Avrupa Parlamentosu, 30 Temmuz'da işgal altındaki Sebte kentine yönelik kitlesel geçişi “hibrit saldırı” olarak nitelendirerek, süreçte düzensiz göçmenlerin kullanıldığını savundu. Gelişme, İspanyol yargısının, Faslı istihbarat ve güvenlik görevlilerinin söz konusu kitlesel geçiş operasyonunu organize edip etmediği ihtimalinin araştırılması için polis ve istihbarat birimlerinden inceleme talep ettiği bir dönemde yaşandı.
Avrupa Parlamentosu, yeni yasama dönemine bu hafta salı günü, yaklaşık 80 bin kişinin, büyük çoğunluğu Faslı olmak üzere, Sebte'ye kitlesel geçiş yaptığı ve 141 kişinin hayatını kaybettiği olayla başladı.
Parlamento, perşembe günü işgal altındaki Sebte'deki gelişmelere ilişkin bir karar tasarısını oyladı. Fas'a karşı daha sert ifadeler içeren bir metin ile diyaloğu savunan bir başka metin üzerinde iki gün süren görüşmelerin ardından kabul edilen karar, İspanyol haber ajansı EFE'ye göre Avrupa Halk Partisi'nin beklentilerinin üzerinde destek aldı. Karar 339 milletvekilinin oyuyla kabul edilirken 225 milletvekili karşı çıktı. Karşı oyların çoğunluğunu sosyalist partilere mensup milletvekilleri oluşturdu.
Kabul edilen metin, bazı küçük değişikliklerle birlikte İspanya'daki Halk Partisi tarafından sunulan tasarı oldu. Kararda 30 Temmuz'daki kitlesel geçiş doğrudan “işgal ve hibrit savaş” olarak tanımlandı.
Kararda ayrıca Fas'tan kara ve deniz yoluyla Sebte'ye gerçekleşen “kitlesel yasa dışı girişi” en sert ifadelerle kınanırken, düzensiz göçün bir Avrupa Birliği üyesi ülkenin toprak bütünlüğüne karşı hibrit savaş aracı olarak kullanılmasının da kınandığı belirtildi. Kararın bir başka bölümünde ise Sebte'deki AB'nin kara ve deniz dış sınırlarının korunmasının güçlendirilmesi “öncelik” olarak nitelendirildi.
Avrupa Parlamentosu'ndan Fas'a çağrı
Avrupa Parlamentosu'nun kabul ettiği belgede Fas'ın kriz sırasındaki rolüne ilişkin olarak, Fas makamlarından AB'nin “temel ortağı” sıfatıyla sorumluluklarını yerine getirmesi, göç kontrolü konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmesi ve sınırı yasa dışı geçen göçmenlerin geri kabulüne ilişkin iş birliğini sürdürmesi istendi.
Europa Press'in aktardığına göre Avrupa Parlamentosu üyeleri, AB ile Fas arasındaki ortaklığın, AB üyesi ülkelerin toprak bütünlüğüne koşulsuz saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Bu çerçevede İspanya'nın egemenliğini sorgulayan herhangi bir açıklamanın kabul edilemez olduğu ve bunun AB ile böyle bir ilişki içerisindeki bir devletin yükümlülükleriyle bağdaşmadığı ifade edildi.
İspanya'da hükümet ve muhalefet, krizin Avrupa boyutunda ele alınması amacıyla AB kurumlarına başvurdu. Hükümet, aralarında Faslıların da bulunduğu ve işgal altındaki Sebte'de kalan birkaç bin göçmenin durumuna ilişkin çözüm bulunması için Avrupa Komisyonu'nu sürece dahil etmeye çalışırken, sağ muhalefet Fas'ı kınayan ve operasyonu İspanya'nın “toprak bütünlüğüne saldırı” olarak nitelendiren bir karar çıkarılması için girişimde bulundu.
İspanyol hükümeti, göçmenlerin barındırılması ve sınır dışı edilmesi operasyonlarının finansmanı için 110 milyon euronun üzerinde bütçe sağlanmasını elde ederken, muhalefet de Avrupa Parlamentosu'nu Fas'ın Sebte üzerinden İspanya'ya karşı gerçekleştirildiğini ileri sürdüğü “hibrit savaş”tan sorumlu olduğu yönünde bir karar almaya ikna etti.
Von der Leyen: “Sebte Avrupa sınırıdır”
Avrupa Parlamentosu'nun kararından bir gün önce, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen çarşamba günü parlamentoda yaptığı konuşmada Sebte konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Von der Leyen, “Tüm dış sınırlarımız Avrupa sınırlarıdır. Bu nedenle doğrudan İspanyollara seslenmek istiyorum: Sebte'nin sınırları Avrupa sınırlarıdır, çünkü Sebte İspanya'dır. Sebte Avrupa'dır ve Avrupa sizin yanınızda olacaktır” dedi.
Habere göre daha önce hiçbir Avrupa Komisyonu başkanı bu nitelikte bir açıklamada bulunmamıştı.
İspanyol yargısı Fas bağlantısını araştırıyor
Öte yandan Madrid'deki Ulusal Mahkeme'de 30 Temmuz'da Sebte'ye gerçekleşen kitlesel geçişle ilgili soruşturmayı yürüten hakim María Tardón'un, operasyonun Faslı unsurlar tarafından organize edilmiş olabileceği ihtimali üzerinde durduğu bildirildi.
El País'in perşembe günü yayımladığı ayrıntılı habere göre soruşturmanın amacı, 30 ve 31 Temmuz'daki “büyük geçişin” organizatör ve koordinatörlerinin kimliklerini belirlemek.
Gazetenin aktardığına göre hakim Tardón, kitlesel hareketliliğin 75 bin ila 85 bin kişiyi kapsadığını belirterek, böyle bir hareketin “maddi ve mali kaynaklar olmadan gerçekleşmesinin zor” olduğunu ifade etti.
Tardón, binlerce kişinin sınır geçişi hazırlığından kısa süre içerisinde nasıl haberdar olduğunu ve farklı bölgelerden gelen bu kişilerin Fas'ın Fnidek bölgesinde nasıl toplandığını ortaya çıkarmaya çalışıyor.
Gazeteye göre soruşturma hakimi, polisin ulaştığı ve sınırda göçmenleri yönlendiren bazı “harekete geçirici unsurların” bulunmuş olabileceğine ilişkin delilleri inandırıcı buldu. Hakim, bu kişilerin kimliklerinin belirlenmesi amacıyla polisten ve İspanya Ulusal İstihbarat Merkezi'nden (CNI) uluslararası veri tabanlarının incelenmesi yoluyla yardım istedi.
Yaşanan son gelişmeler, Fas'ın işgal altındaki Sebte'ye yönelik kitlesel geçişin koşullarını araştırmak üzere Madrid ve AB'ye soruşturma açma sözü vermesine rağmen Fas-İspanya ilişkilerini ciddi bir krizin eşiğine taşıyor.
