AP Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten tarafından kaleme alınan Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye rapor taslağı, hükümete sivil anayasa çalışmalarına yeniden başlama çağrısında bulunuluyor.
AP Dış İlişkiler Komitesi üyelerine sunulan taslak belgede, Türkiye'ye yavaşlayan reform sürecini hızlandırması çağrısında bulunuluyor. Raporda, son 3 yılda yaşanan yavaşlama sürecinden endişe duyulduğu kaydedilerek, Türk hükümetinin 2005'te taahhüt edilen reform sürecine sadık kalması isteniyor. 9 sayfa, 47 maddelik taslağın 2 Aralık'ta Dış İlişkiler Komitesi'nde, Ocak 2009'da da Genel Kurul'da ele alınarak kabul edilmesi bekleniyor. Henüz taslak halindeki rapora yine yüzlerce değişiklik önergesi verilmesi bekleniyor. Raporda, Ergenekon suç örgütüne yönelik yargılama süreci memnuniyetle karşılanırken, hükümetin sivil anayasa girişimlerinin akamete uğraması eleştiriliyor.
Türkiye'de önde gelen siyasi partiler arasında devam eden kutuplaşma sürecinin AK Parti'ye kapatma davasının açıldığı 2008 yılında daha da derinleştiği vurgulanıyor. Reform sürecine sekte vuran bu kutuplaşmanın sona ermesi için siyasi parti liderlerine 'diyalog kurmaları ve Türkiye'nin modernleşmesi gündeminde uzlaşmaları' tavsiyesinde bulunuluyor.
Hükümetin sivil anayasa girişiminin başörtüsü tartışmasıyla askıya alınmasının üzüntüyle karşılandığı belirtilerek, 'hükümete, temel özgürlükler ve insan haklarının korunmasını merkeze alacak yeni sivil anayasa çalışmalarına yeniden başlaması için' çağrıda bulunuldu.
Taslak belgede, AK Parti ve DTP'ye açılmış kapatma davalarıyla ilgili de şöyle deniyor: "2008'de TBMM'deki iki partinin kapatılması istemiyle açılan davalardan endişe ediyoruz. Siyasi Partiler Kanunu'nun değiştirilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Avrupa Konseyi'nin Venedik Komisyonu önerilerine bütünüyle uyumlu hale getirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.''
Taslakta üstü çizilen başlıca konular şu şekilde sıralanıyor:
Ergenekon: Ergenekon suç örgütü mensubu olmakla suçlanan sanıklara yönelik yargı sürecinin başlamasından memnuniyet duyuluyor. Rapor, yetkilileri soruşturmayı derinleştirmeye ve organizasyonun devlet kurumlarına sızmış tüm bağlantılarını ortaya çıkarmaya çağırıyor. Yargı sürecinde sanıklara yönelik muameleyle ilgili haberlerin endişe oluşturduğu belirtilerek, yetkililerin adil yargılamaya sadık kalması isteniyor.
Asker-sivil ilişkileri: Demokratik yollarla seçilmiş iktidarın ordu ve güvenlik siyasetleri üzerindeki denetimini güçlendirememesi ve Türk ordusu üzerinde sistematik bir sivil gözetim sağlanamamasından endişe duyulduğu ifade ediliyor.
Yargının tarafsızlığı: "Yargı mensuplarının siyasi tartışmalara müdahil olmamasını güvence altına alarak yargının tarafsızlığını ve meslekî yetkinliğini güçlendirecek sistematik çabalara acil ihtiyaç duyulduğu'' vurgulanan belgede, hükümetin yargıda reform çabalarını sürdürmesinin önemine işaret ediliyor.
Kürt sorunu: Türk hükümetinin, Kürt sorununu çözüme kavuşturacak siyasi bir girişim başlatması isteniyor. Hükümetin GAP projesine yönelik yatırımı övülürken, Kürt meselesinin çözümü için kültürel, iktisadi ve sosyal alanlarda ilerleme sağlanması gerektiği kaydediliyor. Raporda, Türkiye'nin Kuzey Irak yönetimi ile ilişkilerini güçlendirmesi gerektiği kaydedilirken, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'ne de "topraklarını terör için kullandırtma" deniliyor. Ayrıca, DTP'ye PKK ile arasına mesafe koyması çağrısında bulunuluyor. DTP milletvekilleri ve belediye başkanlarının, Kürt sorununa demokratik Türk devleti içerisinde siyasi bir çözüm bulunması için yapıcı bir şekilde çalışması isteniyor.
Ermenistan'la ilişkiler: Cumhurbaşkanı Gül'ün Ermeni meslektaşı Sarkisyan'la Erivan'daki milli maçı izlemesi takdirle karşılanırken, Türkiye'ye Ermenistan sınırını açması ve iktisadi ambargoyu sonlandırması çağırısı yapılıyor. "Geçmiş hadiselerin samimi ve açıklıkla maziyi ve bugünü konu alacak bir barışma süreci içinde tartışılması için Türk ve Ermeni hükümetleri beraber çalışmalıdır." deniliyor.
Ekonomik kriz: Raporda, Türkiye'de ekonominin birkaç yıl öncesine göre çok daha güçlü olduğu belirtilirken, küresel finans krizinin Türk bankacılık sistemi üzerinde çok sınırlı bir etki gösterdiği kaydedildi. Türkiye'de işleyen bir pazar ekonomisi memnuniyetle karşılanırken, hükümete IMF ile işbirliğini sürdürme çağrısı yapıldı.
301. madde: TCK'nın 301. maddesiyle ilgili nisandaki yasa değişikliğinin yetersiz olduğu savunuluyor. 301. maddedeki değişikliğe rağmen birçok kişinin düşünce suçundan yargılandığı hatırlatılarak, maddenin tamamen kaldırılması isteniyor.
İşkence: Ekim ayında hapishanede işkence sonucu öldürülen mahkum Engin Çeber'e de raporda yer veriliyor. Rapor, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in Çeber'in ailesinden devlet adına özür dilemesini not ederken, hükümete sistematik işkenceye karşı mücadelesini sürdürmesi tavsiyesinde bulunuyor.
Hrant Dink: TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun Hrant Dink cinayeti ile ilgili yürüttüğü soruşturma memnuniyetle karşılanıyor. Hükümete, komisyonun bulguları ışığında harekete geçme uyarısında bulunuluyor. (Zaman)