12 Eylül öncesi ülkücü liderlerden İbrahim Çiftçi, Mamak Cezaevi'nde yattığı sırada üç subayla bir yüzbaşının kendisiyle görüşerek "PKK ve ASALA ile mücadele için gönderelim seni." teklifinde bulunduğunu belirtiyor.
Mamak Cezaevi'ndeyken, üç üniformalı subayla bir yüzbaşının kendisiyle görüştüğünü açıklayan Çiftçi, şöyle devam ediyor: "Yargılanıyorum ve 12 Eylül'de 4. kez idam cezası almışım. Toplam 6 kere idam cezası aldım. Geldiler PKK ve ASALA ile mücadele için gönderelim seni dediler. Ben yargılanıyorum nasıl olacak bu dedim! Mahkemede bu ortaya çıkar, diye söyledim. Siz benim firarımı mı vereceksiniz diye sordum onlara sonra. Onlar da biz mahkemeyi oyalarız dediler. Sonra tamam ben gittim, çatıştım, mücadele ettim ve sağ kaldım. Benim dönüşüm ne olacak dedim ve mahkemeden beraat edecek miyim, üniversite mezunu birisiyim, benim yarınımla ilgili şüphelerin ortadan kalkması lazım, güvenliğimi sağlayabilecek misiniz, diye söyledim. Ama bunun için kendi davamla bile ters düşebileceğim için ben bu işte olmam dedim."
Susurluk Kazası'nda ölen Abdullah Çatlı'nın yakın arkadaşı olan İbrahim Çiftçi, Ankara Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı Doğan Öz'ü öldürmek suçundan on yıla yakın cezaevinde kaldı. Çiftçi, 'Bahçelievler Katliamı davasında Çatlı ile birlikte yargılandı. Karanlık dönemi Zaman'a anlatan Çiftçi, tarafı belli olmayan bir iç kavganın içine sürüklendiklerini kaydediyor. Çiftçi, "Adana'da Kemal Türkler'in öldürülmesinde kullanılan silahla, Ankara'da bir profesörün öldürüldüğü silah aynı. Ama faillerden birisi ülkücü, birisi de Marksistti." diyor. (Zaman)