Türkiye'de dinin baskı altında olmadığını ileri süren Demirel, "iktidardaki güçlerin herkesi kendileri gibi davranmaya ve ibadet etmeye zorladığını" iddia etti. Kapatma davasını savunan Demirel, devletin kıyafet denetimi yapabileceğini vurguladı. "Eğer dini eğitim almak istiyorsanız Suudi Arabistan'a gidebilirsiniz." diyen Demirel, önümüzdeki dönemde ne olacağının sorulması üzerine şu yorumu yaptı: "Türkiye'de devrim, geriye doğru itiliyor. Geçmiş geri geliyor ve ona meydan okuyor. Sadece bir savcı veya bir yargıç bu meydan okumaya karşı çıkmıyor, onlar tek başlarına değiller, arkalarında da silah yok. Cumhuriyet kuşakları onların arkasında ve kanun ve adaletin hakim olmasını sağlayacaklar. Şüphesiz ki bu cumhuriyeti savunacak milyonlar var. Onları geçen sene cumhuriyet mitinglerinde gördük. Bu cumhuriyeti sokakta bulmadık ve kimseye de bırakacak değiliz."
Johns Hopkins Üniversitesi'ne bağlı Orta Asya Kafkasya Enstitüsü'nün düzenlediği söyleşide konuşan Demirel, devrimlerin hedefinin "bir ulus yaratmak" ve Türkiye'yi modernleştirmek olduğunu vurguladı. Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü: "O zaman halk vardı ama millet yoktu. Esasen devrim bununla ilgili idi. Bir ulus yaratmak, Türkiye'yi modernleştirmek. Geçmiş ve geri kalmışlıkla bağları kopartmak. Bu durumda kıyafet kanunu ile ilgili yasalar ortaya çıktı. İnsanlar, devrim ve demokrasi arasında çatışma olduğunu söylüyorlar. Bence yok. Türban konusunu ele alalım. Yedi bin kişinin hatırı için ülkeyi kaosa sürükleyeceksin. Cumhuriyet, insanların kıyafetine karışabilir mi? Evet, çünkü Cumhuriyet, modernlikle ilgili. Sahip olduğumuz her anayasada birçok değişiklik yapıldı, ancak bir madde hep kaldı: Devrim Kanunları'nın korunması." (Zaman)