HAKSÖZ HABER
TRT tarafından hazırlanan ve 15 Temmuz askeri darbe girişimini kronolojik boyutuyla ele alan “Asırlık Gece” belgesel dizisinin dördüncü bölümünde değerlendirmelerde bulunan Bilal Erdoğan, Türkiye’nin yakın tarihine ve FETÖ çetesinin zemin bulma süreçlerine dair dikkat çeken tespitlerde bulundu.
Kemalist-laik vesayet rejiminin onlarca yıl boyunca Müslüman halka ve dini yapılara dönük uyguladığı sistematik baskı, cehalet ve şeffaf olmayan gizli örgütlenme hatlarına zemin hazırladığını vurgulayan Erdoğan, örgütün doğuşunu dindarlığa bağlamaya çalışan seküler-laik ezberleri eleştirdi.
Bilal Erdoğan, belgeselde yaptığı açıklamada konuya dair şu ifadeleri kullandı:
“FETÖ’yü doğuran, inanan insanlar üzerinde yapılan baskı olmuştur. FETÖ’yü doğuran o katı laikliğin ta kendisi olmuştur.
FETÖ’yü doğuran dindarlık olmamıştır, FETÖ’yü doğuran İslam olmamıştır, FETÖ’yü doğuran Risale-i Nurlar olmamıştır...”
Vesayetin Doğurduğu Sapma ve İslami Vasatın Önemi
Türkiye’de onlarca yıl boyunca İslami kimliği, eğitimi, ibadeti ve örgütlenmeyi suç sayan; dindar halkı kamusal alandan tasfiye eden 28 Şubat ve öncesindeki darbeci laik yaklaşım, dini alanın şeffaf ve sağlıklı bir zeminde gelişmesini engellemiştir.
Vesayet rejiminin estirdiği bu baskı iklimi, ne yazık ki "gizlilik", "takiyye" ve "sinsi kadrolaşma" üzerine kurulu devşirme yapıların güç kazanmasına çanak tutmuştur. İslam’ın sahih ilkelerinden, ümmet bilincinden ve şeffaflıktan uzak bir şekilde kapalı kapılar arkasında büyütülen bu sapkın yapı, en nihayetinde emperyalist odakların da aparatı haline gelerek 15 Temmuz’da halka silah doğrultacak boyuta ulaşmıştır.
Bilal Erdoğan’ın da altını çizdiği üzere; FETÖ ve benzeri batıl/sapkın yapıların suçunu İslami değerlere, dindarlığa veya sahih geleneğe yüklemeye çalışan seküler-laik zihniyet kendi tarihsel sorumluluğundan kaçamaz. Sorunun kaynağı dinin kendisi değil; sahih din anlayışının bastırılması, yasaklanması ve neticesinde oluşan gizemli, takiyyeci sapmalara zemin hazırlayan despotik laiklik anlayışıdır.

