Başbakan ne dediğinin farkında mı?

Başbakan ne dediğinin farkında mı?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Türk ordusuna methiye düzeceğim” kaygısıyla neredeyse Hamas’la PKK'yı aynı kefeye koyuyor.

Dolmabahçe protokolü işliyor. Asker ve AKP arasındaki yakınlaşma, ilginç görüntülerin yansımasına sebep oluyor. Muhalefet partilerinin kulağını çeken Genelkurmay'a ses etmeyen hükümet, Kuzey Irak operasyonuna yönelik eleştirileri göğüslemek için de elinden geleni yapıyor. Başbakan R.T. Erdoğan bu konuda o kadar çok konuşuyor ki, sözlerinin ne anlama geldiğini dahi fark edemiyor. Bu hafta ikinci kez yaptığı karşılaştırma da bu durumun somut örneği oluyor. Partisinin İzmir Kadın Kolları 2. Olağan Kongresine katılan Başbakan Erdoğan, Kuzey Irak'a yapılan harekatın başarılı olduğunu savunurken, söylediği sözlere dikkatle bakalım:

''Her şeyi biz Genelkurmayımızla uyumlu bir şekilde yürüttük ve bilgilendirme yapılması gereken yerlere gerekli bilgiyi verdik ki, herhangi bir sivil önümüze çıkmasın. Bir tane sivil ölmedi, neden? İşte bu Türk ordusunun sivile olan saygısını gösteriyor. Ama yanı başımızda İsrail'i de görüyorsunuz. Çoluk çocuk ayırıyor mu? Çocuklarla kadınları ayırıyor mu? Savunmasız insanlara karşı nasıl orantısız güç kullandığını görüyoruz. Türk ordusunu diğer ordulardan ayıran özellik de budur. Ve bazı konuşanlar oraya baksınlar, Orta Doğu'ya. Türk ordusu, Türk milleti ne yapacağını çok iyi bilir... Milletimiz için şeref ve namus en başta gelen değerlerdir. İnsan, onuru için yaşar. Özellikle askerlik, şeref ve namusla yeminle başlayan kutsal bir görevdir, biz bunu böyle biliyoruz. İftirayla siyaset olunmaz. Dünyanın kaç ülkesinde hükümetiyle, askeriyle milletin itibarını istiskal eden, dışarıdan emir alıyor gibi göstermek için bu kadar hevesli bir muhalefet vardır?"

Bu denklemde, önce "Türk ordusu" ile "İsrail ordusu" arasında bir paralellik kuruluyor. Buna göre her iki ordu da "terörizm"e karşı mücadele ediyor. Bu mantığa göre, Kuzey Irak'taki PKK'nin yerini, Gazze'de Hamas'ın almış olması gerekiyor. O halde her iki ordu da "vatandaşı korumak için meşru müdafa hakkını kullanıyor". Fakat arada bir fark var: "Türk ordusu sivile olan saygısını gösteriyor" ve "İsrail'in yaptığı gibi orantısız güç kullanmıyor." Öyle mi? İnsaf! İnsaf! İnsaf!

Genelkurmay'ın hatasını savunmak için, bu kadar uygunsuz bir karşılaştırma nasıl yapılabilir? Bu dil, küresel hegemonyanın kullandığı "terör" dilini paylaşan bir dil değil midir? Küresel hegemonya siyonist İsrail'in katliamlarını 'meşru' göstermek için Hamas'ı 'terörist' ilan etmemiş midir? Şimdi sırf orduya methiye düzmek için kurulan bu pespaye mantık, hangi güçlere hizmet etmektedir? Filistin halkının haklı mücadelesini yürüten Hamas'ı küresel güçlerin piyonlarıyla bir tutan bu arızi yaklaşımla, Başbakan kime hangi mesajı vermektedir?

Beytullah Emrah Önce / Haksöz-Haber

Önceki ve Sonraki Haberler
Bunlar da İlginizi Çekebilir