
Gazze'de öğrenciler, sınavlara elektriksiz çadırlarda hazırlanıyor
Dünyanın pek çok ülkesinde öğrenciler, sınavlara okullarda ve dershanelerde konforlu ortamlarda hazırlanırken, Gazze'deki gençler, eğitim materyallerinin ve hatta elektriğin bile eksikliğini çekiyor.
Filistin Merkezi İstatistik Kurumu'nun 6 Nisan'daki raporuna göre, Gazze'de 2025-2026 eğitim öğretim yılında 700 bin öğrenci eğitim hakkından mahrum kaldı, 39 bin öğrenci lise bitirme sınavlarına giremedi.
Öğrenciler için eğitim hayatlarının en önemli dönemeçlerinden birini teşkil eden üniversiteye hazırlık aşaması Gazze'de bu sene de yokluk ve mahrumiyetle geçiyor.
Öğrenciler, yaklaşık 1 ay sonra yapılacak lise bitirme sınavlarına çadırlarda, elektriğin olmadığı, pahalı olduğu için kağıt-kalemin bile idareli kullanıldığı, yemek ve içmek gibi sıradan insani ihtiyaçların aşırı zaman aldığı bir ortamda hazırlanıyor.
Savaş ve mahrumiyetin insan psikolojisini olumsuz etkilemesine ve odaklanmayı zorlaştırmasına rağmen Gazzeli öğrenciler mücadeleye devam ediyor.
Hayatta kalmanın öncelik olduğu Gazze'de eğitim ikinci planda kaldı
İsrail saldırıları nedeniyle pek çok defa yerinden edilen ve son olarak Gazze kentinin batısındaki Cevazat Mülteci Kampı'na gelen Muhammed Kaddum saldırılar başladığında lise birinci sınıfta olduğunu sonra eğitimle bağının koptuğunu söyledi.
Saldırılar devam ederken sürekli göç ettiklerini ve karın doyurma derdine düştüklerini kaydeden Kaddum, "Şu an lise bitirme sınavlarına hazırlanıyoruz ama 2-3 yıllık bir aradan sonra eğitime ve derslere dönmek biraz zor. Sanki ilk defa kalem tutuyorsun, yeni okumaya başlayan bir çocuk gibisin." diyerek eğitime verilen "zorunlu" aranın öğrencilerde meydana getirdiği gerilemeyi dile getirdi.
Saldırılar sırasında okulların yerinden edilenlerle dolduğunu ve eğitimin durduğunu söyleyen Kaddum, insanların tek düşündüğü şeyin "nasıl içecek su ve yakacak odun bulurum, aileme ne gibi kolaylık sağlarım" olduğunu ifade etti.
Gündelik işlerden arta kalan zamanda ders çalışıyorlar
Okuldaki eğitimle çadırda eğitimin kıyaslanamayacağını kaydeden Kaddum, çadırın çok sıcak ve haşerelerle dolu olduğunu, okulda ise hoca gözetiminde rahat bir ortam olduğunu aktardı.
Kaddum, ders çalışırken pahalılıktan ötürü kağıt-kalem almakta bile zorlandıklarını, geceleri ders çalışırken elektrik olmadığı için fener kullandıklarını, bunları şarj etmek için de uzaklara gitmeleri gerektiğini aktararak Gazzeli öğrencilerin yaşadığı sıkıntıları ve mahrumiyeti ortaya koydu.
Kaddum, akranlarının sınava hazırlanırken kendilerine her türlü olanağın sunulduğu, odaklanmaları için sorumluluklarının hafifletildiği bir dünyada Gazzeli öğrencilerin günlük mesaisiyle ilgili şunları anlattı:
"Sınava hazırlanan bir öğrenci olarak sabah 6.00-7.00 gibi günüm başlıyor. Su doldurmaya gidiyorum. Saat 9.00-10.00 oluyor. Yemek yiyorum. Sonra okula gidiyorum 14.00-15.00 gibi dönüyorum. Ailemin bir şeye ihtiyacı var mı diye bakıyorum. Odun ya da yiyecek ne istiyorlarsa getiriyorum sonra dersin başına oturuyorum. Gün ışığıyla ancak 1,5-2 saat ders çalışabiliyorum, sonra akşam oluyor."
Lise bitirme sınavının, hayatındaki çok önemli bir sınav olduğunu ancak şartlar yüzünden hala ne okuyacağına karar veremediğini dile getiren Kaddum, "Gazze'deki öğrencilerin hayali lise bitirme sınavına girip yurt dışında eğitimine devam etmek olurdu. Şimdi bu hayallerin hepsi suya düştü. Sınırlar kapalı, yurt dışına çıkış yok. Bütün okul ve üniversiteler barınma merkezlerine döndü. Benim tek hayalim eğitimimi dışarda tamamlamak" dedi.
Tüm zorluklara rağmen doktor olma hayali kuruyor
Cevazat Mülteci Kampı'nda başka bir çadırda da Melek Musabbah, fener ve telefon ışığıyla lise bitirme sınavına hazırlanıyor.
Şucaiyye'den göç ettiklerinde 16 yaşında olduğunu hatırlatan Musabbah, eskiden bir okulu, ders aldığı hocaları, defterleri ve kitapları olduğunu, şimdi ise hoca olmadığı için tek başına ve telefon ışığında ders çalışmak zorunda kaldığını söyledi.
Babası kanser hastası olduğu için okula gidecek para bulamadığını ve hatta bazı zamanlar kağıt alacak parası olmadığını kaydeden Musabbah, "Kağıt pahalı olduğu için kartonlar üzerinde çalışıyordum. Paramız olunca kağıt almaya başladım. Şimdi yine pahalılık var ve ben nasıl çalışacağımı bilmiyorum" diye konuştu.
Musabbah, odaklanmanın çok önemli olduğu bu aşamada, gündüz çok ses ve gürültü olduğu, gece de elektrik olmadığı için ders çalışamadığına ayrıca çadırda yazın sıcaktan kışın da soğuktan ders çalışılmadığına dikkati çekti.
Sınavlara bir ay gibi bir süre kaldığını ancak sınava nasıl gireceğini, ulaşım vasıtasını nasıl temin edeceğini bilmediğini aktaran Musabbah, tüm bu zorlu hazırlık sürecine rağmen doktor olma hayali kurduğunu sözlerine ekledi.





HABERE YORUM KAT