Türkiye'de sermaye piyasaları ve fonlar üzerinden yürütülen vurgun, soygun ve aklama iddialarına yönelik soruşturma derinleşiyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı operasyonda şüpheli sayısı 217'ye ulaşırken, aralarında iktidar kanadından üst düzey bir ismin yakınının, bürokratların ve tanınmış iş insanlarının bulunduğu kişilerin mal varlıklarına tedbir konuldu.
Sermaye, Siyaset ve Bürokrasi Sarmalı
Toplumun en temel değerlerinin sömürüldüğü, haksız kazanç ve faiz sarmalının, spekülasyon ve piyasa dolandırıcılığı yöntemleriyle nasıl birletirildiğini gözler önüne seren soruşturma, çarpık ilişkiler ağını bir kez daha ifşa etti.
Soruşturma, hisse değerlerinde olağandışı oyunlar oynanarak fonlar üzerinden devasa meblağların hortumlandığı ve bu haram servetin aklanmaya çalışıldığı gözler önüne serdi Tedbir kararı getirilen isimler arasında yer alanlar, iktidara yakın çevrelerin sermaye piyasalarındaki konumlarını ve bürokratik ilişkilerini nasıl gayrimeşru çıkarlar için kullandıklarına dair soru işaretlerini artırdı.
Mal Varlıklarına Tedbir Konulan İsimler
Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla soruşturma kapsamına alınan ve varlıklarına tedbir konulan dikkat çeken isimlerden bazıları şunlar:
-Mustafa Yazıcı (AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın oğlu)
-Ali Emre Ballı
- Ogün Doğan (Doğtaş Mobilya yöneticisi)
- Murat Yönaç (BDDK eski başkan yardımcısı)
-Zülküf Kopuz
- Hasan Peker (Peker Holding’in sahibi)
- Erol Demirbaş
- Tuncer Köklü
Haksız kazanç, faiz ve spekülasyon düzeninin adalet duygusunu nasıl zedelediği bir kez daha görülürken; yargı mercilerinin bankalara gönderdiği talimatla şüphelilerin hesap hareketleri, olağanüstü nakit çekimleri ve yüklü transferleri incelemeye alındı.
Güven duygusunun bir hayli törpülendiği, adalet ilkesinin unutturulduğu, kamu gücünün ve siyasi yakınlıkların rant kapısı haline getirildiği bu tür karanlık ilişkilerin üzerine kararlılıkla gidilmesi, toplumun vicdanının yaralarını sarmanın ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Soruşturmanın derinleşerek sürmesi bekleniyor. Kamuoyu iktidardan bu büyük soygunla ilgili tutuklama dahil daha sert tedbirler bekliyor.


