Çankaya'dan İtiraflar, Bakan’dan çıt yok

Çankaya'dan İtiraflar, Bakan’dan çıt yok

Türkiye, CHP’li Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz'ın rüşvet itiraflarıyla çalkalanırken, İçişleri Bakanı Beşir Atalay gelişmelere seyirci kalıyor. CHP’li Eryılmaz’ın itiraflarını duymayan kalmazken, İçişleri Bakanlığı bugüne kadar bir tasarrufta

Yaptığı telefon görüşmelerinde belediyedeki rüşvet çarkını detayları ile anlatan ve CHP'li meclis üyelerine "yamyam" nitelendirmesinde bulunan CHP'li Eryılmaz'ın itiraflarını duymayan kalmazken, İçişleri Bakanlığı bugüne kadar bir tasarrufta bulunulduğuna dair herhangi bir açıklama yapmış değil. Bakan ne soruşturma açtı, ne de söz konusu Belediye Başkanı'nı açığa aldı. Oysa ki; 5393 sayılı Belediye Kanunu, İçişleri Bakanı'na skandal Belediye Başkanı'nı görevden el çektirme yetkisi bile veriyor. Söz konusu kanunun "Görevden uzaklaştırma" başlıklı 47. maddesi bu konuyu düzenliyor.

47. maddede şu ifadeler kullanılıyor: "Görevleriyle ilgili bir suç nedeniyle haklarında soruşturma veya kovuşturma açılan belediye organları veya bu organların üyeleri, kesin hükme kadar İçişleri Bakanı tarafından görevden uzaklaştırılabilir. Görevden uzaklaştırma kararı iki ayda bir gözden geçirilir. Devamında kamu yararı bulunmayan görevden uzaklaştırma kararı kaldırılır.

Görevden uzaklaştırılanlar hakkında; kovuşturma açılmaması, kamu davasının düşmesi veya beraat kararı verilmesi, davanın genel af ile ortadan kaldırılması veya görevden düşürülmeyi gerektirmeyen bir suçla mahkûm olunması durumunda görevden uzaklaştırma kararı kaldırılır. Görevden uzaklaştırılan belediye başkanına, görevden uzak kaldığı sürece aylık ödeneğinin üçte ikisi ödenir ve bu süre içinde diğer sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam eder."

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, CHP Genel Sekreteri Önder Sav ile CHP Genel Merkezi'ndeki odasında mesai saatleri içerisinde AK Parti'yi eleştiren Merkez Valisi Ali Serindağ'a da herhangi bir soruşturma başlatmamıştı. Atalay, yoğun kamuoyu baskısına rağmen Serindağ'ın CHP'ye siyasi taktikler verdiği ortaya çıkan görüşme hakkında işlem yaptırmamıştı. Diğer taraftan ise Beşir Atalay kendi partisinden olan Akfırat Belediyesi hakkında bazı gazetelerde çıkan haberler üzerine müfettişleri belediyeye göndermiş ve soruşturmanın selameti açısından belediye başkanı Hilmi Yıldız'a görevden el çektirmişti. Hilmi Yıldız hâlâ açıkta bulunuyor.

Başta rüşvet olmak üzere, kamudaki etik dışı uygulamaları takip eden Kamu Etik Kurulu, gazete ve televizyonlardaki haberleri ihbar kabul ederek Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz hakkında ön inceleme yapma kararı aldı ve bir raportör görevlendirdi. Etik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bilal Eryılmaz, kusurlu bulunması halinde belediye başkanı hakkında alacakları 'kınama kararı'nı Resmi Gazete'den kamuoyuna duyuracaklarını söyledi. Rüşvetle mücadelede hâlâ dünyanın çok gerisinde olunduğundan yakınan Eryılmaz, yeni yasal düzenlemelerle ellerinin güçlendirilmesini istedi.

BAŞKAN MUZAFFER ERYILMAZ'IN İTİRAFLARI:

İşte CHP'li Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz'ın çok tartışılacak sözleri:

 "Bazı konularda mesela satın almaya falan müdahale ettiğimiz oluyor. Yani şundan alın, şuna yardımcı olun diyoruz. Bazen Başkan danışmanı gibi çalıştırmak istediğim adamlar var. Gayri resmi çıkacak spor kulübü var. Bizim adamlar bizden ihale alıyor. İmar işleri var. İmarını yaparken götür şuraya, kulübe 50 milyar, 100 milyar ver. Belediye meclis üyelerine ne veriyoruz? AKP'lilerle oy kullanıyor adamlar. Aylık 2'şer milyar veto veriyoruz, aylık ne yapıyor 100-150'yi buluyor."

"Biz buradaki yamyamları doyurmak için... 4 aydır eski Muzaffer gitti, başka bir adam var şimdi. Bunlara para bulmak için elli takla atıyorum. Bugün, tavacı ne o Recep usta diye biri var. Ondan 100-150 milyar rüşvet teklif ettiler, borç alındı. Belediye meclis üyelerine verilecek. En son artık bitti süresi, kapatın deyince tamam 2 ay daha dedi işte."

 "Şimdi Cumhuriyet'e büyük desteğimiz oluyor. Yani gazetelerini alıyoruz, dağıtıyoruz, ilan veriyoruz falan. Bunu yaparken de tabiî bu sefer bu işlerin bazıları da dilleniyor tabiî. Yani şu ihaleyi şuna verdi, bu ihaleyi buna verdi gibi laflar."

 "Bak şimdi Balbay'a neredeyse 1 - 1.5 aydır ödeyeceğiz. 100 milyar ödememiz lazım, yok çıkmadı. Adamlardan gazete alıyoruz, ilan veriyoruz, yazı yazıyoruz. Kolay değil gazete. Hiçbir yerde çıkmıyor bizim yazımız, kimse vermiyor yazımızı, Cumhuriyet veriyor bir tek. Cumaları yazıyoruz. Melih'in elinde Sabah grubu. Hürriyet diyor yazmıyorlar. Emin Çölaşan'la, Bekir'le, Fikret'le, hepsiyle konuşuyoruz, yırtınıyoruz, her dediklerini yapıyoruz. İki satırımız çıkmıyor hiçbir yerde."

 "Adamlar imar komisyonunda her gelen dosyanın üzerine atlıyor. Her belediye meclis üyesi sabah geliyor, ben bugün ne götürürüm diyor. Her gün her birinin koltuğunda bir dosya, bir müdürlüğe gidiyor. Oradan belki benimle de bir telefonla konuşuyor. Veya benim yanıma geliyor, bir giriyor odaya çıkıyor. Giriyor yanıma işte dışarı çıkıyor, tamam işini hallettim diyor. Şu kadar ver diyor. Hele şu son 4 ayda adam resmen bizi şeyle tehdit etti ya Önder Sav ismiyle tehdit etti. Mesela bizim şimdi hisseli arsa satışlarımız var. Hisseli arsa satışlarımızda şey var, yetki vermesi lazım... Benim şimdi o yetkim var. Şimdi Büyükşehir'e verelim, Melih'in kucağına atacaklar. Bunu diyen CHP'li belediye meclis üyeleri."

 "Şimdi bütçe var. Bu akşam mesela yemek var, şimdi biz belediye meclis üyelerini yemeğe götürüyoruz. 1500 dolarlık her birine laptop aldırttık. 50 tane 75 bin dolar şimdi borca girdik. Aracısı kendisi söylüyor işte, belediye meclis üyeleri yaa. Kendileri alacaklar tamam, benden izin alıyorlar." (Vakit)

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir