Eski JİTEM'ci evinde ölü bulundu

Eski JİTEM'ci evinde ölü bulundu

1993'ten sonra Cem Ersever'den sonra JİTEM'in başına getirilen emekli Albay Abdülkerim Kırca, Ankara'daki evinde ölü bulundu. Kendi Tabancası ile intihar ettiği iddia edilen Kırca bir çok faili meçhulün sorumlusu olduğu edilmişti.

Devlet övünç madalyalı Albay Abdülkerim Kırca, eski PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan tarafından Diyarbakır ve Şırnak'ta işlenen bazı faili meçhul cinayetlerle suçlanmıştı. Aygan, Cem Ersever'den sonra JİTEM'in Diyarbakır Grup Komutanlığı'na atanan Kırca'nın 3 kişiyi infaz ettiğini bizzat gördüğünü öne sürmüştü. PKK itirafçısı Aygan, HEP Diyarbakır İl Başkanı Vedat Aydın'ın amcasının oğlu olan Sağlık-Sen Şube Başkanı Necati Aydın ile Ramazan Keskin ve Mehmet Aydın'ın öldürülmesi olayını da şöyle anlattı: 

"Bir olay nedeniyle DGM'ye düşmüşlerdi. Mahkemeden çıktıktan sonra 'Emniyete gideceğiz, bir ifadeniz unutulmuş' diyerek polisin gözü önünde tekrar arabaya aldık. 2 araçla Silvan- Diyarbakır arasındaki Kağıtlı Karakolu'nu geçtik. Köprü yakınında ayrılarak tarlanın içerisine girdik. Binbaşı Kırca tarafından kurşun sıkılarak öldürüldüler.''

Eski JİTEM elemanı olan Aygan'ın itiraflarına göre Kırca'nın başında olduğu ekibin o dönemde İdris Yıldırım, Servet Aslan, Edip Aksoy, Sıdık Etyemez, Ahmet Ceylan, Şahabettin Latifeci, M.Salim Dönen ve İhsan Haran'ın öldürülmesinden sorumlu olduğunu öne sürmüştü.

Ankara-İstanbul Yolu'ndaki Güvercinlik askeri lojmanlarındaki evinde intihar eden emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca, Yarbay iken 1998'de Antalya'nın Serik ilçesinde PKK'lılarla ile girdiği çatışmada yaralandığı ve bu olaydan dolayı felç kaldığı iddia edilmişti. Ancak bu konuda da Aygan'dan çok farklı bir iddia geldi. Önceki gün bir gazede yayınlanan iddiasında Aygan, PKK'lı Sait Çürükkaya'nın ekibinden kaçtıktan sonra JİTEM'de çalışmaya başlayan Serpil T. ile Kırca'nın gönül ilişkisi olduğunu ileri sürerek, JİTEM'in bu ilişkiden rahatsız olduğunu iddia etti. Aygan şöyle devam etti:

"Kırca, Ankara'ya tayin edildikten bir süre sonra Antalya'ya gönderildi. Toros dağlarındaki bir operasyonda yer alan Kırca burada vuruldu. Omuriliğinden vurulan Kırca adeta cezalandırıldı. Halen tekerlekli sandalyeye mahkum yaşıyor. Daha sonra Kırca'nın akrabaları ve JİTEM içinden bazı kişiler Kırca'nın JİTEM tarafından cezalandırıldığını söylediler.''

Faili meçhul cinayetler konusunda hakkında Diyarbakır'da dava açılan emekli Albay Kırca, sağlık durumunu gerekçe göstererek duruşmalara katılmıyordu. Kırca'nın adı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan Başbakanlık raporunda da yeralmıştı.

Ankara'da canına kıyan malülen emekli Albay Abdülkerim Kırca, 2005 yılında Köşk'te dönemin Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök, İçişleri eski Bakanı Abdulkadir Aksu, eski Jandarma Genel Komutanı Org. Fevzi Türkeri ile eski Jandarma Kurmay Başkanı emekli Korgeneral Mehmet Çavdaroğlu'nun hazır bulunduğu törende 3 gazi ile birlikte Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in elinden 'Devlet Övünç' Madalyası almıştı.

TSK JİTEM'ci albayı sahiplendi

Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Emekli Jandarma Albay Abdülkerim KIRCA hakkında çıkan haberlerle ilgili olarak, "Kişi ve kuruluşların âdeta yargısız infaz edilerek suçlu ilan edilmesi, temel insan haklarına aykırı olduğu gibi hiçbir hukuki ve ahlaki kuralla da bağdaşmamaktadır" denildi.

Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Emekli Jandarma Albay Abdülkerim KIRCA hakkında çıkan haberlerle ilgili olarak, "Kişi ve kuruluşların âdeta yargısız infaz edilerek suçlu ilan edilmesi, temel insan haklarına aykırı olduğu gibi hiçbir hukuki ve ahlaki kuralla da bağdaşmamaktadır" denildi.

Genelkurmay'dan yapılan açıklama şöyle:

"Son zamanlarda, bazı basın ve yayın organlarında, sözde bir itirafçının ifadelerine dayanarak, 10 Nisan 1998'de Serik/ANTALYA'da teröristlerle girdiği çatışmada bakıma muhtaç Malul Gazi olan, Emekli Jandarma Albay Abdülkerim KIRCA ile ilgili olarak suçlayıcı haberlere yer verilmiştir. Dün Emekli Jandarma Albay Abdülkerim KIRCA'nın evinde intihar ederek vefat ettiği öğrenilmiştir.

16 Ocak 2009 tarihli Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı'nda belirtildiği üzere, yargılama sürecinde sorumlu ve duyarlı olması gereken kesimlerin özen ve hassasiyeti göstermesi gerekirken, kişi ve kuruluşların âdeta yargısız infaz edilerek suçlu ilan edilmesi, temel insan haklarına aykırı olduğu gibi hiçbir hukuki ve ahlaki kuralla da bağdaşmamaktadır. Artık, yetkili ve sorumlu makamlar ile sağduyulu medyanın üzerlerine düşen görevleri yerine getirmek üzere söylem yerine gerekli tedbirleri alma zamanıdır."

 

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir