Kaplan, dün TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, 15 Mayıs'ın çok partili hayata geçişin yıldönümü olduğunu hatırlatarak, Türkiye'nin bu tarihten sonra 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül'ü ve daha sonra e-muhtıraları yaşadığını söyledi.
TBMM'nin, top seslerinin Ankara'dan duyulduğu, bazılarının paniğe kapıldığı ve çeşitli entrikaların döndüğü, korkunç savaşın yaşandığı bir dönemde bile kapanmadığına vurgu yapan Kaplan, şöyle konuştu:
"Çünkü çare, ulusal egemenliğin simgesi konumunda bulunan TBMM'de aranmıştır. 23 Nisan 1920'den 1960'a TBMM, bir cunta komitesi tarafından kapatılmış ve bunu yaparken de gerekçesini 10/6/1935 tarihli ve 2771 sayılı Ordu Dahili Hizmet Kanunu'nun 34. maddesi olarak gösterilmiştir. Oysa ki İç Hizmet Kanunu, askeri disiplini sağlamak için çıkarılmış bir yasa olup, darbenin meşrulaştırılması söz konusu değildir. Bu kanunla ilgili hükmü sonraki darbelerin 12 Mart 1971 muhtırası ile 12 Eylül 1980 darbesinin gerekçesi olmaya devam etmiş, adeta hukuk sistemine yerleştirilmiş ve ne zaman patlayacağı belli olmayan bir mayın konumuna gelmiştir."