CHP, Menderes'i dinlemişti

CHP, Menderes'i dinlemişti

İsmet İnönü'nün, DP iktidarına farklı bir muhalefet geliştirme çabasında aklına gelen ilk yol, dönemin başbakanı Menderes'in telefon görüşmelerini dinlemek olur.

Son dönemlerde CHP'nin, sinirli ve şaşkın bir biçimde 'dinleniyoruz, bunun gereğini yapacağız ve yapılmalıdır' söyleminin arkasındaki tarihsel tecrübeyi bilmeyenler ülkede bu olayların sadece teknolojik ilerlemelerden ve kimi iktidarlardan sonra başladığını sanmaktadır.

Oysa bu geleneği ilk başlatan CHP'nin efsanevi genel başkanı ve milli şef İsmet İnönü olmuştur.  Olayın tarihsel bağlamına geçmeden önce dinleme olayının bizzat kendisinin bir usulsüzlük olduğu, özel alana bir müdahale olduğu ve özelin kamusallaşmasının da son kertede gayri ahlaki bir duruma işaret ettiği bilinmelidir.

Acaba bundan rahatsız olan CHP, gerçekten dinlenmekten rahatsız olunan birtakım işler mi yürütmektedir? Gizli bir projeleri mi var? Yoksa onlar da mı takiye yapıyorlar? Veya dinlenmek neden onu rahatsız etsin? Bir siyasi parti kendilerini dinleyenlerin varlığından neden rahatsız olsun ki? Söylemlerinin gizli açık bir biçimde dinleniyor olmasından neden rahatsız olsun ki?

Elbette kişilerin kendilerine özgü ve kamusallaşmayan bir sığınakları olmalıdır ve bu tamamen kutsal bir alandır. Kişinin kendisine ait bir dünyasının olması gerektiği konusu tamamen özsel bir sorundur ve tartışmaya kapalıdır.

Ama vaktiyle iktidarı kaybeden İsmet İnönü'nün, DP iktidarına farklı bir muhalefet geliştirme çabasında aklına gelen ilk yol, dönemin başbakanı Menderes'in telefon görüşmelerini dinlemek olur. Yürütülen açık politikalara karşı geliştirilen muhalefet tatmin edici bulunmayınca yeni bir yol edinme pratiği olarak dinleme operasyonu gerçekleştirilmişti. Faruk Bildirici'nin 'Gizli Kulaklar Ülkesi' adlı kitabında bu olay detaylıca anlatılır. İddiaya göre bir gün kendisine verilen görüşmelerden birinde Menderes'in telefondaki konuşmalarında karşısındaki ile konuşma yerine sürekli ıslık çaldığı ve bunun da aynen kaydedilip kendisine verildiği görülür. Bunu okuyan İnönü, tam da Menderes Meclis kürsüsünde konuşurken 'Manyak' diye bağırır ve Menderes de duruma bir anlam veremez.

Keza askerî darbeden sonra Menderes'in hayret ettiği konulardan birisinin de bu olduğu bilinmektedir. Bir başbakan dinlenmiş ve takip edilmiş ve başbakan da bu durumun farkına varamamıştır...

Neden bir başbakanı dinleme ihtiyacı duydular, çünkü temelde demokrasiye ama özelde de topluma karşı bir güvensizlik psikolojisi var ve onlara göre kimin nerede nasıl davranacağı bilinmemektedir. Kendileri dışındakilerin hepsi açık bir gaflet ve dalalet içindedirler. Yoldan her zaman çıkabilirler ve bunun için de yapılması gereken bunları takip etmektir. Takip ederek rakibini tanıyanlar, rakiplerinin de kendilerini dinleyerek tanıdıklarını sanmaktadırlar. Kişi kendisinde bir başkasını görür çünkü...

En doğru bilgi ve en doğru yolun kendilerinin olduğunu sananların, bir başka yolun varlığını iddia edenlerin kötü yola düştüklerini düşünmelerinden daha normal bir durum olamaz.

Bu gelenekten gelen bir parti olarak bu işlerin nasıl detaylı bir biçimde yapıldığının farkında olan CHP bu olayı da kendisi gibi davrananların varlığına yorup asabileşmiş olabilir; ama her halükârda dinleme olayının bizzat kendisi gayri ahlaki ve gayri meşru bir durum olduğundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Doç. Dr. Mazhar Bağlı / Zaman Gazetesi

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir