
Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu İkinci Toplantısı İstanbul'da düzenlendi
Parlamentolar Arası Birlik'in (PAB) 152. Genel Kurulu marjında Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu İkinci Toplantısı, İstanbul'da yapıldı.
Bir otelde düzenlenen toplantıya, aralarında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş'un yanı sıra çok sayıda ülkeden parlamento başkanı, başkan yardımcısı ve parlamenter katıldı.
Toplantıda konuşan Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Ruhi Fettuh, bölgede istikrara giden yolun İsrail işgalinin sonlandırılması, Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti’nin kurulması ve haklarının güvence altına alınmasından geçtiğini söyledi.
Fettuh, İsrail makamlarının Filistinli tutuklulara yönelik sözde idam yasasını kabul etmesine ilişkin, "işgal hapishanelerinde" bu girişimin Filistinlilere karşı öldürmeyi meşrulaştırmaya yönelik son derece tehlikeli bir adım ve hukuki bir suç olduğunu vurguladı.
Gazze'de İsrail saldırganlığının tamamen durdurulması, sivillerin korunması ve güvenli insani koridorların oluşturulması için derhal ve ciddi bir uluslararası müdahale gerektiğini kaydeden Fettuh, "Uluslararası toplumu, bu ırkçı yasayı durdurmak ve işgal rejimini işlediği suçlardan dolayı etkili şekilde hesap vermeye zorlamak üzere, işgalin uluslararası parlamenter yapılar içindeki üyeliğinin askıya alınması dahil harekete geçmeye çağırıyoruz." ifadelerini kullandı.
Fettuh, Türkiye'nin başta Filistin meselesi olmak üzere bölgedeki meselelere verdiği adil destekte ve Filistinlilerin haklarını uluslararası platformlarda savunmada sarf ettiği merkezi rolünü içtenlikle takdir ettiklerini sözlerine ekledi.
"Filistin meselesi maalesef ikinci plana itildi"
Rusya Federal Meclisi Federasyon Konseyi Başkan Yardımcısı Inna Svyatenko ise ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları nedeniyle Filistin'in gündemden düştüğüne işaret ederek "İran etrafında tırmanan gerilimin gölgesinde Filistin meselesi maalesef ikinci plana itildi oysa bölgesel istikrarsızlığın temel nedenlerinden biri olmaya devam eden tam olarak bu meseledir." ifadesini kullandı.
Svyatenko, Filistin'de adil bir çözümün ise iki devletli ilkenin hayata geçirilmesi de dahil olmak üzere, uluslararası düzeyde kabul görmüş yaklaşımların benimsenmesiyle mümkün olabileceğini belirterek bunun da başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve toprak bütünlüğü sağlanmış bir Filistin devletinin kurulmasını öngördüğünü aktardı.
Ayrıca, Svyatenko, Filistin'deki ateşkesin sürdürülebilir olmasının önemli olduğunu ve bu süreçte parlamentolara diplomasi ve diyaloğu sürdürme gibi özel rollerin düştüğünü dile getirdi.
Katar, Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu'nun önemine işaret etti
Katar Şura Meclisi Başkanı Hasan bin Abdullah el-Gani, Filistin'i Destekleyen Parlamentolar Grubu'nun kurulmasının önemli bir adım olduğunun ve yaptığı çalışmaların dürüstçe değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Abdullah el-Gani, Mescid-i Aksa'nın uzun süreli kapatılmasına ve Müslümanların girişinin engellenmesine tanık olduklarını bunun ise ibadet özgürlüğünün açık ihlali ve Kudüs'te yeni bir 'oldu-bitti' girişimi olduğunu kaydetti.
Gazze'ye saldırıların durdurulması ve insani yardımların ulaştırılması konusundaki taahhütlerin yerine getirilmemesi nedeniyle Gazze’deki ateşkes anlaşmasının büyük bir şüphe ve belirsizlik konusu olmaya devam ettiğine dikkati çeken Abdullah el-Gani, "Mevcut gelişmeler bizi, sadece kınama bildirileri yayımlamaktan çıkarıp koordineli, etkili ve sonuç odaklı bir eylem planına geçmeye zorlamaktadır." diye konuştu.
Abdullah el-Gani, Katar'ın, Emir Şeyh Temim bin Hamad Al Sani’nin direktifleri doğrultusunda, Filistin davasını sahiplenme konusundaki sarsılmaz duruşunu ve siyasi, insani yardım çabalarını sürdürmekte kararlı olduğunu sözlerine ekledi.
Ayrıca, Abdullah el-Gani, "Parlamenter araçlarımızı daha etkin kullanarak ve uluslararası mecralardaki varlığımızı güçlendirerek Filistin halkının haklarını uluslararası hukuk çerçevesinde savunmalıyız." değerlendirmesinde bulundu.
Cezayir'den Filistinlilere destek vurgusu
Cezayir Ulusal Halk Meclisi Başkanı İbrahim Boughali, İsrail Meclisinin (Knesset) Filistinli mahkumlara idam cezası getirilmesini öngören tartışmalı yasa tasarısını onaylamasına ilişkin "Bu bir cinayettir ve başta Cenevre Anlaşması olmak üzere tüm uluslararası yasalara aykırıdır." dedi.
Boughali, Mescid-i Aksa'da ibadet özgürlüğünün kısıtlanması ve namaz kılanların engellenmesinin kışkırtıcı olduğu ve bu adımların Kudüs'ün kutsallığına "zarar verdiğini" kaydetti.
Bölgedeki istikrarsızlık ve anlaşmazlığın ana kaynağının, Filistinlilerin haklarının sürekli olarak çiğnenmesinden kaynaklandığına inandıklarını aktaran Boughali, "Cezayir olarak sabit ilkelerimizden yola çıkarak ülkelerin egemenliğine saygı gösterme, içişlerine karışmama ve uluslararası ilişkilerde güç kullanmama ilkelerini savunuyoruz." ifadelerini kullandı.
Boughali, 1967 yılı sınırlarına göre ve başkenti Kudüs olan Filistin Devleti'nin kurulması konusunda, özgürlük için mücadele eden Filistinlilerin tartışmasız şekilde yanında olduklarının altını çizdi.
BAE'nin Filistin halkına desteği kesintiye uğramadı
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Federal Ulusal Konseyi Başkanı Saqr Ghobash ise BAE’nin Filistin davasına yönelik tutumunun "Filistin halkının 1967 sınırları içinde bağımsız devletini kurma hakkını savunmak ve adil barışı stratejik bir seçenek olarak görmek" gibi iki temele dayandığını dile getirdi.
Ghobash, Gazze’de acının en üst noktaya ulaştığı bir dönemde, BAE’nin insani yardım katkılarının toplam uluslararası yardımların yaklaşık yüzde 43’ünü oluşturduğunu savundu.
Filistin halkının devletleşmeye giden yolunun ise önce Filistinlilerin birliğinden, ardından da adil ve kapsamlı bir çözüme götürecek açık bir siyasi destekten geçtiğini vurgulayan Ghobash, "Filistin davası hiçbir zaman sadece bir toprak meselesi olmadı; aksine güçle dayatılanla meşruiyet temelinde kurulan düzen arasındaki ilişkinin yeniden tanımlandığı tarihsel bir dönüm noktası oldu." diye konuştu.
Ghobash, Filistin halkına desteğin BAE’nin kendi güvenliği ve istikrarı doğrudan tehdit altındayken bile kesintiye uğramadığını ileri sürdü.
UNRWA'nın Filistin'deki faaliyetleri engellenmeye çalışılıyor
Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansının (UNRWA) Avrupa Temsilcisi Marta Lorenzo, ajansın Filistin'deki faaliyetlerinin İsrail güçleri tarafından engellenmeye çalışıldığına işaret ederek "UNRWA'nın kapasitesini silme ve ajansı tasfiye etme girişimleri, Filistinlilere ve barış sürecine geri dönülemez zararlar verecektir." dedi.
Lorenzo, UNRWA'nın dışlanmasının ve engellenmesinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının uygulanmasını engellemek ve BM sistemini zayıflatmak olacağı uyarısında bulundu.
Filistin'deki binlerce çocuğun eğitim sistemine dahil edilememesinin gelecek nesiller için doğuracağı olumsuzlukların tahmin edilebildiğini kaydeden Lorenzo, "Filistin yönetimi ve UNRWA şu anda Batı Şeria'da ve Gazze'de temel hizmet sunabilen yegane yapılardır; kamu sektörünün çöküşüne müdahale etmenin maliyeti, bu kurumların toparlanmasına destek olmanın maliyetinden çok daha ağır olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.





HABERE YORUM KAT