Ceber’i İşkenceyle Öldürenler Yargılanacak!

Ceber’i İşkenceyle Öldürenler Yargılanacak!

Engin Ceber’in tutuklu bulunduğu Metris Cezaevi’nde işkence sonucu öldürülmesiyle ilgili nihayet önemli bir adım atıldı. Adalet Bakanı M. Ali Şahin19 hapishane görevlisinin işkence iddiasıyla görevden uzaklaştırıldığını söyledi ve Ceber’in ailesinden özür

Cezaevleri ve nezarethanelerde işkence ve işkence sonucu ölümlerin sıradan kabul edilip, devletin görmezden geldiği, inkar ettiği bir geleneğin mağduru olarak yaşamış ve sesini devlet adamlarına neredeyse hiçi duyuramamış bir toplum için Adalet Bakanı Şahin'in işkenceyi resmen kabulü ve özrü oldukça şaşırtıcı oldu.

Metris Cezaevi'nde jandarma ve gardiyanlar tarafından dövülerek komalık edilen ve hayata gözlerini yuman Engin Ceber'in ölümünün ardından ''Devletim ve hükümetim adına yakınlarından özür diliyorum. Sorumluları kimse, sonuna kadar gidilecektir. Kimsenin şüphesi olmasın.'' diyen Şahin, Adalet Bakanı olarak üzüntüsünün sonsuz olduğunu dile getirdi. Adalet Bakanı Şahin, ''Üzerine hassasiyetle gidiyorum, soruşturma genişletildikçe sayı artabilir. Türkiye'de bu dönemde, böyle bir olay meydana geldiği için son derece üzüntülüyüm. Adalet Bakanı olarak, dakika dakika takip ediyorum. Türkiye'yi böyle bir durumla karşı karşıya getirenler, her kimse cezalandırılacaktır.'' diye konuştu.

Adalet Bakanı Şahin, Ceber'in cezaevinde işkenceyle ölümüyle ilgili görevlendirdiği başmüfettiş ve müfettişin, Metris Cezaevi'nde ilk incelemelerini yaparak, raporlarını hazırladığını belirtti. Mehmet Ali Şahin, rapordaki, ''Yasaların kendine verdiği yetkiler sonucunda, ölüm olayında sorumlulukları olabileceği düşüncesiyle, iki infaz koruma ikinci müdürü, koruma başmemuru, infaz koruma memuru ve tutukluyu görmeden sağlam raporu veren cezaevi doktorunun da aralarında bulunduğu 19 görevlinin, geçici olarak görevden uzaklaştırılması kararı alındı.'' ifadelerini okudu.

Adalet Bakanı Şahin, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilke imza attı ve devlet ve hükümet adına, yapılan kötü muamele ve işkenceyi kabul edip özür diledi. Her ne kadar işkence olayları görece olarak azalmış olsa da kamuoyunda tartışılan bir ölüm vakası meydana gelmedikçe de devlet adamları tarafından hiçbir önleyici tedbir yürürlüğe sokulmuyor.

"Türkiye'yi zor durumda bırakmak" diye ifade edilen ve temelde AB kriterleri ve insan hakları raporlarında temiz bir "imaj" elde etmek üzere işkence ve kötü muamelelere karşı başlatılan çalışmaları hafife alınmamalı elbette. Ancak insan hak ve özgürlüklerinin korunması için sadece insan olmak yeterli bir kriter sayılmalıdır. Aksi durumda işkence ve kötü muamele politikaları konjonktürel olarak artıp azalabilir. Bu sebeple insana karşı suç işlemek, işkence yapmak ve işkence yapanı korumak açıkça suç sayılmalıdır.

HAKSÖZ-HABER

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir