KAYIP SUSURLUK SİLAHLARI MI?
Özel Harekât Dairesi eski Başkanvekili İbrahim Şahin'in evinde bulunan krokilerle ortaya çıkartılan silah deposu, gündeme bomba gibi düştü. Çok sayıda silah, mühimmat, fişek, bomba, uzi ve lav silahının çıktığı depo, Türkiye'nin karanlık geçmişine ışık tutarken Susurluk Komisyonu Başkanı ve eski Milletvekili Mehmet Elkatmış; "Bunlar İsrailli firmalardan alınan kayıp Susurluk silahları.
Bu depo, Susurluk olayının da Ergenekon'un içinde olduğunun delilidir. Şimdi önemli olan 'bu silahlar nerede kullanıldı?' sorusuna cevap bulmaktır" dedi. Eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar ise, "Ele geçen mühimmatlar karanlık bir döneme ışık tutacaktır. Bu silah deposu ülkemizde meydana gelen 'faili meçhul' cinayetleri aydınlatmak için büyük bir gelişmedir. Şimdi olayı magazinleştirmeden, asla geri adım atmadan ve siyasi bir tarafa çekmeden, Ergenekon kapsamında derine inilmeli ve sonuna kadar gidilmelidir" diye konuştu.
Ankara Gölbaşı'ndaki kazılarda çok sayıda çeşitli bomba ve silahların bulunması devlet içerisindeki çetelerin tasfiyesine yönelik umutları artırdı. Uzmanlar ortaya çıkarılan depoda ele geçirilen mühimmatın, İsrail firmasından alınan "kayıp Susurluk silahları" olabileceğini belirtiyor. Olayı araştırmak üzere kurulan Susurluk Araştırma Komisyonu, olayın ısrarla üstüne gitmiş ancak silahlar konusunda birçok şüphelinin ifade vermesi de çeşitli ayak oyunları ile engellenmişti.
AHMET NECDET SEZER AFFETMİŞTİ
Adı Ömer Lütfü Topal cinayetine de karışan Özel Harekatçı Şahin'in, Susurluk skandalının önemli isimleri ile ilişki içinde olduğu ortaya çıkmıştı. Yargılandığı Susurluk davasında 6 yıl hapis cezası alan Şahin, geçirdiği trafik kazası sonrasında bilincini yitirdiği gerekçesiyle dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından cezası affedilmişti.
"MADEM 'DEVLET SIRRI'YDI… EMEKLİ OLDUNUZ HALEN NEDEN SİZDE"
Eski Meclis Susurluk Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış: Susurluk Ergenekon'un içindedir ve en önemli ayağıdır. Sözlerim bu depo ile doğrulanmıştır. Susurluk araştırmalarımız sırasında kayıp silahlar konusunda özellikle duruyorduk. İsrail firmasından alınan silahların birçoğu kayıptı ve tüm işaretler bize İbrahim Şahin'i gösteriyordu. Kendisine silahları sorduğumuzda, 'silahlar bizde' diyor, yerlerini sorduğumuzda ise, 'devlet sırrı' demekle yetiniyordu. Ancak emekli olmasına rağmen üzerinde çıkan kroki ile ortaya çıkan bazı mühimmat yine onda çıktı. Görevinden ayrılmış olmasına rağmen yine silahların ondan çıkması aslında tüm sorulara cevap niteliğindedir. Şimdi önemli olan 'bu silahlar nerede kullanıldı?' sorusuna cevap bulmaktır. Daha başka depoların çıkması da mümkündür. Devlet şaibeden kurtulmak istiyorsa bu olayların üzerine ciddi bir şekilde gitmeli ve asla geri adım atmamalıdır. 'Devlet sırrı' kılıfı altında yapılan usulsüzlükler de ortadan kaldırılmalı" diye konuştu.
"FAİLİ MEÇHULLER ORTAYA ÇIKACAKTIR"
TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu'nda görev yapan eski Kültür Bakanı ve eski milletvekili Fikri Sağlar ise ele geçen mühimmatların karanlık bir döneme ışık tutacağını belirterek tüm siyasilere önemli çağrılarda bulundu. Sağlar, "Bu fırsat daha önce yakalanmış ancak üzerine gidilememişti. Ancak şimdi bu silah deposu ülkemizde meydana gelen 'faili meçhul' cinayetleri aydınlatmak için büyük bir gelişmedir. Zamanında karanlık birçok olayda TBMM'de çok sayıda komisyonlar oluşturuldu ancak bazı kurumların komisyonlara kapılarını kapatması sonucunda dosyalar arşivlere kaldırıldı. Ancak bu ülkede 17 binin üzerinde faili meçhul cinayet işlendi ve Özel Harekât Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin, 'Bir operasyonda 4 bin kişi öldürdük' diyerek övündü. Bu deponun ortaya çıkması ile birlikte bu cinayetlerin gerçek amacını da anlayacağız. Şimdi olayı magazinleştirmeden, asla geri adım atmadan ve siyasi bir tarafa çekmeden, Ergenekon kapsamında derine inilmeli, sonuna kadar gidilmelidir. Zamanında olduğu gibi kontrgerilla örgütlenmesi araştırmasının önüne engeller çıkarılmamalıdır" dedi.
TÜRKÖNE: CHP İLE ERGENEKON'UN İDEOLOJİSİ AYNI
Yazar Mümtaz'er Türköne ise bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal'ın Atatürk ve Cumhuriyet'i kendisine kalkan olarak kullanmak suretiyle "Yavuz hırsız misali, suçu bastırmak amacıyla, can havliyle" Ergenekon'u savunduğunu öne sürdü. Türköne, CHP ile Ergenekon arasında ideolojik bakımdan hiçbir fark olmadığını da savundu. Siyasilerin daha dikkatli ve özenli bir üslup kullanmaları gerektiğine dikkat çeken Türköne, "Kimsenin yargıçları baskı altına almaya hakkı yok" dedi.
BİLİCİ: İKİ EL BOMBASIYLA BİLE DARBEYE ZEMİN HAZIRLANABİLİR
Gazeteci yazar Abdülhamit Bilici ise bulunan silahların darbe yapmaya yeterli olup olmadığının sorgulanmasını eleştirerek, "Dumanı tüten silahlar varken soruşturma sulandırılmaya çalışılıyor" diye konuştu. Darbeye zemin hazırlamak ve buna uygun psikolojik ortamı oluşturmak için iki el bombasının bile yeterli olabileceğini vurgulayan Bilici, ulusalcı çevrelerin bir süredir toplantılarında direniş ve halk ayaklanmasından bahsettiğini hatırlattı.
KAYIP SİLAH DAVASI NEYDİ?
Terör devleti İsrail'in Hospro Şirketi'nce, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne verilen 10 adet 9 mm Mikro Uzi, 10 adet Süper Mg, 11 adet 22 kalibre Baretta marka tabanca ile bu tabancalara ait susturucular ile 1 adet AL 50 Hv roketatar özel bir uçakla Türkiye'ye getirildi. Önce bu silahların 32 milyon dolara satın alındığı açıklandı. Ancak daha sonra bu silahların hibe edildiği açıklandı. Silahlar eski Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekât Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin döneminde kayboldu. Silahlar ile ilgili eski Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Harekât Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin ile eski Emniyet Genel Müdür Danışmanı Mehmet Korkut Eken'in de aralarında bulunduğu 6 kişi yargılanmıştı. İbrahim Şahin hapisle yargılandı ama dava zamanaşımından düştü. Korkut Eken, 'Bu silahların nerede kullanıldığını söylesem savaş çıkar' demişti. İbrahim Şahin'in Mehmet Ağar'ın çok yakınındaki isimlerden biri olması ise dikkat çeken bir başka konu.
Aslan Değirmenci / Hasan Tosun – VAKİT