Daha önce jandarma bölgesinde kalan 2 yeni ilçede devir teslim sorunu yaşanmazken; jandarma, ilçeye dönüştürülen kimi beldelerdeki yetkilerini polise devretmek istemiyor.
İstanbul'da ilçe yapılan 8 beldeden 4'ünde polise devir yapılmadı, 4 ilçede de kısmi devir gerçekleşti. Kriz çıkan ilçelerden birisi Türkiye'nin en büyük limanı Ambarlı'yı sınırlarına alan Beylikdüzü. İlçedeki yetkilerini polise devretmeyi kabul eden Jandarma, limanın güvenliğinin kendisine bağlı kalmasını istiyor. Emniyet'in itirazı üzerine devreye giren İstanbul Valisi Muammer Güler Jandarma'ya geri adım attıramadı. Sorunu İçişleri Bakanlığı çözecek. Ambarlı Limanı, akaryakıt ve uyuşturucu kaçakçılığıyla da zaman zaman gündeme geliyor. Ergenekon iddianamesinin eklerine giren bir raporda limanın JİTEM'in kontrolünde olduğu öne sürülüyor. Raporun sahi- bi emekli Jandarma Binbaşı Zeki Bingöl, "Dilovası'nda dönen dolapların kat be kat fazlası Ambarlı'da dönmektedir." diyor. Bingöl, bir dönem liman güvenliğinin Veli Küçük'ün şirketi Stratejik Güvenlik tarafından sağlandığını anlatıyor.
Krizi aşmak için Vali Güler başkanlığında iki güvenlik biriminin katılımıyla yapılan toplantıda ilginç diyalogların yaşandığı öğrenildi. Güler, jandarmaya kendi teşkilat kanununu hatırlatarak, "Burayı boşaltmak zorundasınız." derken, Jandarma Teşkilat Kanunu'nun 10. maddesinde "Jandarmanın genel olarak görev ve sorumluluk alanı; polis görev sahası dışı olup, bu alanlar il ve ilçe belediye hudutları haricinde kalan veya polis teşkilatı bulunmayan yerlerdir." hükmünü hatırlattı. Ancak buna rağmen jandarma yetkilileri, "Genel Komutanlığımız 'asayiş hizmetleri tek elden yürütülmemeli' şeklinde bir tavır geliştirdi" sözleriyle yetki paylaşımı istedi. Jandarma, bölgede bulunan 10 mahalleden limanın olduğu Marmara Mahallesi ile ona bitişik Sahil ve Kavaklı mahallelerinin kendisinde kalmasını talep etti.
Emekli Jandarma Binbaşı Zeki Bingöl'ün hazırladığı ve Ergenekon iddianamesinin eklerine giren raporda, "Limanda taşımacılık kooperatifi başkanı olan M.K., jandarma bölge komutanlığı tarafından Diyarbakır'dan getirildi ve uyuşturucu işinde kullanılıyor." ifadesi yer alıyor. Raporun sahibi Zeki Bingöl'ün iddiasına göre M.K., taşıma kooperatifinin başında bulunuyordu. Taşıma işlerini hep bu kooperatif yapıyordu. Yükleme, indirme, depolama işlemleri de kontrollerindeydi. M.K. düzenli olarak ilgili makamlara sarı zarf içerisinde para götürüyordu. Bir süre sonra kontrolden çıktı. Bunun üzerine 'Hizbullahçı' suçlaması ile DGM'ye çıkarıldı ve tutuklanarak Bayrampaşa Cezaevi'ne konuldu. İçeriden itiraf mektupları yazarak limanda yapılanları anlattı. Bunun üzerine 3 ay sonra cezaevinden çıkarıldı ve limandaki görevine döndü. (Zaman)