Genelkurmay ve hırçın üslup...

Genelkurmay ve hırçın üslup...

Genelkurmay Başkanlığı, son günlerde kendisiyle ilgili yayınlanan haberlere sert cevap verdi. Peki TSK'nın cevap vermede kullandığı üslup neyi çağrıştırıyor?

Star gazetesi yazarı Eser Karakaş'ın yazısının ilgili bölümü:

Genelkurmay Başkanlığı'nın bildirilerinde artık kanıksamaya başladığımız ama gerçekten çok sevimsiz başka bir unsur da kullanılan terminolojiye ilişkindir.

Genelkurmay bildirisinde, Paksüt-Başbuğ görüşmesine ilişkin yapılan kimi değerlendirmeler ve eleştirilerin 'saldırı' ya da 'maksatlı karalama kampanyası' gibi kelime ve tamlamalarla nitelendirilmesi hem üslup açısından sevimsizdir, hem normal demokratik bir hukuk devletinde bir bürokratik birimin işi değildir, hem de Genelkurmay gibi önemli bir kamu hizmeti (milli savunma) üretim birimini anlamsız tartışmaların içine çekerek zarar vermektedir.

Şayet ortada kurumsal ya da bireysel bir haksızlık varsa, hukuk yolları açıktır ve kurumların, kişilerin kendilerine yönelik haklı ya da haksız eleştirileri 'saldırı' ya da 'maksatlı' diye nitelemesi hukuk çerçevesinin dışında çağrışımlar yapabilmektedir.

Normal bir demokratik hukuk devletinde orduya yönelik bu tür siyasal eleştirilere cevap vermesi gereken merci Savunma Bakanlığı olmalıdır; bizdeki anormal ve atipik sivil-asker ilişkisi bu duruma neden olarak aslında yine silahlı kuvvetlere kanımca zarar verebilmektedir.

İleride yaşadığımız süreci analiz edecek tarihçiler ya da siyaset bilimciler TSK'yı bir siyasal kutuplaşmanın tarafı ve kimi başka kurumların müttefiki olarnak yazacaklardır ve bu durum kadar TSK'nın yaşamsal militer etkinliğine yani hepimizin güvenlik talebine zarar verebilecek ve hatta vermekte olan başka bir konu düşünmek zordur.

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir