Taraf'ın haberine göre TSK, AK Parti'nin 3 Kasım seçimlerinden anayasayı değiştirecek çoğunlukla iktidara gelmesinin ardından Jandarma İstihbarat Dairesi bünyesinde Cumhuriyet Çalışma Grubu'nu (CÇG) kurdu.
Dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur başkanlığında faaliyetlerine başlayan grup, TSK'nın siyaseti ve sivil toplum örgütlerini yönlendirdiği merkez konumunda. Grup, ülke çapında tüm illerde kişi, kurum, okul, sivil toplum örgütleri, işyeri sahipleri ve bazı kamu kurumlarında çalışanları fişledi. Jandarma, grup tarafından oluşturulan Ulusal Birlik Hareketi üzerinden Yargıtay'dan Barolar Birliği'ne kadar birçok kuruluşla temas halinde bulunuyor.
Taraf gazetesinde yer alan habere göre Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), 28 Şubat darbesini yöneten BÇG'yi lağvettikten sonra Cumhuriyet Çalışma Grubu'nu oluşturdu. Grup, Ulusal Birlik Hareketi üzerinden 225 sivil toplum kuruluşuyla işbirliği yaparak TSK'nın siyaseti ve sivil toplumu yönlendirme çabasını yürütüyor. Gazetenin CÇG Devre Raporu'na dayanarak yaptığı habere göre 2003 başından itibaren bir dizi etkinliğe, rapora ve oluşuma imza atan Cumhuriyet Çalışma Grubu, Türkiye çapında tüm illerde kişi, kurum, okullar, sivil toplum örgütleri, işyeri sahipleri ile bazı kamu birimleri ve burada çalışan kişileri de fişledi. Fişleme amacıyla, üniversite öğretim görevlilerinden sivil toplum kurumu yöneticilerine kadar birçok sivil kişiden sağlanan dosyalar ve şahıslara ilişkin özel bilgiler, Cumhuriyetçi Çalışma Grubu'nda raporlaştırıldı. Fişlemelerin yanı sıra "sivil" siyasete müdahale niteliğinde bir dizi olayı ve oluşumu da bizzat planladı ve gerçekleştirdi.
Yargıtay'dan ATO'ya kadar birçok kurumdan görüş ve destek alındı
Raporlarda ayrıca Ulusal Birlik Hareketi üzerinden Cumhuriyet Çalışma Grubu ile 225 ayrı sivil toplum kuruluşunun işbirliğinin sağlandığı belirtiliyor. Şener Eruygur'un emekli olduktan sonra da Ulusal Birlik Hareketi'yle ilişkisini sürdürerek başta 2007'deki Cumhuriyet Mitingleri olmak üzere, benzer organizasyonların Cumhuriyet Çalışma Grubu'nca yönlendirildiği de değerlendirme raporlarında yer alıyor. Ulusal Birlik Hareketi'nin oluşumu, gelişimi, yapılan ve yapılacak toplantılar, alınacak kararlar, Jandarma Genel Komutanlığı Cumhuriyet Çalışma Grubu'yla görüşülerek hazırlanıyor. 19 Şubat 2004 tarihli Ulusal Birlik Hareketi STK Platformu adlı 114 sayfalık çalışmada, Ulusal Birlik Hareketi lideri Prof. Bülent Berkarda'nın yapmış oldukları faaliyetleri, CÇG'ye sunduğu, buradan aldığı direktifler doğrultusunda hareket ettiği belirtiliyor. Grubun değişik zamanlarda hazırladığı raporlar, dernek başkanlarına hitaben yazılan yazılar, bu hareketin güçlü bir sese dönüşmesi için 20 Aralık 2003'te İstanbul'da toplanan STK'ların aldıkları ortak eylem kararı, ATO, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, MGK Genel Sekreterliği ve Türkiye Barolar Birliği'nden de görüş ve destek alındığı bilgileri raporlarda yer alıyor.
Taraf'ın haberinde yer alan 28 Ocak 2003 tarihli raporda ise şu ifadeler yer alıyor: "ATO Başkanı Sinan Aygün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, MGK Genel Sekreteri Org. Şükrü Şarıışık, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç'la görüşülmüştür." Yapılan bu görüşmelerin amaçları ise şu şekilde sıralanıyor: "Ulusal Birlik Hareketi'nin tanıtımı, TSK'ya destek, hareketi yönetecek şemsiye kadro için güvenilir aday önerileri, medya için finans kaynağı, Ankara'da güvenilir gruplar bulmak."
İŞTE TARAF'IN SÖZ KONUSU HABERİ:
TSK, Siyaset ve Sivil Toplumu Bu Merkezden Yönlendiriyor:
CUMHURİYET ÇALIŞMA GRUBU
Türk Silahlı Kuvvetleri, 28 Şubat darbesini yöneten Batı Çalışma Grubu'nu lağvettikten sonra Jandarma İstihbarat Dairesi bünyesinde kurduğu Cumhuriyet Çalışma Grubu'nda (CÇG) siyasi faaliyet yürütüyor. AKP'nin Kasım 2002'de iktidara gelmesinden hemen sonra dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur tarafından kurulan CÇG halen aktif. Taraf'ın elindeki resmi CD'ler, CÇG'nin yaygın fişleme ve kurdurduğu Ulusal Birlik Hareketi üzerinden 225 "sivil" toplum kuruluşuyla işbirliği yaptığını belgeliyor. İç ve dış siyaset, ekonomi ve eğitim alanlarında faal Ulusal Birlik Hareketi, Yargıtay'dan Barolar Birliği'ne birçok kuruluşla Jandarma'nın dirsek temasını sağlıyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) siyaseti ve sivil toplumu yönlendirme çabasını, Cumhuriyet Çalışma Grubu adlı merkezden yürütüyor.
Taraf'ın Genelkurmay Başkanlığı'ndaki bir yetkiliden edindiği ayrıntılı bilgiler ve resmi brifing CD'leri, Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun, 28 Şubat post-modern darbesinin ordu içindeki siyasi karargahı olan Batı Çalışma Grubu'nun yerini aldığını ortaya koyuyor.
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Batı Çalışma Grubu'nun lağvedilmesinden sonra kurulan Cumhuriyet Çalışma Grubu 2002'den beri aktif.

JANDARMA BÜNYESİNDE • Kanuni dayanağı olmayan ve TSK'nın resmi teşkilat şemasında yer almayan Cumhuriyet Çalışma Grubu, Ak Parti'nin 3 Kasım 2002 seçimlerinde Anayasa'yı değiştirecek çoğunlukla iktidara gelmesinin hemen ardından kurulmuş.
Şener Eruygur'un Jandarma Genel Komutanlığı'na atanmasının ardından, Jandarma İstihbarat Başkanlığı bünyesinde çalışmaya başlayan ve Eruygur'un 2004'te emekli olması sonrasında da faaliyetini sürdüren Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun etkinlik alanı, Jandarma'nın görev ve sorumluluklarını aşarak, doğrudan siyasi bir nitelik taşıyor.
HERKESİ FİŞLEMİŞLER • 2003 başından itibaren bir dizi etkinliğe, rapora, ve oluşuma imza atan Cumhuriyet Çalışma Grubu, Türkiye çapında tüm illerde kişi, kurum, okullar, sivil toplum örgütleri, işyeri sahipleri ile bazı kamu birimleri ve burada çalışan kişileri de fişlemiş.
Fişleme amacıyla, üniversite öğretim görevlilerinden sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerine kadar birçok sivil kişiden sağlanan dosyalar ve şahıslara ilişkin özel bilgiler, Cumhuriyetçi Çalışma Grubu'nda raporlaştırılmış. Taraf, bu raporların bir bölümünü elde etti.
"SİVİL" TOPLUM OPERASYONU • Cumhuriyet Çalışma Grubu, fişlemelerin yanı sıra "sivil" siyasete müdahale niteliğinde bir dizi organizasyonu ve oluşumu da bizzat planlamış ve gerçekleştirmiş.
Taraf'ın elindeki Cumhuriyet Çalışma Grubu Devre Raporları, Jandarma Genel Komutanlığı Planlama Koordinasyon ve Güvenlik Dairesi'nin yönlendirilmesiyle oluşturulan Ulusal Birlik Hareketi Sivil Toplum Kuruluşu Platformu adlı çalışmaya ilişkin ayrıntılı bilgiler içeriyor. Bu oluşumla ilgili 140'ın üzerinde rapor ve çalışma mevcut.
Ulusal Birlik Hareketi'nin bizzat dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur tarafından kurdurulduğu ve Cumhuriyet Çalışma Grubu'nda alınan "sivil" toplum eylem kararları kapsamında, 225 ayrı sivil toplum kuruluşunun Ulusal Birlik Hareketi'yle işbirliğinin sağlandığı bu raporlarda belirtiliyor.
CUMHURİYET MİTİNGLERİ • Eruygur'un emekli olduktan sonra da Ulusal Birlik Hareketi'yle ilişkisini, sürdürdüğü ve başta 2007'deki Cumhuriyet Mitingleri olmak üzere, benzer organizasyonların Cumhuriyet Çalışma Grubu'nca yönlendirildiği de değerlendirme raporlarında açık bir şekilde görülüyor.
Cumhuriyet Çalışma Grubu Devre Raporları'nda ayrıca "Türkiye'nin sorunları" arasında Avrupa Birliği ilişkileri, Avrupa Birliği ilerleme raporları, ders kitaplarındaki insan hakları projeleri gibi başlıklar sıralanıyor.
JANDARMA'NIN SİVİL TOPLUMU: ULUSAL BİRLİK HAREKETİ • Cumhuriyet Çalışma Grubu Devre Raporları arasında en çarpıcıları, Ulusal Birlik Hareketi'nin (UBH) oluşumunu konu alıyor.
UBH'nin oluşumunun, geliştirilmesinin, toplantılarının ve tüm kararlarının Jandarma Genel Komutanlığı Cumhuriyet Çalışma Grubu'yla görüşülerek şekillendirildiği, bu raporlarda açıkça görülüyor. 19 Şubat 2004 tarihli, "Ulusal Birlik Hareketi STK Platformu" başlıklı 114 sayfalık çalışma bu raporlardan biri.
Söz konusu çalışma, Ulusal Birlik Hareketi lideri Prof. Bülent Berkarda'nın yaptığı faaliyetleri, görüşmeleri bizzat, Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki Cumhuriyet Çalışma Grubu'na sunduğunu, buradan aldığı direktifler doğrultusunda çalışmalar yürüttüğü de raporlara yansımış.
YARGITAY'DAN ATO'YA • Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun değişik zamanlarda hazırladığı raporlar, çeşitli "sivil" dernek başkanlarına hitaben yazılan yazılar, bu hareketin güçlü bir sese dönüşmesi için 20 Aralık 2003'te İstanbul'da toplanan STK'ların aldıkları ortak eylem kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Türkiye Barolar Birliği ve Ankara Ticaret Odası'ndan görüş ve destek alındığı bilgileri raporlarda genişçe yer almış. UBH'nin basına kapalı gizli toplantılarında alınan eylem kararları da Cumhuriyet Çalışma Grubu tarafından raporlaştırılmış.
Taraf'ın bir Genelkurmay yetkilisiyle görüşüp elde ettiği devre raporlarındaki UBH faaliyetlerinden satır başları şöyle:
• PROF'TAN CÇG'YE KATKI:
"Prof. Bülent Berkarda son günlerdeki faaliyet ve etkinliklerine dair zabıt ve raporlarını sunmuştur. Bu faaliyet ve etkinlikler kapsamında, 28 Ocak 2003 Çarşamba günü; ATO Başkanı Sinan Aygün, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Nuri Ok, MGK Genel Sekreteri Org. Şükrü Şarıışık, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç'la görüşülmüştür" ifadesini içeren, Jandarma'ya ait gizli bir rapor, daha sonra yapılan görüşmelerin amacını şöyle sıralıyor:
"UBH'nin tanıtımı, TSK'ya destek, hareketi yönetecek şemsiye kadro için güvenilir aday önerileri, medya için finans kaynağı, Ankara'da güvenilir gruplar bulmak."
• HAREKÂT İÇİN MEDYA:
Raporda UBH'nin misyonu ve uygulama yöntemi de şu ifadelerle açıklanıyor: "Cumhuriyet'in temel niteliklerini korumak. Bu misyonun yerine getirilmesi için kamuoyu bilinci oluşturmak, ulusal güçlerin bir merkezde birleştirilmesini ve eşgüdümü sağlayacak güvenilir bir üst yönetim oluşturmak, harekatın sesini duyurmak için medya olanağı elde etmek."
• CÇG'YE GÖRE SORUNLAR:
Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun hazırladığı raporda Türkiye'nin sorunları iç siyaset, dış siyaset, ekonomi ve eğitim başlıklarıyla değerlendirildikten sonra sorunların neler olduğu da sıralanıyor.
"İç siyaset" başlığı altında "Medyanın siyasetin ve sermayenin elinde tek ses olması, tekelleşme, Kamu Yönetimi Temel Kanunu ve Yerel Yönetimler Kanunu, belediye seçimleri, devletteki kadrolaşma, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, Yargının gözden düşürülmesi, siyasetin yargıyı yıpratması, dokunulmazlığın kaldırılmaması, yolsuzlukla mücadelede siyasi tercihler, TÜBİTAK'ın özerkliğinin yok edilmesi, türbanın siyasi kullanımı, Türkiye'nin bölünmez bütünlüğünün tartışılması, Güneydoğu sorunu, Apo'ya getirilmek istenen siyasi af, teröre karşı etkisiz kalma, Kemalizme karşı saldırılar, STK'ların durumu, Cumhurbaşkanlığı seçimi, siyasi partiler yasası, seçim sistemindeki ülke barajı, temel sağlık hizmetleri" sıralanıyor.
• AVRUPA BİRLİĞİ SIKINTISI:
"Dış siyaset" başlığında ise "AB ilişkileri, AB ilerleme raporu, AB sürecinde dil hakları, Kıbrıs'ta çözüm mü yoksa 'ver kurtul' mu, İncirlik Üssü'nün durumu, ulusal güvenlik zafiyeti, K. Irak'ta gelinen nokta, ABD'nin dinsel özgürlükler raporu, ılımlı İslam önerileri, Ermeni lobisinin faaliyetleri, sözde soykırım iddiaları ve uluslararası destek, Ege kıta sahanlığı" sorun olarak ele alınıyor.
• YÖK VE İMAM HATİPLER:
Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun hazırladığı raporda eğitim sorunlarına da şöyle değiniliyor: "YÖK yasa tasarısı, eğitim birliğinin bozulması, sekiz yıl kesintisiz eğitime darbe, Kuran kursları, İmam Hatip Liseleri, MEB 'Sosyal Bilimler Lisesi' kurulması girişimi ile Osmanlıca eğitimi, ders kitaplarında insan hakları projesi."
• ÖZELLEŞTİRMELER:
Ekonomi bölümünde sorunlara çözümler getirebilmek ve "bu kötü gidişe son verebilmek" amacıyla 30 sivil toplum kuruluşunun Ulusal Birlik Hareketi adı altında bir platform oluşturduklarından bahsedilip, "Ekonomiye IMF müdahalesi, Gümrük Birliği, gizlenen kredi anlaşmaları, maden yasaları, özelleştirme, Tüpraş, Telekom, Tekel, İşsizlik" bu bölümde sorun olarak ele alınıyor.
• STK'LARA KATILIM ÇAĞRISI:
Raporda, Ulusal Birlik Hareketi'ne katılmaları için birçok STK'ya davet nitelikli mektuplar ve e-postaların gönderildiğinden bahsedilip "Bu mektuplarda UBH'nin ilkeleri, misyonu, amacı ve uygulama yöntemleri anlatılmakta ve bütün ulusal güçlerin harekete katılması istenmektedir" deniyor.
• MERKEZ SAĞA ÖNEM:
Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı Plan Koordinasyon ve Güvenlik Dairesi Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun Prof. Bülent Berkarda ve gelen heyetle görüştükten sonra konuyla ilgili hazırladığı değerlendirme bölümünde ise şu ifade dikkat çekiyor: "Ulusal Birlik Hareketi'nin son faaliyetlerinin uygun ve yerinde faaliyetler olduğu, uyarılarımızın dikkate alındığı, ancak klasik sol anlayışın devam ettiği, merkez sağdan yönelen tepki oylarından güç alan iktidara karşı, merkez sağ tabana hitap edecek yaklaşımların daha sonuç alıcı olacağı değerlendirilmektedir."
Taraf/MEHMET BARANSU - 07.06.2008