Askeri cuntanın emrine amade yargı ile iş tutan sağlıkçıların işleyiş mekanizmasını gayet net bir biçimde işaretleyen bu diyalog Ergenekon Cuntası'nın yargılanmasında elde edilecek sonucun sıhhatine dair önemli bir gösterge. Ancak yargı bağımsızlığı ve Hipokrat yemini üzerine sabah akşam diskur çekenlerin sömürülerini, cinayetlerini, soygunlarını nasıl ve hangi bağımsız kuruluşlar aracılığıyla sağladıklarına dair güzel bir resim ile karşı karşıyayız.
İşkence altında sakat bırakılanlara "sağlam" raporu veren doktorların koç gibi darbecilere nasıl yatış raporu verdiklerini kendi ağızlarından dinlemek gayet güzel oluyormuş. Bu tür kirli ilişkiler Türkiye'de militarizm/cuntacılık olgusunun en temel olgu olduğunu bir kez daha gözler önüne seren basit ama önemli göstergelerdir. Malumun ilamı olsa da önemli bir gelişme.
İşte Eruygur'un eşi Mukaddes Eruygur'un her şeyi itiraf eden ses kaydından notlar:
Mukaddes Eruygur eşinin tahliye edilmesi olayını anlatırken, İstanbul Ağır Ceza Mahkemelerini kastederek "12 ve 14. Mahkemeler bizden" diyor. Hatırlanacağı üzere Org. Hurşit Tolon'u da tahliye eden mahkeme 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ydi.
Şener Eruygur'un eşi Mukaddes Eruygur'un GATA Beyin Cerrahisi Servis Şefi Kd. Albay Nusret Demircan'la yaptığı konuşmaların ses kaydı video paylaşım sitelerine düştü.
Ses kaydında Mukaddes Eruygur, eşi Şener Eruygur'un taburcu edilip edilmemesi konusunda Alb. Demircan'la fikir alışverişinde bulunuyor. Kamuoyunun ağır hasta olarak bildiği Org. Eruygur hakkında Tabip Albay Demircan çok farklı konuşuyor.
GATA'nın verdiği kararın hastanın durumuna göre değil, Hukuksal durumuna göre verildiğini ortaya çıkartan ses kaydında, Albay Demircan, hukukçularla görüşülmesini buna göre istenirse taburcu, istenirse yatış verilebileceğini kendileri için hiçbir şeyin fark etmeyeceğini söylüyor.
Albay Demircan, Eruygur'un taburcu edilmesi halinde tekrar tutuklanabileceğinden endişe ettiğini ima ederek, "buradan taburcu edilirse tekrar aynı şeyler yaşanır endişesi var" diyor.
Konuşmanın diğer bölümünde ise Org. Eruygur'a hiçbir tedavi yapılmadığı, Org. Eruygur'un hastaneye gitmiş olmak için GATA'da bulunduğu ortaya çıkıyor. Eruygur'la ilgili GATA'da ne bir kan testi ne bir film olduğunu bunun Emekli sandığına fatura edilirken sıkıntıya neden olacağı üzerinde duruluyor ve bunların halledilmesi isteniyor.
Videonun bir bölümünde ise Org. Eruygur'un ayakta GATA içinde çekilmiş fotoğrafları bulunuyor.
"12 MAHKEME BİZDEN"
Konuşmanın sonunda ise Mukaddes Eruygur'un, eşinin tahliyesi için "mahkeme seçimi" üzerine konuşmaları yer alıyor. Konuşmanın bu bölümünde Mukaddes Eruygur, 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Zekeriya Öz'ün istekleri doğrultusunda karar verdiğini, 12 ve 14. Ağır Ceza mahkemelerinin ise kendilerinden olduğunu şu sözlerle belirtiyor:
"Şimdu bu Zekeriya Öz 13. Mahkemede. İtirazlarımızı bunlar kapatıyor. 12. ve 14. Mahkemeler bizdenmiş. Ankara Barosu, İstanbul Barosu, İzmir Barosu hazırız biz dediler. Teşekkür ettik herkese ama bir ceza profesörü, anayasa profesörü birisi ceza profesörü. Sinan Aygün nasıl çıktı dedim. Sinan Aygün'ün yanında Hisarcıklıoğlu vardı dedi. Sizin arkanız nerde arkanız dedi bana."
Org. Eruygur'un eşi Mukaddes hanımın "bizden" dediği 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Org. Hurşit Tolon'u tahliye eden mahkemeydi. 12. Ağır Ceza, Org. Tolon hakkındaki delilleri ve hazırlanacak iddianameyi beklemeden tahliye kararı vermiş ve bunu da "delil yetersizliğine" dayandırmıştı. Oysa daha önce Org. Tolon hakkında yapılan tahliye talepleri aynı deliller nedeniyle defalarca reddedilmişti.
HAKSÖZ-HABER