Basın açıklamasını Filistin Gönüllüleri Dayanışma Platformu adına Memur-Sen Bursa Şube başkanı Numan ŞEKER okudu.
Numan ŞEKER basın açıklamasına, İsrail'in Gazze'yi havadan ve karadan hala vurmaya devam ettiğini ve bu duruma dünya devletlerinin suskun kaldığını ifade ederek başladı. Numan ŞEKER, Ölenlerin çoğunun kadınlar ve çocuklardan oluştuğunu, Gazze'nin esaret kampı durumuna geldiğini; bu duruma her duyarlı İnsanın somut bir şekilde adım atması gerektiğini vurguladı. Hükümetin uluslararası diplomatik girişimlerini olumlu bulmadığını ancak; Milli Eğitim Bakanlığı'nın Türkiye genelinde okullarımızda 1 dakikalık saygı duruşun uygulamasının ümit verici bir adım olduğunu söyleyen ŞEKER, atılan bu adımların yetersiz olduğunu, Türkiye'nin dört bir yanından günlerdir hatırlatılan İsrail ile yapılan anlaşmaların iptalinin, Konya'da eğitim gören İsrail uçaklarının durdurulmasının, bir an evvel gerçekleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Hava sahasının İsrail uçaklarına kapatılmasını ve İsrail'e geniş kapsamlı bir boykotun herkes tarafından uygulanması gerektiğini de söyleyen ŞEKER, İsrail'in uyguladığı bu soykırım bitene dek her akşam basın açıklamalarına devam edeceklerini söyleyerek sözlerine son verdi.
'Zulme karşı direneceğiz', 'Vur vur Hamas vur İsrail'e vur', 'Hamas'a selam direnişe devam', 'İşbirlikçi iktidar istemiyoruz' gibi sloganlarla süren basın açıklaması, kalabalık grubun hep birlikte yaptığı dua ile son buldu.



Basın açıklaması tam metni:
Değerli Basın Mensupları;
İsrail; Gazze'de dünyanın gözü önünde vahşet işlemektedir. Gazze'ye havadan ve karadan saldırarak bir katliam yapmaya devam ediyor. İsrail'in bu katliamı karşısında uygar dünya devletlerinde buna dur diyecek bir ses çıkmıyor, dünya susuyor, AB susuyor, Birleşmiş Milletler seyrediyor. Herkes susuyor ama biz susmayacağız. Eli kanlı terör devleti İsrail, Ortadoğu coğrafyasında sergilediği işgalci anlayışla vahşetten başka bir kelimeyle anlatılamayacak eylemlerine dünya kamuoyunun gözleri önünde her gün bir yenisini ekliyor. İsrail'in Gazze'ye yönelik başlattığı saldırılar bugün 18. gününde… Ölü sayısı 900'ün, yaralı sayısı ise 4000'in üzerinde. Ölenlerin çoğu çocuklar ve kadınlardan oluşmaktadır. Okullar ve hastaneler de dahil olmak üzere her yer insafsızca bombalanmakta, esaret kampı konumunda olan Gazze aynı zamanda bir harabeye döndürülmektedir. Dünyaya şekil vermek isteyen ülkeler ise yapılan bu zulmü görmezden gelmekle yetinmeyip, başta ABD olmak üzere birçok Avrupa ülkesi vatanını savunmaktan başka amacı olmayan Hamas'ı suçlu göstererek, İsrail terörünü destekleyen talihsiz açıklamalar yapmaktadırlar.
Değerli Basın Mensupları;
Gazze halkına uygulanan katliama dur demek vicdan sahibi herkes için bir insanlık görevidir. Bugün buradan tüm dünyaya sesleniyoruz. İnsanlık onurunu yüreklerinde taşıyanlar burada. Filistin dostları burada. Gelemeyen milyonlar dualarıyla burada. Ortadoğu'da barış olmazsa dünyada barış olmaz. Türkiye'nin Filistin'e karşı tarihi sorumluğu var. Vahşeti durdurma görevi Türkiye'nindir. Bu topraklar 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'in fethi ile Osmanlı idaresine katılarak 401 yıl Osmanlı idaresinde kalmıştır. Bu dönemde bölgeye, huzur, barış, istikrar ve bolluk gelmiştir. Her üç dinin kutsal mekanı ve merkezi Kudüs, tarih boyunca en uzun istikrar ve barışı Osmanlı döneminde yaşamıştır. Bölgenin 1918'de İngilizlere geçmesi, 1948'de İsrail Devleti'nin kurulmasıyla birlikte bölge kan gölüne dönmüş, gözyaşı dinmek bilmemiş ve istikrar kaybolmuştur. Petrol kavgası veren büyük güçler böl, parçala ve hükmet politikalarıyla bölgede gözyaşı ve kan akıtmışlardır. Bölge Hazreti Ömer'le başlayan Selahaddin Eyyübi'yle devam eden ve Yavuz Sultan Selim'le nihayete ulaşan barış ve huzuru arar olmuştur. Bu nedenle biz diyoruz ki; Türkiye tarihi misyonuna geri dönmeli, daha etkin rol üstlenmelidir. Bölgede akan kanı durdurmak, çocukların gözyaşlarını dindirmek, annelerin ağlamalarını bitirmek için bölgeye Mehmetçik gitmeli diyoruz. Tarihte olduğu gibi üç dininin de barış içinde yaşamasının yegane garantisi budur.
Bu durumda yapılması gerekenler şunlardır:
Hükümetin uluslararası diplomatik girişimlerini olumlu buluyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı'nın Türkiye genelinde okullarımızda 1 dakikalık saygı duruşunu ümit verici bir adım olarak görüyoruz. Ancak, bunları yeterli görmüyoruz. Hemen Filistin halkı için Türkiye'de bir gün YAS ilan edilmelidir. İsrail'le bütün ilişkilerin kesilmesini istiyoruz. Buna karşılık Filistin'le bütün kanalların açık tutulmasını istiyoruz. Bu kapsamda; Türkiye İsrail'le imzalanan tüm askeri anlaşmaları feshetmelidir. İsrail pilotlarına Türkiye'de eğitim yaptırmamalıdır. Hava sahasını İsrail uçaklarına kapatmalıdır. İstenmeyen adam ilan edilmelidir. Türkiye, İslam Konferansı Teşkilatını hemen toplamalıdır. İsrail malları boykot edilmelidir.
İsrail'in işgali sona erinceye, vahşet bitinceye kadar eylemlerimiz devam edecektir. Halkımızı eylemlerimize davet ediyor, katılımcılara teşekkür ediyorum.

