1. HABERLER

  2. HABER

  3. ANALİZ

  4. Avrupa Birliği’nin Bütünlüğü Tehlikede mi?
Avrupa Birliği’nin Bütünlüğü Tehlikede mi?

Avrupa Birliği’nin Bütünlüğü Tehlikede mi?

Avrupa'da yapılan bir anket, halkın ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşan Avrupa Birliği'nin, son yıllarda giderek artan dağılma eğilimi konusundaki endişesini gözler önüne serdi.

17 Mayıs 2019 Cuma 22:27A+A-

Gamze Köse / TRT Haber

Son yıllarda meydana gelen siyasi ve ekonomik krizler, dağılma sinyalleri veren Avrupa Birliği'nin geleceği konusunda endişelerin artmasına yol açıyor.

2008 ekonomik krizi, göçmen sorunu, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma süreci (Brexit) derken birlik, çatırdamaya başladı.

Aşırı sağın çoğunluğu elde etmesi endişeleriyle gerçekleşecek Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri yaklaşırken, Avrupa’da yapılan bir anket, halkın AB’nin dağılma ihtimali hakkındaki düşüncelerini gözler önüne serdi.

AB'nin 10 ila 20 yıl içerisinde dağılabileceği düşüncesi hakim 

Uluslararası düşünce kuruluşu Avrupa Dış İlişkiler Konseyi tarafından 14 AB ülkesinde biner kişiyle düzenlenen anket sonuçlarına göre, katılımcıların yarısından fazlası, AB'nin 10 ila 20 yılda dağılabileceğini düşündüğünü söyledi.

Bu konuda yüzde 58 oranla Fransa başı çekerken, İtalya ve Polonya yüzde 57'şer oranla ikinci, Almanya yüzde 50 oranla üçüncü, İspanya ise yüzde 40'la dördüncü sırada yer aldı.

Diğer yandan, 10 katılımcıdan 3'ü AB ülkeleri arasında savaş çıkma ihtimali bulunduğunu ifade etti.

Anket katılımcılarının üçte ikisi de AB üyeliğinin olumlu katkıları bulunduğunu ancak aşırı sağcı ve popülist partilerin yükselişinden endişe duyduklarını dile getirdi.

Brexit sürecinin birliğe etkileri

Anket sonuçları, İngiltere'nin AB'den ayrılma süreci Brexit'in 27 üye arasında birleştirici bir etkisi olmasına karşın, birlik arasında doğu ve batı arasında bir ayrışma olduğuna da işaret ediyor.

İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma sürecinde yaşanan belirsizlik de birliğin geleceği konusunda kaygıları artırıyor.

İngiltere'nin AB'den ayrılması durumunda, birlik üyesi ülkeler ve İngiltere arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerde yaşanacak belirsizlik, ülkeleri tedbir almaya itiyor.

İngiltere'de 23 Haziran 2016'da yapılan referandumun ardından başlayan Brexit süreci, yaklaşık 2,5 yıldır devam ediyor.

İngiltere’de 29 Mart 2019 olarak belirlenen Brexit tarihi, yoğun müzakereler ve Brexit Anlaşmasının İngiliz Parlamentosunda 3 kez reddedilmesi üzerine, önce 12 Nisan'a daha sonra da 31 Ekim'e ertelendi.

İngiltere, Brexit tarihini 31 Ekim’e ertelemiş olsa da süreç belirsizliğini koruyor.

absas.jpg

Mali krizler ve göçmen sorununun siyasi eğilimlere etkileri

Anket, Avrupalıların refah seviyesinin düşmesinden de kaygı duyduklarını ortaya koyuyor. Araştırmaya katılan Almanların üçte biri, İtalyan ve Fransızların da dörtte biri, ay sonunda zorunlu olmayan harcamalar için ceplerinde para kaldığını söyledi.

2008 yılında gerçekleşen ekonomik kriz, Avrupa Birliğini hem mali hem siyasi yönden etkiledi. Ekonomik krize göç dalgasının eklenmesiyle de bölgede siyasi eğilimler değişmeye başladı. 

Avrupa siyasetinde parçalanma süreci, Bloğun "ortaklaştırılmış egemenlik" modeline kuşkuyla yaklaşan, ırkçı, milliyetçi, kimi zaman İslam ve Yahudi düşmanı kodlarla konuşan partilerin, İspanya, Almanya, Fransa, İtalya, Danimarka, Finlandiya, Macaristan, Polonya, Romanya, Letonya gibi ülkelerde güçlenmesi, ülkelerin siyasi iklimlerinin değişmesini hızlandırdı.

Göçmen karşıtı ve milliyetçi fikirlerin son yıllarda yükselmesi ise, aşırı sağcı partilerin oylarını artırmasıyla sonuçlandı.

Avrupa Parlamentosu seçimleri ve yükselen aşırı sağ tehlikesi

Irkçılık, İslamofobi, birlik karşıtlığı ve yabancı düşmanlığı gibi fikirler, aşırı sağın savunduğu düşünceleri oluşturuyor.

Avrupa'da, milliyetçi fikirlerin yükselmesiyle güçlenerek çoğunluğun savunduğu bir görüş haline gelen aşırı sağ, birliğin bütünlüğünü tehlikeye atan konulardan biri.

Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde, göçmen ve birlik karşıtı aşırı sağcı partilerin oylarını artırması ise, bloğun geleceği konusundaki endişelerin artmasına yol açıyor.

Göçmen ve İslam karşıtlığında buluşan bu partiler, aynı zamanda ulusal çıkarları ön planda tutan politikalara da ağırlık veriyor.

Popülist aşırı sağcı partilerin AP'de çoğunluğu merkez partilerden alması durumunda, ulusal çıkarlarını ön planda tutarak, birliğin yasama organı olan AP'de karar alma mekanizmalarını ciddi anlamda zora sokmaları bekleniyor.

İngiltere merkezli araştırma şirketi YouGov’un geçtiğimiz ay, AP seçimleri öncesi 12 AB üye ülkesinde yaptığı anket ise, her 10 seçmenden birinin popülist ya da aşırı sağ partileri desteklediğini ortaya çıkarmıştı.

HABERE YORUM KAT