İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Ergenekon Davası'nın Silivri Ceza Evi'nde görülmesine karar verdi. Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesindeki adliyede gerçekleştirilen duruşmada mahkeme heyeti, sanıklar ve avukatlarının, üye hakim ve mahkemenin tamamının reddedilmesiyle ilgili taleplerinin incelenmesini, diğer taleplerin de bu inceleme tamamlandıktan sonra değerlendirilmesini kararlaştırarak, duruşmanın 23 Ekim Perşembe gününe ertelenmesine karar verdi.
Ergenekon Davasında mahkemenin bir üyesinin ya da tamamının reddi konusundaki talebin değerlendirilip karara bağlanmasından sonra diğer taleplerin değerlendirilmesine karar verildi. Sorgu aşamasına geçilememesinden dolayı tutuklu sanıkların tahliyelerinin reddine karar veren mahkeme başkanı, duruşmayı 23 Ekim 2008 tarihine ertelediklerini söyledi. 46 sanığın tutukluluğu devam edecek.
SAVCI REDD-İ HAKİM TALEBİNİN REDDİNİ İSTEDİ
Silivri Cezaevi'nde görülen Ergenekon duruşmasında söz alarak usul yönünden taleplerde bulunan, sanıkların ve sanık vekillerinin, görüşü Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcılarından Mehmet Ali Pekgüzel'e soruldu. Pekgüzel, Mahkeme üyesi Sedat Sami Haşıloğlu'nun redd-i hakim yönündeki taleplerinin geri çevrilmesini istedi. Pekgüzel mahkemenin yetkisizlik kararı vermesi yönündeki talebe ilişkin olarak da, "Danıştay saldırısı örgütün eylemlerinden sadece bir tanesidir. Pek çok eylemde İstanbul Adliyesi gösterildiği, yetkisizlik talebinin reddine karar verilmesine, dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesine ilişkin talebe dosyanın bir kısmının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildiğini belirterek, bu talebin de reddi yönünde görüş bildirdi. Pekgüzel tutuklu sanık avukatlardan Kerinçsiz'in müdafi talebinin reddi yönünde görüş belirtti. Mahkeme, sanıkların ve sanık vekillerinin taleplerini görüşmek üzere duruşmaya ara verdi.
PERİNÇEK VE KERİNÇSİZ'İN TALEPLERİNİN REDDİ İSTENDİ
Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinde bulunan Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, Perinçek'in "Davaya Anayasa Mahkemesi bakmalıdır" şeklindeki talebinin reddini istedi. Savcı Pekgüzel, Sanık Kemal Kerinçsiz'in müdafi avukatlar arasına oturma isteğinin de reddedilmesini talep etti.
Silivri Cezaevi'nde devam eden Ergenekon duruşmasında mütalaa veren Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, sanık avukatlarının "Danıştay saldırısının Ankara'da görülmüş olması yetkisizlik gerektirir" şeklindeki taleplerin; bu oluşum hakkında yapılan suçlamalardan sadece bir tanesinin Danıştay saldırısı olduğu, saldırıyla ilgili planın İstanbul'da yapılması nedeniyle yetkisizlik talebinin reddine karar verilmesini istedi. Doğu Perinçek ve diğer İşçi Partili sanıkların avukatlarının dosyanın ayrıştırılarak Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi yönündeki talepleri konusunda ise Pekgüzel, davaya ilişkin bilgilerin CD ortamında Anayasa Mahkemesi'ne gönderildiğini belirterek, bu talebin de reddine karar verilmesini istedi. Pekgüzel, Avukat Kemal Kerinçsiz'in 'sanık sandalyesinden alınarak müdafi avukatlar arasına oturtulması' şeklindeki talebinin de, Kerinçsiz'in, davanın sanıkları olan müvekkilleri ile aynı suçtan yargılandığını, bu nedenle talebin reddine karar verilerek müdahillik sıfatının ortadan kaldırılmasını talep etti.
Öte yandan, duruşmada söz alan Sosyal Araştırmalar ve Strateji Geliştirme Merkezi (SESAR) Başkanı ve davanın tutuklu sanığı İsmail Yıldız ise, Hükümet ile ilgili olumlu-olumsuz söyledikleri nedeniyle burada olduğunu iddia etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi hakkında 60 dava açtığını belirten Yıldız, "Başbakan 'Davanın savcısıyım' demesi, aynı zamanda 'hakimiyim' demesi anlamına da geliyor." şeklinde konuştu. Yıldız'ın bu ifadesi üzerine mahkeme başkanı Köksal Şengün, "Bunu şiddetle reddediyorum." karşılığını verdi. Konuşmasına devam eden Yıldız, Başbakan'ın savcılık koltuğunda oturduğu bir davada çıkacak kararın gelecek nesillere anlatılamayacağını iddia etti.
DAVADA REDD-İ HAKİM TALEBİ
Öğleden sonra başlayan Ergenekon Davasında 13. Ağır Ceza Mahkemesi üyelerinden Sedat Sami Haşıloğlu'na reddi hakim talebinde bulunuldu. Tutuklu sanıklardan Kemal Kerinçsiz'in avukatı Kadir Kartal, Mahkeme Üyesi Haşıloğlu'nun tarafsızlığına gölge düşürecek davranışları olduğunu ve bu nedenle mahkemeden reddi hakim karar verilmesi gerektiğini söyledi. Avukat Kartal, Haşıloğlu'nun, müvekkili Kemal Kerinçsiz'i sorgulamak için çağırdığında, "Buyurun Kemal Bey, anlatın bakalım, ne anlatacaksınız?" dediğine dikkat çekerek, "Şu ana kadar yapılan tutuklamaların yüzde 40'ı Sayın Hakim tarafından yapıldı. Kovuşturmayı da başka savcıların yapması gerekir" dedi.
DAVAYA MÜDAHİL OLMAK İSTEYEN AVUKATLAR
Öğleden sonra devam eden duruşmada müdahil olmak amacıyla mahkemeye başvuranların talepleri dinlendi. Avukat Bülent Utku, Cumhuriyet Vakfı adına davaya müdahil olmak istediklerini belirterek, "İddianamede Cumhuriyetin 3 kez bombalanmasına ilişkin fiiller tanımlanıyor, bu nedenle müdahil olmak istiyoruz" dedi. İddianamede DTP milletvekilleri Ahmet Türk, Akın Birdal, Sabahat Tuncel'e yönelik suikast hazırlıkları olduğu iddiaları üzerine de müdahillik talebinde bulunuldu. İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi şu ana kadar öldürülen aydınlara yönelik insan haklarına aykırı davranışlarda bulunulduğunu belirterek, davaya müdahil olmak istediklerini açıkladılar. Öldürülen gazeteci Musa Anter'in oğlu Dicle Anter adına avukat Sezgin Tanrıkulu da müdahil olma talebinde bulundu. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, müdahil olmak talepleriyle ilgili iddia makamının görüşünü sordu. İddia makamında bulunan Savcı Pekgüzel, Cumhuriyet gazetesinin talebinin kabulüne, diğer taleplerin de incelenmesinin ardından görüş belirtileceğini kaydetti. Tutuklu sanık Avukat Kemal Kerinçsiz'n avukatı Kartal, Ergenekon iddianamesinin iddianame değil "bir vesika", "bir utanç belgesi" olduğunu söyledi.
MAHKEMEYE YETKİSİZLİK TALEBİ
Bazı sanık avukatları, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden yetkisizlik kararı vermesini talep etti. Sanık avukatları bu talebe gerekçe olarak Danıştay'ın Ankara'da bulunmasını, mağdurların Ankara'da yaşıyor olmasını ve tutuklu sanıkların hiçbirinde silah bulunmamasını gerekçe gösterdiler. Bir sanık avukatının "Bir anket yapalım. Kamuoyunun yüzde 65'i Ergenekon'dan tutuklananların bir terör örgütü üyesi olduğunu düşündüğünü ortaya çıkarır" sözlerine, sanıklar tepki göstererek, "Hayır yanlış, yok öyle bir şey" dediler.
ALEMDAROĞLU'NUN MARUZ KALDIĞI "ÇİN İŞKENCESİ"!!!
Silivri Cezaevi'nde görülmeye başlanan Ergenekon Terör Örgütü davasının tutuksuz sanıklarından İstanbul Üniversitesi Eski Rektörü Kemal Alemdaroğlu, duruşma sonrası basın açıklaması yaptı. Ergenekon'un hayali bir örgüt olduğunu savunan Alemdaroğlu, "Burada bize çin işkencesi yapılıyor. Yargılama salonu İstanbul'a uzak. Tuvaletlerinde el kurulanamıyor."dedi.
Alemdaroğlu yaptığı açıklamada, "Burada bize Çin işkencesi yapılıyor. Yargılama salonu İstanbul'a uzak. Tuvaletlerinde el kurulanamıyor. Otellerin, Milli Eğitim'in, üniversitelerin 300 - 500 kişiyi yargılayabilecek çok güzel salonları vardı." ifadelerini kullandı. Ergenokon için "Hayali bir örgüt" tanımlamasını yapan Alemdaroğlu, "Saat gece 04.30'da evden alındık. Savaş suçlusu gibi muamele gördük. İnanıyorum ki bu mahkeme mutlaka bir yerlerden dönecek. Avukatlar Silivri'de bloke oluyor. Başka işleri de var. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi yargılama usullerine aykırı tutuklu ile tutuksuz sanıkların ayrı yargılanması." şeklinde konuştu. Mahkeme salonunun yetersiz gelmesi üzerine kendisi gibi tutuksuz sanıkların dışarı çıkarılarak tutuklu sanıkların yargılamasına başladığını aktaran Alemdaroğlu, mahkemenin kendilerine yeni bir tebligatta bulunarak yargılamaya çağıracağını dile getirdi.
İDDİANAMEDE YER ALAN ERGENEKON EYLEMLERİ
İddianamede, Ergenekon'un "açıkça bir terör örgütü olduğu" vurgulanıyor ve gerçekleştirdiği belirtilen eylemler şöyle sıralanıyor:
- Hükümeti ıskata (düşürmeye) teşebbüs
- Darbe ortamı hazırlamak amacıyla halkı silahlı isyana tahrik
- Mayıs 2006'da Cumhuriyet gazetesine üç kez el bombası atılması
- Mayıs 2006'da Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in öldürülmesi ve 2 üyenin yaralanması
- Haziran 2007'de İstanbul-Ümraniye'de bir evde 27 el bombası ele geçirilmesi
- Haziran 2007'de Eskişehir'de emekli yüzbaşı Fikret Emek'ten silah ve patlayıcılar ile bir takım belgelerin ele geçirilmesi
- Devlete ait gizli bilgi ve belgelerin ele geçirilip amacı dışında kullanılması,
- Belli kişilerin kişisel verilerini kaydetme eylemleri
- Silahlanma, ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma eylemleri
Gelir getirici faaliyetler
Ergenekon örgütünün gelir getirici faaliyetleri ise iddianamede şöyle sıralanıyor:
- Mafyanın ve uyuşturucu ticaretinin kontrol edilmesi
- Kamu arazilerinin yasadışı satışı
- Bankalardan korsanlık yoluyla para çalma
- Silah üretim ve ticareti
- Kara para aklama amaçlı ticaret
- Dini içerikli "naylon" vakıflar kurma
- "Naylon" şirketler kurma
- İnsan kaçakçılığı
- Sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla yardım toplama
İstenen cezalar
İddianamede, emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi, diğer suçlardan ise 500 yılı aşkın hapsi öngörülüyor.
Doğu Perinçek'in de müebbet hapsi ve diğer suçlamalara ilişkin de 417 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.
Tutuksuz yargılanan Cumhuriyet gazetesi başyazarı İlhan Selçuk ile tutuklu sanık Kuvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Albay Mehmet Fikri Karadağ, eski İÜ Rektörü Kemal Yalçın Alemdaroğlu ve tutuklu Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol ve emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in müebbet hapsin yanında çeşitli suçlardan hapis cezalarına çarptırılmaları isteniyor.
İddianamede, tutuklu avukat Kemal Kerinçsiz'in de aralarında bulunduğu diğer 79 sanığın ise değişik suçlamalardan 1 ile 74 yıl arasında değişen hapsi isteniyor.