Bataklıkta Olduğun Doğru Ama…

Bataklıkta Olduğun Doğru Ama…

CHP lideri Deniz Baykal, Gazze halkının meşru temsilcisi Hamas’ı desteklediğini söylediği Başbakan Erdoğan’ı Türkiye’yi bataklığa itmekle suçladı. “Kendimizi Ortadoğu bataklığında, Hamas’ın yanında bulduk!” diyen Baykal’ın batakta olduğu doğru!

Başbakan'ı duygusallıkla suçlayan CHP lideri Deniz Baykal "Filistin, Hamas dedi şimdi Abbas'ı eleştiriyor. Türkiye duygusal davranma hakkına sahip değil!" dedi.  Türkiye'nin, Ortadoğu'da "barış"ın sağlanması için etkin diplomasi uygulayamadığını öne süren Baykal, ''Ortadoğu'da en çok konuşan ülke biz olduk, olayları yönlendirirken de devre dışında kalan ülke biz olduk. En çok biz konuştuk ama gerekeni yapamadık.'' iddiasında bulundu. Baykal'ın niyetinin ne olduğu sözlerinin devamında Mısır'a övgüler düzmesiyle daha bir açığa çıktı. Baykal, Mısır'ın, hiç konuşmadığını, ancak Fransa ile etkin diplomasiyi götürdüğünü ifade ederek, "Mısır, bu sorunun çözümündeki anahtar ülke haline gelmiştir. Biz şikayet ettik, nutuk attık. Mısır, Fransa ile ateşkes projesi ortaya koydu." dedi.

Meğer Baykal, Rafah kapısını kapalı tutarak 18 aydır ambargo ve kuşatma altındaki Gazze'de tam bir insanlık dramı yaşanmasına neden olan ve son katliamda İsrail ile açık bir işbirliği içine girme onursuzluğunu ortaya koyan Mısır gibi bir tutumun özlemiyle yanıp tutuşurmuş! Ama Erdoğan ne yapmış? Memleketin gerçeklerini ortadan kaldırmış; yanlışları doğruların yerine getirmiş; bu da yetmemiş bir de bakmışız ki kendimizi, Ortadoğu bataklığında, Hamas'ın yanında buluvermişiz! Başbakan'ın somut adımlar içermeyen ancak Arap liderlerle kıyaslandığında sert açıklamalarla kınadığı ve eleştirdiği İsrail soykırımı, işte bu kadar rahatsız etmiş devletin partisinin liderini!

Gazze için üzüldüğünü ifade eden Baykal, şimdi, ülkesinin, Gazze halkının özgür iradesiyle iktidara taşıdığı ve meşru Filistin Hükümeti'ni oluşturan Hamas kadrolarının yanında yer almasını içine sindiremiyor ve büyük bir endişeyle şu sözleri dile getiriyor: "Başbakan'ın dün Brüksel'de yaptığı konuşmadan öğreniyoruz ki Hamas ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ)arasındaki çatışmada da Hamas'ın temsilcisi haline gelmişiz. Başbakan, Mahmud Abbas'ı suçluyor. Bu suçlama haklı mıdır, değil midir? O suçlamalara girmeye başlarsak, FKÖ ile Hamas arasındaki çatışmada, taraf olmayı içimize sindirirsek çok yanlış iş yapmış oluruz. Başbakan, kaptırdı gitti... Hamas'tan sonra da FKÖ ya da Mahmud Abbas'a meydan okumaya başladı. Bizim işimiz mi? Bizim işimiz, 70 milyonu, Türkiye'yi düşünmek. Türkiye, duygusal davranma hakkına sahip değildir. Soğukkanlı olmak durumundayız. Kendimizi oradaki tartışmaların tarafı haline dönüştürmemeliyiz."

Türkiye'de halk düşmanlığının bir numaralı temsilcilerinden olan Baykal'ın, Gazze'de de aynı tutumunu sürdürmesinde şaşılacak bir durum yok elbette! Ancak böylesi bir katliamın hemen ardından bir parti liderinin bu şekilde konuşmasını da biz sindiremiyor; onursuz açıklamaları karşısında Hamas'ın yanında olmaktan gurur duyduğumuzu ifade ediyoruz!

Ergenekon Avukatlığına Devam

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon soruşturmasında ele geçirilen silahlara da işaret ederek, "Silahı buldun, kendine güveniyorsan, orada kimin parmak izi varsa onu ortaya çıkar da göreyim seni" dedi. Baykal, "malum davanın" çok değişik savrulmalar yaşadığını ifade ederek, Türkiye'nin saygın hukukçularının, "Yürüyen bir dava var, bunun savcısı, hakimi var, hepimize sabır ve anlayış göstermek düşüyor, gerçek ortaya çıkar" anlayışını geride bıraktığını belirtti. Ama bir şeyi unuttu ki malum davanın bir de avukatı olduğunu…

İnsanların, "burnunu sürtmek için" gözaltına alındığı izleniminin yaygınlaştığını söyleyen Ergenekon avukatı Baykal, Türkiye'nin, böyle bir yargılamayı vicdanına sığdıramayacağını ifade ediyor. Sanıyoruz bunu darbeci-çeteci oluşumların ifşa olmasını Türkiye değil; ancak kendilerinin temsil ettiği laik-ulusalcı-Kemalist çevreler vicdanlarına sığdıramıyorlardır.

"O silahlar oraya nasıl girdi, kime ait silahlar? TBMM, o silahlarla ilgili tabloya el atmalıdır, incelemelidir; bu konu aydınlığa kavuşturulursa çok şey olur. Silahların aydınlatılması, Susurluk'a mı, öncesine mi, özel time mi, terörle mücadeleye mi gider, bilemem. Bunu araştıralım." diyen Baykal'ın bu sorusunun cevabını biz de sabırsızlıkla bekliyoruz. Umarız ki, Hükümet, elini taşın altına koyar ve paşaların höt-hütlerinden sakınmaz da bu işin köküne iniverir. O zaman Baykal'ın yüzünü görmeyi Rabbimizden dileriz!

HAKSÖZ-HABER

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir