruduğunu bilmelerini istiyoruz."
"Toprağımıza ve halkımıza yapılacak her türlü düşmanlığa anında cevap vermeye ve her türlü olasılığa hazırız." diyen Kassam Tugayları, işgal yönetiminin Filistin halkına ihanet etmesi halinde kendisini sarsacak güçlü darbeler indirmeden onu rahat bırakmayacaklarını ifade etti.
Tugaylar açıklamasını şöyle sürdürdü: "Siyonistlerin Gazze'ye yönelik giriştiği haksız ve acımasız kuşatmaya karşılık halkımızın gösterdiği tarihi direniş ve efsanevi sebat aşaması, zaferle sonuçlanan şu cihad merhalesi, en güzel kahramanlıkları yazan şehit ve yaralılar kervanından sonra diyoruz ki; bugün biz üzerimizdeki tüm sorumlulukla halkımızın üzerinden sıkıntıları bir nebze olsun kaldırmak, çektikleri acıları hafifletmek ve yaralarını sarmak için uygun zamanda en doğru kararı alma durumundayız. Bunun, Siyonist düşmana karşı uzun soluklu direniş ve cihad yolunda bir adım olduğunu ifade etmek isteriz". (FİEM)