Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi'nde yaptığı açıklamada, "Türkiye'de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor.'' dediği için bazı siyasetçilerin ve medya organlarının eleştirilerine hedef olan Dışişleri Bakanı Ali Babacan'a Avrupa'dan destek geldi.
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, "Bu yüzden Bakan'ı eleştirmek aptallık. Böyle bir sorunun mevcudiyetini inkar etmenin Türkiye'ye nasıl bir faydası olabilir?" dedi. Avrupa Parlamentosu'nun Almanya milletvekili Cem Özdemir ise Bakan'ı, "Ülkeyi yurtdışına şikâyet etti." eleştirileri için, "Masal mı anlatacaktı? Bunları yapmayıp tersini yapsaydı saygısızlık olurdu.'' ifadelerini kulandı. Yazdığı Kadın Hakları raporunda başörtüsü sorununa işaret eden Emine Bozkurt da, "Bu mesele Türkiye'de sorun olarak görülmektedir." dedi. Joost Lagendijk ve Cem Özdemir, iki yıl önce Hollandalı Hıristiyan Demokrat Camiel Eurlings'in Türkiye Raporu'na Türkiye'deki başörtüsü sorununu sokmuştu. Böylece, başörtüsü sorunu ilk kez bir AB belgesine girmişti. Lagendijk, Özdemir ve Bozkurt, Babacan'ı hedef alan eleştirilere ilişkin Zaman'a şunları söyledi:
Joost Lagendijk: Ben oradaydım ve Babacan'ın söylediklerini dikkatli bir şekilde dinledim. Dışişleri Bakanı, Türkiye'deki dini hürriyetlere ilişkin bir soruya cevap verirken, "Evet bu gruplarla ilgili sorunlarımız var; ama Türkiye'de Müslüman çoğunluğun da sorunları var." dedi. Bu yurtdışında Türkiye'yi şikâyet etmek değildir, bu bir soruya verilen cevaptır. Bu yüzden Bakan'ı eleştirmek aptallıktır. Böyle bir sorunun mevcudiyetini inkar etmenin Türkiye'ye nasıl bir faydası olabilir?
İkinci olarak Türkiye'deki Müslüman çoğunluğun başörtüsü ile ilgili bir sorun yaşadığını bütün Avrupa ve Avrupa Parlamentosu biliyor. Sanıyorum Bakan bu soruna işaret ediyordu. Ve bence bunu yapmaya da hakkı var. Zira mensubu olduğu parti zaten bu sorunu çözmeye çalışıyor. Dolayısıyla ben Bakan'ın bunu gündeme getirmesine hiç şaşırmadım. Türkiye'de kopartılan gürültüyü anlamış değilim.
Hükümet başörtüsü yasağını üniversitelerde kaldırmak istiyor. Ben Bakan'ın sözlerini gayet makul buldum, sert filan değildi. Hitap ettiği Avrupalılar da Türkiye'de böyle bir sorunun olduğunu gayet iyi biliyor. Bakan'ın Dış İlişkiler Komitesi önünde "Türkiye'de böyle bir sorun yok" demesi aptalca olurdu, Türkiye'deki sorunları inkar etmek Bakan'ın vazifesi değildir.
Cem Özdemir: Türkiye'de herkesin demokrasiye ihtiyacı var. Alevilerin, gayrimüslimlerin, dindarların ve dinsizlerin. Başörtüsü meselesi de ortak özgürlük mücadelesinin bir kısmı. Başörtüsü, Ruhban Okulu, cemevlerinin statüleri özgürlük sorununun bir parçası. Babacan'ın söylediği Türkiye'de sık sık kullanılan, gerçek payı olan ifadeler. Ancak AK Parti'ye ilişkin hafif bir kırgınlık da var. Kendi kesimlerine gösterdikleri hassasiyeti diğer kesimlere de göstermeliler. Keşke Ruhban Okulu'nun açlışını da kutlayabilseydik. Başörtüsü meselesi keşke daha geniş bir özgürlük paketi çerçevesinde ele alınsaydı. Orada MHP'nin tuzağına düşüldü. Babacan, Dış İlişkiler Komitesi'nde ne anlatacaktı, masal mı anlatacaktı? Bunları yapmayıp tersini yapsaydı saygısızlık olurdu. Beni şimdi Türkiye'ye davet etseler ve Almanya'ya ilişkin meseleleri sorsalar, ben masal mı anlatacağım? Bunları dile getirenler hangi çağda yaşıyor? Türkiye'nin birtakım sorunlarını Brüksel'de dile getirdiği için Babacan'ı eleştirmek yanlış. Türkiye'deki tartışma konularının ülkenin dışında da ele alınması kimseyi şaşırtmamalı.
Emine Bozkurt: Bu tartışma benim ilk katıldığım Karma Parlamento Komisyonu toplantısını hatırlattı bana. Herkes Türkiye'deki azınlıkların dini haklarından bahsederken ben "Peki Müslüman çoğunluğun sorunları ne olacak?" diye sordum ve kimse bu soruyu cevaplamak istemedi. Tartışmanın 4 yılda nereden nereye geldiği çok önemli. Zira artık AB kurumlarında da konu gündeme getiriliyor. Babacan'ın ifadelerinin tartışma başlatması faydalı bence. Benim kanaatim bu tartışmalar yeni anayasa taslağı çerçevesinde yapılmalı ve sadece dini hürriyetler değil daha ziyade temel hürriyetler çerçevesinde bu tartışmalar sürdürülmeli. Babacan, Türkiye Devleti'ni temsil eden bir bakan olarak bu meseleyi gündeme getirmiştir. Bu mesele Türkiye'de bir sorun olarak görülmektedir, yaptığı bir soruna işaret etmekten ibarettir.
Zaman